16.03.2026-12:56
(Son Güncelleme:16.03.2026-12:56)
İran: ABD ve İsrail hedeflerine 700 füze, 3 bin 600 İHA gönderildi
İran Devrim Muhafızları, savaşın başından bu yana ABD ve İsrail bağlantılı hedeflere yönelik saldırılarda yaklaşık 700 füze ve 3 bin 600 insansız hava aracının kullanıldığını açıkladı. Tahran yönetimi, elindeki daha gelişmiş sistemlerin ise henüz devreye alınmadığını belirtti.
>İran ile ABD-İsrail hattında büyüyen çatışmada dikkat çeken yeni bir açıklama Tahran’dan geldi. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini, savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana “Amerikan ve Siyonist hedeflere” karşı yaklaşık 700 füze ile 3 bin 600 İHA fırlatıldığını ileri sürdü. İranlı yetkili, sahada kullanılan mühimmatın tamamının en gelişmiş envanteri temsil etmediğini de öne sürdü.
>
İran’ın bu çıkışı, çatışmanın yalnızca İsrail sahasıyla sınırlı kalmadığını; Körfez’deki ABD varlığı, enerji hatları ve Washington’la yakın çalışan bölgesel noktaların da tehdit başlığına girdiğini gösteriyor. Nitekim son günlerde uluslararası ajanslar, İran’ın İsrail’in yanı sıra ABD bağlantılı hedefler ve Körfez ülkelerindeki kritik noktalar üzerinde baskıyı artırdığına dair çok sayıda gelişme geçti.
>
Ancak Tahran’ın açıkladığı toplam sayılar konusunda uluslararası düzeyde net bir teyit bulunmuyor. İsrail ve Batılı kaynaklardan gelen veriler, İran’ın yoğun füze ve İHA saldırıları düzenlediğini kabul etse de, kullanılan toplam mühimmat miktarına dair farklı sayılar öne çıkıyor. Bu nedenle İran’ın açıkladığı 700 füze ve 3 bin 600 İHA verisi, şimdilik resmi İran beyanı olarak kayda geçiyor.
>
Tahran cephesi, bu açıklamayla iki mesaj vermeye çalışıyor: Birincisi, uzun süreli bir yıpratma savaşı yürütebilecek kapasiteye sahip olduğunu göstermek; ikincisi ise saldırı dalgasının henüz sona ermediği algısını diri tutmak. Reuters ve AP’nin son günlerdeki haberleri de İran’ın, askeri sonuç kadar ekonomik ve psikolojik baskı üretmeye dönük bir strateji izlediğine işaret ediyor.
>
Bölgedeki tablo ise giderek daha kırılgan hale geliyor. Karşılıklı saldırılar enerji güvenliği, hava sahası emniyeti ve sivil altyapı açısından yeni riskler üretirken, her iki tarafın da söylemi çatışmanın kısa sürede durulmayacağına işaret ediyor. Bu nedenle İran’ın açıkladığı son rakamlar, sadece bir bilanço değil; aynı zamanda savaşın psikolojik ve stratejik boyutuna dönük bir güç gösterisi olarak okunuyor.
>
İran’ın bu çıkışı, çatışmanın yalnızca İsrail sahasıyla sınırlı kalmadığını; Körfez’deki ABD varlığı, enerji hatları ve Washington’la yakın çalışan bölgesel noktaların da tehdit başlığına girdiğini gösteriyor. Nitekim son günlerde uluslararası ajanslar, İran’ın İsrail’in yanı sıra ABD bağlantılı hedefler ve Körfez ülkelerindeki kritik noktalar üzerinde baskıyı artırdığına dair çok sayıda gelişme geçti.
>
Ancak Tahran’ın açıkladığı toplam sayılar konusunda uluslararası düzeyde net bir teyit bulunmuyor. İsrail ve Batılı kaynaklardan gelen veriler, İran’ın yoğun füze ve İHA saldırıları düzenlediğini kabul etse de, kullanılan toplam mühimmat miktarına dair farklı sayılar öne çıkıyor. Bu nedenle İran’ın açıkladığı 700 füze ve 3 bin 600 İHA verisi, şimdilik resmi İran beyanı olarak kayda geçiyor.
>
Tahran cephesi, bu açıklamayla iki mesaj vermeye çalışıyor: Birincisi, uzun süreli bir yıpratma savaşı yürütebilecek kapasiteye sahip olduğunu göstermek; ikincisi ise saldırı dalgasının henüz sona ermediği algısını diri tutmak. Reuters ve AP’nin son günlerdeki haberleri de İran’ın, askeri sonuç kadar ekonomik ve psikolojik baskı üretmeye dönük bir strateji izlediğine işaret ediyor.
>
Bölgedeki tablo ise giderek daha kırılgan hale geliyor. Karşılıklı saldırılar enerji güvenliği, hava sahası emniyeti ve sivil altyapı açısından yeni riskler üretirken, her iki tarafın da söylemi çatışmanın kısa sürede durulmayacağına işaret ediyor. Bu nedenle İran’ın açıkladığı son rakamlar, sadece bir bilanço değil; aynı zamanda savaşın psikolojik ve stratejik boyutuna dönük bir güç gösterisi olarak okunuyor.
DİĞER Dünya HABERLERİ