19.05.2026-14:40 (Son Güncelleme:19.05.2026-14:40)

Bahçeli’den Kurultayda Birlik ve “Terörsüz Türkiye” Mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları kurultayında yaptığı konuşmada ülkücü hareket içinde birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. “Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Bahçeli, gençliğe büyük görev düştüğünü söyledi.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen kurultayda, salonu dolduran binlerce gence hitap eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; 19 Mayıs ruhundan teknoloji vizyonuna, “terörsüz Türkiye” hedefinden ülkücü hareketin geleceğine kadar hem iç hem dış politikaya dair geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının en dikkat çeken yönlerinden biri, dava arkadaşları arasındaki kırgınlıkların sona erdirilmesi gerektiğine yaptığı güçlü vurgu olurken, Bahçeli Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda birlik ve beraberliğin sarsılmaz biçimde korunması gerektiğini ifade etti.

‘KÜSLÜK DEĞİL KENETLENME ZAMANIDIR’

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kurultayda yaptığı uzun ve dikkat çekici konuşmadan öne çıkan mesajlar şu şekilde aktarıldı:

“Kalın ordu nerede olursa olsun kendini belli eder. Ülkülere ulaşmanın yolu birlikten geçer. Yoldaşlarımız, gök pusatlar zaman zaman darılabilir. Ama asıl soru şudur: Türk’ün Türk’e küstüğü bir dönem olabilir mi? Evet, soruyorum: Türk’ün Türk’e küstüğü bir çağda mı yaşıyoruz? Ülkücünün ülkücüye sırt çevirdiği, dava arkadaşlarının birbirine gönül koyduğu, aynı idealin gölgesinde yürüyenlerin kırgınlıklarla birbirinden uzaklaştığı bir dönem mi bu? Hayır, asla, bin kere hayır! Bugün ayrışma değil birleşme günüdür. Bugün alınma değil adanmışlık zamanıdır. Bugün dağılma değil toparlanma, çözülme değil yeniden dirilme zamanıdır.

Bizim yolumuz yalnız yürüyenlerin, ‘biz’i unutup ‘ben’i önceleyenlerin yolu değildir. Bizim yolumuz; makam için değil dava için, gösteriş için değil inanç için, ekranlarda görünmek için değil sorumluluk yüklenmek için yola çıkanların yoludur. Yükünüz ağır olsa da durmayacaksınız, yol uzun olsa da hedefi kaybetmeyeceksiniz. Sizler birbirinize emanetsiniz ve unutmayın ki bu dava da size emanettir. Bu emaneti öfkeye, kırgınlığa, şahsi hesaplara ya da fitneye kurban etmeyeceksiniz.”

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ İÇİN BÜYÜK SORUMLULUK ALDIK’

Bahçeli, Türkiye’nin içinden geçtiği sürece ve terörle mücadele sürecine ilişkin değerlendirmelerinde gençliğe büyük görev düştüğünü vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugün ‘terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda üstlendiğimiz büyük sorumluluk omuzlarımızdayken, sizlerin yükümlülüğü her zamankinden daha büyüktür. Bu mesele sıradan bir siyasi hedef değildir. Bu hedef; anaların gözyaşını dindirmek, evlatların geleceğini güvence altına almak, kardeşliği yeniden tesis etmek ve Türk milletinin bin yıllık birliğini sonsuza kadar taşımaktır; yani bir kızıl elma idealidir.

Bu nedenle sizlerden beklentimiz; kardeşlik bağlarınızı güçlü tutmanız, iradenizi sarsmamanız, dik duruşunuzdan taviz vermemenizdir. Birbirinize destek olun, birbirinizi azaltan değil çoğaltan olun. Kardeşinizin hatasını büyütmek yerine onu düzeltmeye çalışın; yol arkadaşınızı hatasıyla yargılamak yerine elinden tutup kaldırın. Saflarınızı dedikoduya, kıskançlığa, fitneye ve küçük hesaplara teslim etmeyin. Büyük yürüyüşler ancak birbirine yük olanlarla değil, birbirinin yükünü paylaşanlarla gerçekleşir.”

‘SAMSUN’DA YAKILAN KIVILCIM ANLAMINA KAVUŞMUŞTUR’

Konuşmasının başlangıç bölümünde 19 Mayıs’ın tarihsel anlamına değinen Bahçeli, milli mücadelenin ruhunu şu sözlerle anlattı:

“19 Mayıs 1919, Türk milletinin yeniden ayağa kalktığı, esaret zincirlerini kırdığı ve emperyalist planları boşa çıkardığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Mondros sonrası ağır şartlar milletimizin üzerine bir karanlık gibi çökmüş, Anadolu’nun her köşesi işgal planlarıyla kuşatılmıştı. İstanbul’dan Musul’a, Erzurum’dan Selanik’e kadar uzanan ihanet ağları, milletin iradesini zayıflatmayı hedeflemişti.

