ABD, Çin'in deniz gücü tehdidine karşı Türk fırkateyni mi alacak?
ABD ile Çin arasında Pasifik merkezli tırmanan deniz gücü rekabeti, Washington'ı yüzyıllık askeri tedarik yasalarını askıya almaya zorluyor. Çin Donanması'nın 400 savaş gemilik devasa bir filoya ulaşması ve ABD'nin 300 gemilik hedefine ulaşmakta zorlanması üzerine Pentagon, ekim ayında düzenleyeceği yabancı fırkateyn ihalesiyle gözünü müttefik ülkelerin savunma sanayilerine çevirdi. İsrail basını (The Jerusalem Post), Washington'ın radarındaki üç kritik fırkateyn tasarımını karşılaştırarak Türkiye'nin İstanbul sınıfı (İ-sınıfı) fırkateynlerinin sunduğu avantajları öne çıkardı.
Maliyeti düşük, seri üretimi hızlı: İstanbul sınıfı öne çıkıyor
İsrail basınında yer alan teknik analizde; Japonya'nın Mogami ve Güney Kore'nin Chungnam sınıfı fırkateynlerine kıyasla Türkiye'nin geliştirdiği İstanbul sınıfının özel bir konuma sahip olduğu vurgulandı. 113 metre uzunluğa ve 3 bin 100 ton deplasmana sahip olan Türk fırkateyninin ana avantajları; üretim maliyeti ve Türkiye genelindeki özel tersanelerde eş zamanlı olarak işletilen birden fazla üretim hattının bulunması olarak gösterildi.
Haberde ayrıca geminin milli imkanlarla geliştirilen MİDLAS dikey atım sistemi, ATMACA gemisavar füzeleri, Phalanx/Gökdeniz yakın hava savunma sistemleri ve ASELSAN üretimi AESA radar teknolojisiyle donatıldığına dikkat çekilerek yüksek yerlilik oranına işaret edildi.
Rakipler devasa ama Türkiye üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor
İhalede yarışacak diğer adaylar ile İstanbul sınıfı arasındaki teknik karşılaştırma şu şekilde yer aldı:
Japonya (Mogami Sınıfı): 133-142 metre uzunluğu ve 5 bin 500 tonluk deplasmanıyla yarışın en büyük ve en ağır gemisi. Gelişmiş stealth tasarımı ve yüksek otomasyonu sayesinde sadece 90 kişilik mürettebatla görev yapabilmesi en büyük gücü olarak tanımlanıyor.
Güney Kore (Chungnam Sınıfı): 130 metre uzunluğa ve 4 bin 300 ton ağırlığa sahip. HD Hyundai ve Hanwha Ocean gibi devasa sanayi devlerinin sağladığı inşa hızı avantajıyla yarışa katılıyor.
Türkiye (İstanbul Sınıfı): Rakiplerinden daha kompakt bir boyutta olmasına rağmen yüksek silah yoğunluğu, düşük birim maliyeti ve özel tersanelerin esnek seri üretim kabiliyetiyle Pentagon'un dikkatini çekiyor.
Haberde, İstanbul sınıfına ilişkin, "Bu fırkateynin başlıca avantajları, daha düşük üretim maliyetleri ve Türkiye genelindeki özel tersanelerde birden fazla üretim hattının mevcut olmasıdır." ifadelerine yer verildi.
Diplomatik arka plan ve kongre engeli
İsrail basını, Türkiye'nin bu ihaleye dahil edilmesinde Temmuz ayındaki NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan ikili görüşmenin belirleyici olduğunu yazdı. Washington ile Ankara arasındaki S-400, F-35 ve bölgesel konulardaki görüş ayrılıklarına rağmen Trump yönetiminin Kaan savaş uçağı için motor tedarikine onay verdiği hatırlatılırken, Türk savaş gemilerinin alımı için Amerikan Kongresi'nden onay alınmasının süreçteki en kritik eşik olacağı yorumu yapıldı.