27.06.2026-10:28 (Son Güncelleme:27.06.2026-10:28)

BM Temsilcisi'nin Kıbrıs planına Ankara ve Lefkoşa'dan ortak yanıt: "Kabul edilemez"

BM Temsilcisi Holguin'in sızan Kıbrıs planında Kıbrıs'ın NATO üyeliği, garantörlüğün kaldırılması ve Türk askerinin çekilmesi öngörülüyor. MSB ve Kıbrıs Türk tarafı, iki devletli çözüm vurgusuyla öneriye karşı çıktı.

Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Holguin’in yürüttüğü temaslar kapsamında, Ada’nın geleceğini hem güvenlik hem de siyasi olarak değiştirecek öneriler sundu. Edinilen bilgilere göre Holguin, çözümün parçası olarak Kıbrıs’ın NATO üyeliği karşılığında, Garanti ve İttifak Anlaşmaları’nın sona ermesini ve geçiş sürecinde Türk askerinin belirli oranda Ada’dan çekilmesini içeren bir öneri paketi sundu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise itiraz ederek, Rum tarafının hızla silahlandığı bir dönemde güvenlik başlığında geri adım atılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Güvenlik mimarisinin merkezinde "NATO Üyeliği" var

Sızan çözüm çerçevesine göre, kapsamlı bir anlaşmanın ardında iki yıllık bir geçiş dönemi öngörülüyor. Rum tarafının en temel beklentisi olan 1960 tarihli Garanti ve İttifak Anlaşmaları'nın kaldırılmasına karşılık, yeni güvenlik sisteminin temelinin Kıbrıs’ın NATO üyeliği üzerine kurulması öneriliyor. Plana göre, NATO şemsiyesine girilmesiyle birlikte garantörlük sistemi son bulacak ve bu süreçte Türk askeri unsurları da belirli bir takvim dahilinde .

Planın diğer başlıkları: Toprak, ticaret ve idari yapı

Holguin, iki yıllık geçiş döneminde Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün hayata geçirilmesi, Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması ve Mağusa Limanı’nın işletilmesine ilişkin başlıklarda ilerleme hedeflendiğini anlattı.

Edinilen bilgilere göre taslakta idari ve ekonomik adımlara yönelik şu ifadeler de var:

- Maraş ve Güzelyurt bölgelerinin Rum idaresine bırakılması.

- İki toplumlu federal bir yönetim modelinin oluşturulması.

- İki yıllık geçiş sürecinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün hayata geçirilmesi, Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara, Mağusa Limanı’nın ise ticarete açılması.

- 10 Türk ve 10 Rum milletvekilinden oluşan ortak bir konsey ile iki toplumun yargı alanına bakacak ortak bir mahkeme kurulması.

Kıbrıs Türk tarafı: "Güvenlik hassasiyetlerimiz artıyor"

BM Temsilcisi Holguin ile yapılan görüşmelerde söz konusu önerilere Kıbrıs Türk tarafı olumlu yaklaşmadı. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde hız verdiği askeri harcamalara ve üçüncü ülkelerle yaptığı savunma işbirliklerine dikkat çekilerek, Kıbrıs Türk halkının güvenlik kaygılarının arttığı ifade edildi.

Mevcut şartlarda mevcut güvenlik yapısını değiştirecek önerilerin kabul görmeyeceği belirtilirken, Garanti sisteminin doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'ni de ilgilendirdiği ve Ankara ile ortak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, somut bir ilerleme zemini oluşmadan yeni bir 5+1 toplantısına katılım sağlanmayacağı iletildi.

MSB ve Ankara'nın duruşu: "İki devletli çözüm temel şart"

Konuyla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından yapılan açıklamada da Ankara'nın pozisyonu net bir şekilde ortaya kondu. Türkiye'nin garantörlük hakları ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ilgilendiren başlıklarda geri adım atılmayacağını vurgulayan Bakanlık, şu değerlendirmede bulundu:

"Ada’da kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün teyit edildiği iki devletli çözüm temelinde mümkündür. Çözüm arayışları bu temel ilkeleri göz ardı edemez."


Kaynak: Aydınlık

beren.alpugan@haber365.com.tr