O dönemde Namık Kemal’in ‘Vatanın bağrına düşman dayanmış hançerini; Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?’ feryadı milletin ortak duygusuydu. İşte Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı bu feryada verilmiş en güçlü cevaptır. Bu adım Havza’da bilinçlenmeye, Amasya’da milli karara, Erzurum’da birlik ruhuna, Sivas’ta ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ iradesine, Ankara’da ise devletleşen milli iradeye dönüşmüştür.”

‘CENK MEYDANLARI ARTIK SİBER ALANA TAŞINMIŞTIR’

Teknoloji çağındaki dönüşüme dikkat çeken Bahçeli, mücadele alanlarının değiştiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Artık zaman değişmiştir. Savaş meydanları siber dünyaya taşınmıştır. Kılıcın yanına algoritma, sancağın yanına yazılım eklenmiştir. Günümüzde karargâhlar teknoloji merkezleri hâline gelmiştir. Mücadelenin bir cephesi bazen bir laboratuvarda, bazen bir yazılım projesinde, bazen bir İHA kanadında, bazen de bir motor teknolojisinde ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle Ülkü Ocakları’nın teknoloji alanındaki çalışmaları, Türk gençliğini çağın öznesi haline getirme çabasının en somut örneğidir. Ülkü Ocakları Teknoloji Merkezi bünyesindeki TeknOcak, bugün gurur kaynağımızdır. Elektronikten robotik sistemlere, yapay zekâdan yazılım geliştirmeye, enerji teknolojilerinden uzay çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede gençliğe üretim alanı açmaktadır.”

‘BATI TAKLİTÇİLİĞİNE YÖNELEN BİR ANLAYIŞIMIZ YOK’

Bahçeli, modernleşme sürecine ilişkin yaklaşımı açıklarken taklitçi anlayışa karşı olduklarını vurguladı:

“Bizim anlayışımız, Batı’ya öykünen, kimliğinden kopan bir yaklaşım değildir. Kılık kıyafet ya da yaşam tarzı üzerinden bir yabancılaşma hedeflemiyoruz. Bizim hedefimiz; kendi kültürümüzden kopmadan çağın bilgisini üretmek, teknolojisini geliştirmek ve bunu milletimizin büyük idealleriyle buluşturmaktır.

Ziya Gökalp’in ifade ettiği gibi çağdaşlaşma; yaşam biçimini taklit etmek değil, teknolojiyi üretmektir. Aynı şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nda ortaya koyduğu hedef de millî kültürü daha ileri taşımaktır.”

‘NASIL BİR GENÇLİK HAYAL EDİYORUZ?’

MHP Lideri konuşmasında ideal gençlik tanımını da ayrıntılı şekilde sıraladı:

“Sokakların savrukluğundan uzak duran, Endüstri 5.0 imkanlarını ülkenin hedefleriyle buluşturan bir gençlik; boş sloganların değil somut projelerin peşinden koşan bir gençlik; tüketim kolaycılığı yerine üretim sorumluluğunu seçen bir gençlik; kavga ve ayrışma yerine birlik ve dayanışmayı benimseyen bir gençlik…

Yapay zekâdan biyoteknolojiye, tarımdan savunma sanayine kadar her alanda üretim yapan, Türk milletine güç katan, geleceğin yönünü belirleyen bir gençlik hayal ediyoruz. Ve bu gençliğin önemli bir kısmı zaten bugün burada, bizimle birlikte bulunmaktadır.”

KÜRESEL TEHDİTLER VE BİRLİK VURGUSU

Dünya genelindeki siyasi ve askeri gelişmelere de değinen Bahçeli, Türkiye’nin etrafındaki risklere dikkat çekerek birlik mesajını şu sözlerle yineledi:

“Dünya bugün son derece karmaşık bir süreçten geçmektedir. Devletler arasındaki gizli ve açık ittifaklar, sınır krizleri, enerji hatları üzerindeki rekabet, diplomatik gerilimler ve siber alandaki görünmez savaşlar giderek daha karmaşık bir tablo ortaya koymaktadır.

Böylesi bir ortamda ayakta kalmanın yolu sadece güçlü olmak değildir; aynı zamanda kader birliği yapmış, kardeşlik bağıyla kenetlenmiş bir millet olmaktan geçer. Kuzeyimizde savaş, güneyimizde istikrarsızlık, doğumuzda güç mücadelesi, batımızda güvenlik kaygıları ve siber alanda görünmez tehditler sürmektedir. İnsanlık bir yandan teknolojiyle ilerlerken diğer yandan adalet, merhamet ve vicdan değerlerinden uzaklaşmanın sancısını yaşamaktadır.”


Kaynak: Aydınlık Gazetesi

safiyehaber365@gmail.com