Ana Sayfa

18. BRICS Liderler Zirvesi sona erdi: Çin'den yapay zeka, Putin'den yeni büyüme platformu

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~5 dk Editör: Beren Alpuğan
Paylaş
18. BRICS Liderler Zirvesi Yeni Delhi'de tamamlandı. Küresel yaptırımlara ve çifte standartlara tepki gösterilen zirve, ortak bildiriyle sona erdi.

Hindistan’ın ev sahipliğinde Yeni Delhi’de düzenlenen 18. BRICS Liderler Zirvesi sona erdi. 2009 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından kurulan, 2011’de Güney Afrika’nın katılımıyla genişleyen blok; Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya'nın katılımıyla 11 üyeli dev bir küresel güce dönüştü. Dünya nüfusunun yüzde 50’sini, küresel

ekonominin yüzde 40’ını ve uluslararası ticaretin yüzde 25’inden fazlasını temsil eden BRICS, Yeni Delhi'de Batı merkezli küresel sisteme karşı güçlü bir alternatif duruş sergiledi.

Putin zirveye damga vurdu: "Tek kutuplu sistem geride kalıyor" 

Zirvenin ana oturumunda konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BRICS’in küresel etkisinin istikrarlı şekilde arttığını vurgulayarak, "Tek kutuplu sistem geride kalıyor. Küresel güç dengesi, Küresel Güney ve Doğu’daki yeni büyüme merkezleri lehine değişiyor" değerlendirmesinde bulundu. BRICS’i "fiilen dünyanın en büyük oluşumu" olarak nitelendiren Putin, tek kutuplu düzenin dar bir ülke grubunun çıkarlarına hizmet ettiğini ve geçmişte kaldığını söyledi. Çok kutuplu dünyanın inşasında tarife savaşları, yasa dışı yaptırımlar, ekonomik dayatma ve şantaj gibi engellerle karşılaşıldığını belirten Putin; Batı'nın dünyayı 'çiçek açan bir bahçe' ile 'vahşi bir orman' olarak ayıran anlayışının direniş gösterdiğini ifade etti. BM Şartı'nın uluslararası hukukun temel kaynağı olduğunu hatırlatan Rus lider, Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin temsilini artıracak şekilde BM Güvenlik Konseyi'nin yanı sıra IMF, Dünya Bankası ve DTÖ gibi küresel ekonomik kurumların da acilen yapılandırılması gerektiğini vurguladı. 

Rusya Devlet Başkanı Putin, zirvenin kapanışında yaptığı konuşmada ise BRICS'in yeni küresel stratejisini ilan etti. Grubun adil ve çok kutuplu bir dünya düzeninin ana mimarı haline geldiğini belirten Putin, üye ülke ekonomilerinin rekabet avantajlarını birleştirecek "Ortak BRICS Büyüme Platformu" kurulacağını müjdeledi. 

Dış baskılara ve piyasa koşullarına bağımlı kalmadan mal, hizmet ve sermaye dolaşımını sürdürecek bağımsız ticari ve bankacılık kanallarının altyapısına sahip olduklarını vurgulayan Putin, egemen kalkınma modellerini ve BM Şartı'na dayalı kolektif çözüm iradesini koruyacaklarını altını çizdi.

Modi'den kapsayıcı büyüme, Pezeşkiyan'dan yaptırım tepkisi

Zirvenin açılışında konuşan Hindistan Başbaşkanı Narendra Modi, BRICS’in gücünün çeşitlilik ve iş birliğinde yattığını belirterek, grubun farklı gerçekliklere sahip ülkeleri kapsayıcı küresel büyüme hedefi etrafında birleştirdiğini vurguladı. Modi yönetimi, ABD ve İran arasındaki gerilim ile Batı'nın baskılarına rağmen Rusya ile enerji tedarikini sürdürerek dengeli diplomatik hattını korudu.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ABD’nin ülkesine uyguladığı tek taraflı yaptırımlara vurgu yaptı. Ülkelerin kalkınmasını, çocukların ve hastaların sağlığını hedef alan yaptırımlarla fiili mücadelenin BRICS'in birincil gündemi olması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, "bazılarına güvenlik, diğerlerine güvensizlik" getiren anlayışın reddedilmesi gerektiğini ifade etti. Pezeşkiyan ayrıca, sivil altyapılara ve barışçıl nükleer tesislere yönelik saldırıların normalleştirilmesine karşı blok olarak ortak duruş sergilenmesini istedi.

