01.04.2026-11:45 (Son Güncelleme:01.04.2026-11:45)

Orta Doğu’daki çatışmalar, küresel helyum arzında endişelere yol açıyor

Orta Doğu’daki çatışmalar küresel helyum arzını sıkıntıya sokuyor. Katar’daki Ras Laffan tesisi İran saldırıları nedeniyle aksadı. Helyum, çip üretimi, MRI cihazları, sabit diskler ve fiber optik için kritik. Güney Kore ve Tayvan en çok etkileniyor. Gelişmiş geri dönüşüm sistemleri sınırlı rahatlama sağlıyor; stoklar kısa süreli ihtiyacı karşılayabiliyor. Jeopolitik riskler devam ediyor.

Orta Doğu’da süren çatışmalar, küresel helyum arzında sıkıntılara yol açıyor ve özellikle yarı iletken sektörü için riskleri artırıyor.

Bölgede en çok etkilenen ülkeler arasında Katar öne çıkıyor. Helyum üretiminde küresel çapta kritik bir rol oynayan Ras Laffan kompleksi, İran’ın İHA ve füze saldırıları nedeniyle üretimde aksamalara uğradı ve arz sıkıntısının kısa vadede sona ermesi beklenmiyor. Jeopolitik riskler azalacak olsa da Katar’ın ihracatında düşüş öngörülüyor.

Asya tarafı ise bu aksamalardan en fazla etkilenecek bölge olarak öne çıkıyor. Güney Kore ve Tayvan, küresel yarı iletken tedarik zincirinde kritik ülkeler. Her iki ülke de yoğun şekilde helyum ithal ediyor; uzun süreli aksaklıklar çip üretiminde darboğaz yaratabilir ve elektronik piyasalarında zincirleme etki oluşturabilir.

Helyumun endüstrideki önemi büyüktür. Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA’ya yaptığı değerlendirmede, helyumun sadece balonlar için olmadığını, yarı iletken üretiminden MRI cihazlarına, füzyon reaktörlerinden kuantum bilgisayarlara kadar geniş bir alanda kritik olduğunu söyledi. ABD, Katar ve Rusya’nın üretimdeki payının büyük olduğunu vurgulayan Kaymaz, Ras Laffan’ın devre dışı kalmasının piyasayı sarstığını belirtti.

Kaymaz, Asya için durumun hassas olduğunu, özellikle çip üretiminin helyuma bağımlı olduğunu ifade etti. Termal kontrol, vakum ortamları ve sızıntı tespiti gibi işlemlerde helyum kullanılıyor; EUV litografi makinelerinde soğutma için vazgeçilmez. ASML makineleri olmadan ileri düzey çip üretimi mümkün değil. Güney Kore, helyumun yüzde 65’inden fazlasını Katar’dan alıyor; Samsung ve SK Hynix, küresel yüksek bant genişlikli belleğin yüzde 80’ini, DRAM’ın ise yaklaşık yüzde 70’ini üretiyor. Ancak altı aylık stokları bulunuyor.

TSMC için durum daha hassas; Tayvan operasyonları için mayıs ortasına kadar yetecek rezerv mevcut. ABD’den tedarik yapabiliyorlar ama stokları azalmış durumda.

Gelişmiş çip tesislerinde geri dönüşüm sistemleri bulunuyor ve helyumun yüzde 90-95’i geri kazanılıyor. Samsung, yıllık 4,7 ton tasarruf sağlayan ilk geri dönüşüm sistemini kurmuş. Japonya ve Tayvan’daki gelişmiş fab’larda geri dönüşüm oranı yüzde 70’in üzerinde, Singapur’da yüzde 50’nin altında. Geri dönüşüm yardımcı oluyor ama arz açığını tek başına kapatamıyor.

Sabit disk tarafı da helyuma bağımlı. Helyum, yoğunluğu havanın yedide biri olduğu için sürtünmeyi ve güç tüketimini düşürüyor. Western Digital, HelioSeal teknolojisiyle 2014’ten beri 27 milyondan fazla helyumlu sürücü sevk etti; Seagate de üretim yapıyor.

Tıbbi alanda durum daha kritik; 14 binden fazla MRI cihazı süper iletken mıknatısları sıvı helyumla soğutuyor. Helyum olmadan mıknatıslar çalışmıyor. Fiber optik kablo üretiminde de kullanılıyor; cam kusurlarını önlüyor ve yapay zeka ile veri merkezi bağlantıları için artan talebi destekliyor.

1bilalisgoren@gmail.com