02.04.2026-12:15 (Son Güncelleme:02.04.2026-12:15)

Sessiz Kopuş: İlişkilerde Duygusal Uzaklaşma Tehlikesi

Uzman psikolog, ilişkilerde sessiz kopuşun tehlikelerini ve duyguların nasıl sağlıklı ifade edileceğini aktardı.

İlişkileri Tehdit Eden Sessizlik

Acıbadem Eskişehir Hastanesi'nden Uzman Psikolog Beste Çokaygil, ilişkilerin toplumda yaygın olarak bilinenin aksine her zaman kavga ile sonlanmadığını ifade etti. Çiftler arasındaki konuşulmamış duygulara dikkat çeken Çokaygil, ilişkinin görünümde devam etmesine rağmen bağlanma ve duygusal paylaşımın azalmasının ciddi bir tehlike oluşturduğunu belirtti.

Sessiz Kopuş Nedir?

Çokaygil, "İlişkiler çoğu zaman büyük kavgalarla değil, konuşulmayan duygular nedeniyle zayıflar. Aynı evde olup duygusal olarak uzaklaşmak sessiz kopuşun en önemli göstergesidir" dedi. Sessiz kopuş, partnerlerin birbirlerinden psikolojik olarak uzaklaşarak ilişki içinde kalmaya devam etmeleri anlamına geliyor. Bu durum, ilişkinin görünüşte sürdüğü ama duygusal bağın giderek zayıfladığı bir durumu ifade ediyor.

Duygu İhtiyaçlarının Karşılanmaması

Çokaygil, bağlanma kuramına dayandırdığı açıklamasında, bireylerin ilişkilerde anlaşılmaya, kabul görmeye ve güvene ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu ihtiyaçların uzun süre yerine getirilmemesi, kaçınma davranışlarını tetikleyebilir. Bu kaçınma, genellikle doğrudan ilişkiyi bitirmektense duygusal geri çekilme şeklinde kendini gösterir.

Açık İletişimin Önemi

Açık iletişimin sağlıklı ilişkilerin temel taşı olduğunu vurgulayan Çokaygil, "Duyguların ifade edilemediği ilişkilerde, bireyler zamanla içe kapanmaya başlar" dedi. Bu süreç içinde kişiler, ilişkiye yaptığı yatırımı azaltır, tartışmalardan kaçınır ve psikolojik mesafeyi savunma aracı olarak kullanır. Sessiz kopuş yaşayan çiftlerde, duygusal paylaşımların azalması, tartışma kaçınma ve geleceğe dair planların konuşulmaması gibi belirtiler görülebilir.

Geri Dönüş ve İyileşme Mümkün

Uzman psikolog, sessiz kopuşun ilişkisel tükenmişliği gösterdiğini fakat geri döndürülebilir olduğunu belirtti. Doğru müdahale ile ilişkinin yeniden güçlendirebileceğini vurgulayan Çokaygil, çift terapileri aracılığıyla duygusal farkındalık yaratmanın, güvenli iletişim alanları oluşturmanın ve empatik bağların güçlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Suçlayıcı Olmayan “Ben Dili”

Araştırmalara göre, duyguların suçlayıcı olmayan bir dille aktarılmasının ilişkisel doyumu artırdığını belirten Çokaygil, "Ben dili kullanmak, karşı tarafı savunmaya geçirmeden iletişimi güçlendirir" dedi. Örneğin, "Sen beni anlamıyorsun" demek yerine "Kendimi anlaşılmamış hissediyorum" demek, duygunun daha sağlıklı bir şekilde ifade edilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, çatışmaları derinleştirmek yerine çözüm bulmayı kolaylaştırıyor ve çiftler arasındaki bağı yeniden güçlendiriyor.

UZMAN PSİKOLOG BESTE ÇOKAYGİL:

Haber365
bilgi@haber365.com.tr