05.06.2026-17:36 (Son Güncelleme:05.06.2026-17:36)

Erdoğan: "Faizin olduğu yerde bereket bulunmaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’ne katıldı. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisinin sürdürülemez olduğunu belirten Erdoğan, "Faizin, sömürünün ve haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz" dedi.

İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapay zekadan dijital bankacılığa kadar yeni nesil finans araçlarının önemine dikkat çekti. Erdoğan, "Mevcut engellerin aşılması ve alternatif çözümlerin geliştirilmesi noktasında bu zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak görüyorum" dedi.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında düzenlenen 3’üncü Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Halkbank Genel Müdürlüğü Kompleksi’nde devam ediyor. "İslam Ekonomisinde Sermaye, Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması" ana temasıyla gerçekleştirilen zirvenin üçüncü gün oturumlarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılım sağladı.

Zirvede katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

"Akademisyenlerimiz, politika üreticilerimiz, alanında uzman isimler sermayenin İslam ekonomisindeki rolünü, fikri, stratejik, etik, sektör bazlı ve pratik boyutlarıyla etraflıca değerlendirecek. Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi çağımızın yeni gerçekliklerinin de masaya yatırıldığı zirvede, ulusal ve bölgesel tecrübelerden çıkarılan dersler de mercek altına alınacak. Uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonundan dijital İslami bankacılığa; sermaye oluşumu ve finansal aracılık mekanizmalarından İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, yapay zeka araçlarının kullanımından üretken sermaye olarak vakıfların güçlendirilmesine, farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin hepimiz için ufuk açıcı, faydalı ve müşahhas neticelere vesile olmasını diliyorum. Mevcut engellerin aşılması, alternatif çözümlerin geliştirilmesi noktasında zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Al Baraka Forum başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimize, Türkiye Varlık Fonu’na, İstanbul Finans Merkezi’ne, İslam İşbirliği Gençlik Forumu’na ve İbn Haldun Üniversitemize yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

"Borca ve faize dayalı finans mimarisi sürdürülemez"

Konuşmasında küresel borçluluğun 2026 yılının ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut kapitalist finans sisteminin tıkandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, krizlerin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. 'Dünya 5’ten büyüktür' tespitimiz, yalnızca uluslararası siyaseti değil, eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ilişkileri de kapsamaktadır. Faizin, sömürünün ve haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz."

İstanbul Finans Merkezi’ne 2047 yılına kadar dev teşvikler

Katılım finans sistemini Türkiye’nin ekonomik istikrarı için stratejik bir unsur olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, dün yürürlüğe giren yeni mevzuatla İFM’deki katılım finans kuruluşlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattıklarını açıkladı. Ayrıca finansal faaliyet harcı muafiyeti de 5 yıldan 20 yıla çıkarıldı.

Katılım bankacılığında tarihi rakamlar

Türkiye'de katılım finans alanındaki istikrarlı büyümeyi resmi verilerle ortaya koyan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Aktif büyüklüğü 4,7 trilyon lirayı aşan katılım bankacılığı, sektördeki payını yüzde 9,5 seviyesine yükselterek güçlü büyüme performansını sürdürüyor. Halihazırda üçü dijital olmak üzere faaliyet gösteren 10 katılım bankamız, çeşitlenen ürün ve hizmet portföyleriyle sistem içindeki ağırlığını artırıyor. Bu bankalar reel ekonomimize de önemli katkılar sunuyor. Katılım sermaye piyasalarında ise sukuk ihraçları ciddi büyüklüğe ulaştı. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla toplam sukuk ihraç tutarı 614 milyar lira seviyesine geldi. Bu tutarın yüzde 64’ü Hazine ve Maliye Bakanlığımız, yüzde 36’sı ise katılım finans kuruluşları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Aynı dönemde bankacılık dışı finansal kesimin sukuk ihraçları da bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 33,3 artışla 16,6 milyar lira oldu. kamu ve özel sektörün katılım finans araçlarına olan ilgisi güçlenerek devam ediyor. Bu tablo bize sukukun alternatif bir finans aracı olarak sermaye piyasalarındaki konumunu giderek sağlamlaştırdığını gösteriyor. Diğer taraftan katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü de bir önceki seneye göre reel olarak yüzde 47 oranında arttı ve 2025 yılı sonu itibarıyla 864 milyar liraya ulaştı. Bu dönemde katılım esaslı emeklilik yatırım fonlarının büyüklüğü yüzde 74 artışla 798 milyar liraya, katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değeri ise yüzde 128 artışla 239 milyar liraya yükseldi. Ülkemizde katılım esaslı faaliyet gösteren 9 tasarruf finansman şirketinin toplam aktif büyüklüğü, 2 sene öncesine kıyasla 5 kat artış kaydederek 323 milyar liraya çıktı. Aynı dönemde tasarruf finansmanı sistemine katılan kişi sayısı da 3 katına çıkarak 1,2 milyonu aştı. 2026’nın ilk çeyreğinde katılım endeksinde yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri, Borsa İstanbul’da işlem gören tüm şirketlerin toplam piyasa değerinin yüzde 36’sına ulaştı. Borsa İstanbul’daki 6,3 milyon yatırımcının 4,4 milyonu, yüzde 69’u katılım endeks kapsamındaki şirketlere de yatırım yaptı. Sigortacılık sektöründeki 5 katılım sigorta şirketinin toplam pazar payı, yine bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,5 seviyesine ulaşırken bu şirketlerin toplam prim üretimi 26 milyar lira oldu. Aynı periyotta bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon liralık toplam fon tutarının yüzde 40’lık bölümü katılım esaslı fonlarda değerlendirildi. Otomatik katılım sisteminde ise katılım esaslı fonların payı yüzde 60’a yükseldi .Türkiye Varlık Fonu da katılım finans alanındaki faaliyetlerine yenilerini ekleyerek bu alanda öncü rol üstlenmeye devam ediyor"

Sektörü sallayacak iki hamle: Halka arz ve birleşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde katılım finans piyasasında dengeleri değiştirecek iki büyük müjdeyi kamuoyuyla paylaştı:

"İlk olarak, 2018 yılında yeniden ihya ederek sektörün en dinamik aktörlerinden biri haline getirdiğimiz >Emlak Katılımı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Milletimizin bu güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız. İkinci hamlemiz ise Ziraat, Vakıf ve Halk Katılımın birleştirilmesi olacaktır. Bu üç kamu katılım bankamızın güçlerini birleştirmesiyle ortaya büyük bir sinerji çıkacak ve sektör farklı bir ivme kazanacaktır."

Zirve programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Albaraka Forum Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel, Mescid-i Haram İmamı Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ile çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı.

beren.alpugan@haber365.com.tr