13.06.2026-13:45 (Son Güncelleme:13.06.2026-13:45)

Uzmanından kene ısırıklarına karşı hayati uyarılar

Dr. Nagihan Demir, kene ısırıklarına karşı önemli uyarılarda bulunarak KKKA'nın belirtilerine dikkat çekti.

Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Nagihan Demir, yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene ısırmalarına bağlı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış yaşandığına dikkat çekti ve önemli uyarılarda bulundu.

Dr. Demir, KKKA’nın ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabilen viral bir hastalık olduğunu belirterek, virüsün özellikle Hyalomma cinsi keneler aracılığıyla insanlara bulaştığını vurguladı. “Keneler kan emerken ağız salgılarıyla virüsü bulaştırabilir. Ayrıca kenenin ezilmesi sonucu ortaya çıkan vücut sıvıları, ciltte yara veya çizik bulunması halinde bulaşma riski oluşturur.” diyen Dr. Demir, vatandaşların kene ile temas konusunda son derece dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti.

Riskli alanlara dikkat

Dr. Demir, kenelerin özellikle ahırlar, yüksek otların bulunduğu alanlar, piknik bölgeleri, su kenarları ve çalılıklarda yoğun olarak bulunduğunu belirterek, korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdi. “Pantolon paçalarının çorap içine sokulması, böcek kovucu spreylerin kullanılması ve riskli bölgelerde çizme tercih edilmesi korunmada etkili yöntemlerdir.” dedi. Vücutta kene fark edildiğinde kesinlikle çıplak elle müdahale edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Demir, eldiven kullanılarak bir pens yardımıyla kenenin ağız kısmından tutulup hafif hareketlerle yavaşça çıkarılması gerektiğini belirtti. Sonrasında bölgenin bol sabunlu suyla yıkanması ve alkol ya da tentürdiyot gibi dezenfektanlarla temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Belirtiler üçüncü günden itibaren ortaya çıkabiliyor

KKKA virüsünün vücuda girdikten sonra genellikle 3 ila 5 gün içinde, bazı vakalarda ise 9 ila 13 gün sonra belirtiler verebildiğini belirten Dr. Demir, en sık görülen şikayetlerin ateş, halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma ve ishal olduğunu anlattı. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde daha ciddi tabloların ortaya çıkabileceğini vurgulayan Dr. Demir, “İlk günlerde yüz ve göğüs bölgesinde cilt altı kanamalar görülebilir. Gözlerde kızarıklık, el ve ayaklarda morluklar oluşabilir. İleri vakalarda kanlı kusma, kanlı ishal, idrarda kan, burun ve vajinal kanamalar gelişebilir. Ağır olgularda karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezliği görülebilir. Erken müdahale edilmediği takdirde ölüm oranı yüzde 30’a kadar ulaşabilmektedir.” diye konuştu.

Erken tanı hayat kurtarıyor

Hastalığa karşı henüz etkinliği kanıtlanmış bir aşının bulunmadığını belirten Dr. Nagihan Demir, Türkiye’de ve dünyada aşı çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Tedavide en etkili yöntemin destek tedavisi olduğunu vurgulayan Demir, “Gerekli durumlarda kan ve kan ürünleri desteği uygulanabilmektedir. Kene teması sonrası belirtiler gelişirse, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken tanı ve müdahale hayat kurtarır.” şeklinde konuştu.

GAZİANTEP ÖZEL ANKA HASTANESİ ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANI DR. NAGİHAN DEMİR, KKKA’NIN CİDDİ VE ÖLÜMCÜL SONUÇLAR DOĞURABİLEN VİRAL BİR HASTALIK OLDUĞUNU BELİRTTİ.

Haber365
bilgi@haber365.com.tr