Güney Afrika'dan BM reformu ve adalet vurgusu

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, uluslararası hukukun çifte standartla uygulanamayacağını belirterek Filistin, Sudan ve İran'a yönelik ihlallerin hesabının sorulması gerektiğini söyledi. Afrika kıtasının 54 ülke ve dünya nüfusunun beşte biriyle temsil edilmesine rağmen BM Güvenlik Konseyi'nde daimi üyesinin bulunmamasını "kabul edilemez" olarak nitelendiren Ramaphosa, BM'nin etkisizleşmesine izin verilemeyeceğini söyleyerek acil reform çağrısında bulundu.

İran ile BAE aynı masada, Hürmüz Boğazı masada

Zirvenin diplomasideki en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise İran ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yaşandı. ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmalarda farklı taraflarda konumlanan iki ülke, yoğun diplomasi trafiğinin ardından ortak deklarasyona imza atarak gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu. 

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile BAE Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayed El Nahyan'ın zirve marjında gerçekleştirdiği baş başa görüşme, krizin başlangıcından bu yana iki ülke arasındaki en üst düzey temas oldu.

Görüşmelerde küresel ticaretin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği, enerji akışı ve tedarik zincirlerinin korunması masaya yatırılırken; Mısır Cumhurbaşkanı Sisi de kapalı oturumda uluslararası deniz taşımacılığının istikrarına dikkat çekti.

Şi Cinping 7 yıl sonra Hindistan'da: Çin'den yapay zeka hamlesi

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 7 yıl aradan sonra ilk kez Hindistan'a giderek zirveye damga vurdu. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşen Şi, iki ülke arasındaki sınır gerilimini düşürme mesajları verirken, zirvenin teknoloji gündeminde de kritik bir teklif sundu. Şi, BRICS ülkeleri bünyesinde "yapay zeka açık kaynak bölgesi" oluşturulmasını ve Çin öncülüğündeki Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü çatısı altında ortak büyük dil modelleri geliştirilmesini önerdi. Öte yandan Şi Cinping’in, Modi tarafından verilen resmi akşam yemeğine uçuş yorgunluğu ve yoğun takvim gerekçesiyle katılmaması zirve kulislerinin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu.

Zirvenin finali: "Dayanıklılık, İnovasyon, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik için İnşa" bildirisi

Liderlerin temaslarının ardından zirve, "Dayanıklılık, İnovasyon, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik için İnşa" başlıklı kapsamlı sonuç bildirisinin kabul edilmesiyle sona erdi. Zirvenin tüm kararlarını bağlayıcı kılacak ortak bildiride öne çıkan detaylar şu şekilde kaydedildi:

Filistin ve Gazze Vurgusu: Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin halkının zorla yerinden edilmesine kesin bir dille karşı çıkıldı. Doğu Kudüs başkentli, bağımsız ve egemen bir Filistin devleti temelinde iki devletli çözüm iradesi yinelendi.

Orta Doğu'da İtidal Çağrısı: Bölgede tırmanan askeri gerilimlerden derin endişe duyulduğu belirtilerek tüm taraflara azami itidal gösterilmesi ve diplomatik kanallara dönülmesi çağrısı yapıldı.

Çok Taraflı Ticaret ve Tek Taraflı Yaptırımlar: Dünya Ticaret Örgütü merkezli, kurallara dayalı, açık ve ayrımcı olmayan bir küresel ticaret sistemine bağlılık vurgulandı; uluslararası hukuka aykırı tek taraflı ekonomik yaptırımlar kınandı.

Küresel Kurumların Reformu: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere küresel yönetişim organlarının, Afrika, Latin Amerika ve gelişmekte olan Asya ülkelerinin temsil gücünü artıracak şekilde acilen reforme edilmesi talep edildi.

Yapay Zeka ve Teknolojik Yönetişim: Yapay zekanın kapsayıcı gelişimini destekleyecek, açık kaynaklı iş birliğini teşvik eden ve gelişmekte olan ülkelerin teknolojiye erişimini güvence altına alan küresel bir yönetişim çerçevesinin kurulması kararlaştırıldı.

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan