Tekirdağ'daki Rakoczi Müzesi'nde 44 Yıldır Entrika Dolu Bir Tarih Yaşanıyor
Rakoczi Müzesi Müdürü Ali Kabul, 44 yıldır Macar Prensi Rakoczi'nin hikayesini ziyaretçilere aktararak müzeye adeta ömrünü adamıştır.
66 yaşındaki Ali Kabul, 1981 yılında işçi olarak başladığı müzede, 44 yıl boyunca Macar Prensi'nin hayatını ve müzenin tarihini ziyaretçilerle paylaşmaktadır. "Burayı kendi evim gibi görüyorum," diyen Kabul, müzenin önemini vurgulayarak Osmanlı'nın güven ve misafirperverliğinin temsilcisi olduğunu ifade etti.
Müzeye İşçi Olarak Girdi
Kabul, dönemin Tekirdağ Fahri Konsolosu Erdoğan Erken'in önerisiyle Osmanlı'ya sığınan Prens Rakoczi'nin Tekirdağ'daki evinin restorasyonuna katıldı. Restorasyon süresince, Macar ekiplerle beraber çalışarak Macarca da öğrendi.
Müze Ziyaretçileri ve İlgi Çekici Bölümler
Müzede çeşitli bölümlerin, özellikle yemek salonu ve misafir kabul odasının ziyaretçiler üzerinde özel bir etkisi vardır. Rakoczi'nin gül ağacından oyduğu koltuğun kopyası en çok ilgi gören parçalardandır. Ayrıca, mutfak kısmı da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Rakoczi Müzesi’nin Tarihçesi
Eski bir Türk evi olarak bilinen bu bina, 1676-1735 yılları arasında yaşayan II. Rakoczi Frençh'in anılarına ithaf edilerek Macar Hükümeti tarafından müze haline getirilmiştir. Ayrıca, 25 Eylül 1982 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Sergilenen eserler, Türk-Macar ilişkilerini ve iki ulusun halk sanatlarındaki eşitliğini simgeleyen özel parçalarla doludur. Ali Kabul ise, "Macarları seviyorum, işimi seviyorum," diyerek bu kültürel mirası yaşatmanın önemini bir kez daha dile getirmiştir.
Tekirdağ'da yaşayan Ali Kabul (66), 1981 yılında işçi olarak adım attığı Rakoczi Müzesi'nde 44 yıldır ziyaretçilere Macar Prensi'nin hikayesini anlatıyor.