11.05.2026-17:42 (Son Güncelleme:11.05.2026-17:49)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştayın 158. Kuruluş Yıldönümünde Konuşma Yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştayın 158. kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada hukuk devletinin önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştayın 158. Kuruluş Yıldönümü ile Danıştay ve İdari Yargı Günü dolayısıyla Danıştay’da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, hukuk devletinin en temel tanımının, bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulması olduğunu ifade etti.

Danıştayın, bu sürecin başlangıç ve bitiş çizgisi arasındaki en önemli duraklardan biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasında tarihsel sürece de atıf yaptı. Erdoğan, “Bundan tam 158 yıl önce Şurayı Devlet adıyla kurulduğunda, Sultan Abdülaziz adına okunan Nutk-ı Hümayun’da hukuki güvenlik, adil ve eşit idare ilkeleri vurgulanmış, toplumda sınıf farkı gözetmeksizin hukukun herkes için korunacağı taahhüt edilmiştir. Önce Şurayı Devlet, ardından Cumhuriyet döneminde Danıştay bu taahhüdü sürdürerek hukuk devletinin yerleşmesi ve kökleşmesi için önemli görevler üstlenmiştir” dedi.

Erdoğan, zaman içinde Danıştayın idari ve istişari rolünün kısmen zayıfladığını ancak yargısal denetim fonksiyonunun güçlendiğini belirterek, hukuka uygunluk denetimiyle idari makamlara ve alt derece mahkemelerine rehberlik etmeye devam ettiğini ifade etti.

Hukuk devleti anlayışının yalnızca kurumsal yapılarla değil, bağımsız ve tarafsız yargı ile güçlendiğini söyleyen Erdoğan, idari yargının vatandaş ile devlet arasındaki ilişkide denge unsuru olduğunu vurguladı. Devletin üç temel sütunundan biri olan yargı içinde idari yargının, vatandaşın hak arama güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Erdoğan konuşmasında günümüz hukuk anlayışını da değerlendirerek, hukukun insanın doğuştan gelen hak ve özgürlüklerini esas alan evrensel bir değerler bütünü olduğunu ifade etti. “Hak ve özgürlükler bireyin güvenli alanını belirler, bireysel güvenlik sağlanmadan toplumsal güvenlik tesis edilemez” dedi.

Bu yaklaşımın yeni bir anlayış olmadığını belirten Erdoğan, Türk devlet geleneğinde Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözüyle bu ilkenin yüzyıllardır var olduğunu hatırlattı.

Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkinin eşit taraflar arasında olmadığını söyleyen Erdoğan, idare hukuku ve idari yargının bu ilişkide dengeleyici rol üstlendiğini ifade etti. İdari yargının, kamu idaresi ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıklarda güvenli bir hak arama yolu olduğunu belirtti.

“Gün ışığında yönetim” kavramına da değinen Erdoğan, devletin güneş gibi herkese eşit şekilde ışık ve adalet sunması gerektiğini söyledi. Hukuk devletinde imtiyazlı sınıfların bulunamayacağını, herkesin hukuk karşısında eşit olduğunu vurguladı.

Erdoğan, kamu idaresinin vatandaş karşısında üstün değil, hizmet eden konumda olması gerektiğini ifade ederek, devletin varlık sebebinin millet ve vatandaş memnuniyeti olduğunu söyledi. Son 23 yılda bu anlayışın güçlendiğini belirterek, vatandaş ile devlet arasındaki mesafenin azaltıldığını ifade etti.

“Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık” diyen Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile millet iradesinin devlet yönetiminde doğrudan belirleyici hale geldiğini söyledi.

Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi düzenlemelerle vatandaşın haklarının güçlendirildiğini belirtti.

İdari yargı sistemine yönelik reformlara da değinen Erdoğan, mahkeme sayısının 126’dan 245’e çıkarıldığını, idare ve vergi mahkemelerinin yaygınlaştırıldığını ifade etti. İstinaf sisteminin getirilmesiyle üç dereceli yargılamaya geçildiğini ve Danıştayın içtihat mahkemesi niteliğinin güçlendiğini söyledi.

Dosya sayılarında önemli düşüş yaşandığını belirten Erdoğan, reform iradesinin güçlü şekilde devam ettiğini vurguladı.

Kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkinlik için reformların süreceğini söyleyen Erdoğan, idari yargının hız ve adalet açısından daha da güçlendirileceğini ifade etti.

Yargının bağımsız ve anayasa çerçevesinde hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, en küçük ihmalin toplumun tamamını etkileyebileceğini söyledi. Türkiye’nin kalkınmasının tüm kurumların ortak çalışmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Erdoğan ayrıca yargı tarihine dair değerlendirmelerde bulunarak geçmişte yaşanan darbeler, vesayet dönemleri ve yargının siyasi amaçlarla kullanılmasına yönelik girişimleri hatırlattı. 17-25 Aralık sürecini ve darbe girişimlerini örnek gösterdi.

Yargının ne yasamaya ne yürütmeye vesayet kuramayacağını belirten Erdoğan, anayasanın yargıya hukuka uygunluk denetimi yetkisi verdiğini, ancak yerindelik denetimi yetkisi vermediğini ifade etti.

Sosyal medyada artan linç kültürüne de değinen Erdoğan, bunun yargı ve kamu görevlileri üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Tarihsel olarak Danıştayın temelinin 1868’de Şurayı Devlet ile atıldığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin halen yeni ve sivil bir anayasa ihtiyacının bulunduğunu ifade etti. Mevcut anayasaların darbeler ve müdahaleler sonucu oluştuğunu söyleyen Erdoğan, bunun demokratik bir eksiklik olduğunu belirtti.

Yeni anayasanın toplum tarafından hazırlanması gerektiğini ifade eden Erdoğan, bunun demokrasiyi güçlendireceğini ve hukuk devletini daha ileri taşıyacağını söyledi.

Erdoğan konuşmasını Danıştayın 158. kuruluş yıl dönümünü ve İdari Yargı Günü’nü kutlayarak tamamladı.

Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yüksek yargı temsilcileri ve bakanlar katıldı. Danıştay Başkanı Zeki Yiğit ise törende, Şurayı Devlet dönemine ait tarihi teşkilat belgesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.

safiyehaber365@gmail.com