03.04.2026-19:41 (Son Güncelleme:03.04.2026-19:41)

Erdoğan-Putin Görüşmesi: Türkiye’den Barış ve İstikrar Çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesinde bölgesel gerilimleri ele aldı. Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılara karşı tutumunu netleştirirken, barış odaklı diplomasiyi bir kez daha ön plana çıkardı.

>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İkili, Türkiye-Rusya ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirdi.

>Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılara onay vermediğini, İran’ın bölge ülkelerine yönelik mukabelelerini de tasvip etmediğini açıkça ifade etti. Savaşın daha fazla kontrolden çıkmaması için tüm taraflarla barış ve istikrar odaklı temasların sürdüğünü vurgulayan Erdoğan, “Bölgede kalıcı huzur ve istikrar sağlanmalıdır” mesajını verdi.

>Erdoğan, Netanyahu hükümetinin bölge genelindeki saldırgan politikalarının önüne geçilmesi gerektiğini, İsrail’in Kudüs’ün statüsünü aşındırmaya yönelik adımlarına müsaade edilemeyeceğini belirtti. Suriye’deki son gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı, Suriye’de istikrarı güçlendirecek her adımın hem Türkiye hem Rusya’nın ortak menfaatine olduğunu ve elde edilen kazanımların riske atılmamasının önemine dikkat çekti.

>Rusya-Ukrayna savaşının barışla sonuçlanması için Türkiye’nin arayışlarının sekteye uğratılmamasını isteyen Erdoğan, tüm taraflara gerilimi tırmandıracak adımlardan uzak durma tavsiyesinde bulundu. Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların istikrar ortamını zedelediğini belirten Cumhurbaşkanı, İran kaynaklı savaşın Rusya-Ukrayna krizinde yeni çatışma alanları yaratmamasının kritik olduğunu vurguladı.

>Analiz

>Bu görüşme, Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerdeki dengeli, sorumlu ve yapıcı rolünü bir kez daha teyit etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem İran’a yönelik saldırılara hem de İran’ın mukabelelerine mesafeli duruşu, Türkiye’nin “taraf değil, çözüm” ilkesiyle hareket ettiğini göstermektedir.

>Ankara, ne Rusya ne de Batı blokunun tam içine girmeden, her iki tarafın da güven duyduğu bir aktör olarak barış köprüsü kurmaktadır. Suriye’de istikrarı savunan, Kudüs’ün statüsünü koruyan, Karadeniz’de sivil seyrüseferi savunan ve Ukrayna krizinde arabuluculuk rolünü sürdüren Türkiye, bölgesel liderliğini pekiştirmektedir.

>Bu diplomatik hamle, Türkiye’nin enerji koridorlarından geçiş güvenliğine, Karadeniz tahıl anlaşmasından Orta Doğu barış sürecine kadar her alanda söz sahibi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Erdoğan’ın Putin ile kurduğu diyalog, Türkiye’nin hem doğu hem batı ile aynı anda konuşabilme kapasitesini ortaya koymakta ve ülkemizin milli çıkarlarını en etkili şekilde koruduğunu göstermektedir. Türkiye, krizlerin değil, çözümlerin merkezinde yer almaya devam ediyor.

ramdaafsar1@gmail.com