Ticaret Bakanlığı, “İsrail ile ticaretin sürdüğü” yönündeki iddialara sert bir dille yanıt verdi. Bakanlık açıklamasında, İsrail istihbaratı ve verilerine dayandırıldığı öne sürülen bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulanarak, Türkiye’nin 2 Mayıs 2024’te aldığı kararla birlikte İsrail ile tüm ticari faaliyetlerin kesildiği hatırlatıldı. Açıklamada, 23 aydır ihracat, ithalat, serbest bölge işlemleri ve transit ticaretin tamamen durdurulduğu, hatta Türk ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırmasının dahi yapılmadığı ifade edildi.
Bakanlık, söz konusu tarihten bu yana İsrail ile herhangi bir ticari işlem yapılamadığını belirterek, gümrüklerde ve serbest bölgelerde İsrail bağlantılı işlemlerin tamamen kapalı olduğunu bildirdi. Ayrıca, bu süreçte Türkiye’den İsrail’e yönelik tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi bulunmadığı gibi, İsrail’den Türkiye’ye ulaşan herhangi bir sevkiyatın da gerçekleşmediği kaydedildi. İhracat ve ithalat verilerinin her ay hem Ticaret Bakanlığı hem de TÜİK tarafından şeffaf biçimde yayımlandığına dikkat çekildi.
Açıklamada, Filistin’e yönelik ticaretin ise farklı bir çerçevede yürütüldüğü ifade edildi. 7 milyon Filistinlinin hayatta kalma mücadelesi verdiği bir ortamda, temel ihtiyaçlara yönelik sevkiyatların yalnızca Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın yazılı onayıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Bu ticaretin, iki bakanlığın denetiminde ve yalnızca Filistin varışlı olduğu teyit edilerek yapıldığı vurgulandı. 7 Haziran 2024’te Filistin Hükümeti ile yapılan anlaşma kapsamında, gönderilen malların yalnızca Filistin tarafından kullanıldığının da defalarca teyit edildiği ifade edildi.
Filistin ile yapılan aylık 50-60 milyon Dolar seviyesindeki ticaretin ise, Filistin’in liman ve gümrük altyapısının bulunmaması nedeniyle İsrail’deki limanlar üzerinden gerçekleştirildiği hatırlatıldı. Bu durumun kamuoyunda çarpıtıldığı belirtilen açıklamada, söz konusu sevkiyatların İsrail’e yapılıyormuş gibi gösterilmesinin “iftira” niteliği taşıdığı savunuldu.
Türkiye’nin, 7 Ekim 2023 öncesinde İsrail’e aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığına dikkat çekilen açıklamada, son iki yılda bu ticaretten tamamen vazgeçilerek yaklaşık 13-14 milyar dolarlık ihracat gelirinden feragat edildiği belirtildi. Bu kararın, Filistin davasına destek amacıyla alındığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin Gazze’de yaşananlara karşı en net tavır alan ülkelerden biri olduğu, İsrail’e ekonomik ambargo uygulayan öncü ülke konumunda bulunduğu ve Filistin’e en fazla insani ve tıbbi yardım sağlayan ülkeler arasında yer aldığı vurgulandı. Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde yürütülen bu politikanın uluslararası alanda da takdir gördüğü kaydedildi.
Bakanlık, bazı siyasi çevrelerin iddialarının kamuoyunda yanlış algı oluşturmayı amaçladığını belirterek, bu tür açıklamaların Türkiye’nin İsrail’e karşı aldığı tedbirleri itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu savundu. Açıklamada, bu iddiaların aynı zamanda İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiği ileri sürüldü.
Son olarak, Filistin halkına yönelik insani yardımların kesintisiz sürdürüleceği belirtilerek, hem dış kaynaklı manipülasyonlarla hem de iç kamuoyundaki “asılsız iddialarla” mücadeleye devam edileceği ifade edildi. Kamuoyuna, resmi ve istatistiki verilere dayanan açıklamalara itibar edilmesi çağrısında bulunuldu.