14.03.2026-16:09 (Son Güncelleme:14.03.2026-16:09)

İran’ın artan vuruş kabiliyeti tartışılıyor

Tel Aviv’de korku büyürken gözler bu gücün arkasındaki desteğe çevrildi.

>İran ile İsrail arasında tırmanan çatışmalarda dikkat çeken başlıklardan biri, Tahran’ın saldırı kapasitesindeki değişim oldu. Son günlerde İsrail’in hava savunma sistemlerini aşan bazı füze ve İHA saldırıları, Tel Aviv başta olmak üzere birçok bölgede güvenlik kaygısını yeniden en üst seviyeye taşıdı. Reuters ve AP’nin aktardığı bilgilere göre savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana İran’ın düzenlediği saldırılarda bazı füzeler hedeflerine ulaşırken, İsrail tarafında da can kaybı ve hasar meydana geldi.

>

>Sahadaki bu tablo, “İran artık yalnızca alan vurma değil, daha hassas ve daha seçici hedefleme kapasitesi mi kullanıyor?” sorusunu da beraberinde getirdi. Özellikle İsrail’de güvenlik ve istihbarat çevrelerinde alarm seviyesinin yükseldiği, sığınak ve koruma önlemlerinin artırıldığı değerlendiriliyor. Ancak İran’ın liderler, pilotlar, komutanlar ya da istihbarat isimlerini tek tek nokta atışıyla vurduğuna ilişkin tüm iddialar şu an için bağımsız kaynaklarca ayrıntılı biçimde doğrulanmış değil.

>

>Uzmanlara göre İran’ın bugün sergilediği kabiliyet bir günde ortaya çıkmış değil. Reuters’ın daha önce aktardığı analizlerde, Tahran’ın yıllardır yerli hassas güdümlü füze kapasitesine yatırım yaptığı, bu sistemleri hem caydırıcılığın merkezine koyduğu hem de bölgedeki vekil yapılar üzerinden yaygınlaştırdığı vurgulanıyor. İran’ın özellikle daha hassas kısa ve orta menzilli sistemler geliştirdiğine dair değerlendirmeler uzun süredir uluslararası güvenlik raporlarında yer alıyor.

>

>Öte yandan savaşın mevcut safhasında dış destek ve istihbarat paylaşımı ihtimali de dikkat çekiyor. AP’nin ABD istihbaratına dayandırdığı haberlerde, Rusya’nın İran’a ABD hedeflerini vurmasına yardımcı olabilecek bilgiler sağladığı iddia edildi. Bu iddia doğrudan İsrail içindeki suikast veya bireysel hedefleme operasyonlarını kanıtlamasa da, İran’ın hedef tespit ve saldırı planlamasında yalnız olmadığını düşündüren en dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

>

>Bütün bu gelişmeler, sahada yaşananların yalnızca klasik bir füze savaşı olmadığını ortaya koyuyor. Gelinen noktada mesele, sadece karşılıklı bombardıman değil; istihbarat, teknoloji, caydırıcılık ve psikolojik üstünlük mücadelesine dönüşmüş durumda. Tel Aviv’de büyüyen korku da tam olarak bu yüzden dikkat çekiyor: Çünkü artık tartışılan konu yalnızca hangi hedefin vurulduğu değil, bundan sonra kimin gerçekten güvende kalabileceği.


ramdaafsar1@gmail.com