30.06.2026-13:13 (Son Güncelleme:30.06.2026-13:13)

Bahçeli’den Ankara Zirvesi öncesi NATO çıkışı: "İttifakı ayakta tutan temel kaldıraç Türkiye'dir"

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesi açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin NATO'nun yıkılmaz kalesi olduğunu belirten Bahçeli, "NATO, Türkiye için bir biat senedi değildir ancak Türkiye olmadan bu denklem çökmeye mahkumdur" dedi. Bahçeli ayrıca askeri hastanelerin yeniden açılması için çağrı yaptı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda küresel güvenlik mimarisi, dış politika ve milli savunma sanayisine yönelik mesajlar verdi. Gazze ve Ukrayna merkezli bölgesel krizleri değerlendiren Bahçeli, 7-8 Temmuz'da Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Ankara Zirvesi öncesinde Ankara merkezli stratejik iradenin altını çizdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

"NATO, Türkiye için bir biat senedi değildir"

Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin caydırıcı kudretini ve diplomatik ağırlığını dünya sahnesine göstereceğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Sözü evirip çevirmeden açıkça söylemek lazımdır: NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka ufkumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir. NATO, güvenlik ihtiyaçlarının ve savunma zaruretlerinin doğurduğu bir ittifaktır. Bu ittifakın varlık sebebi; karşılıklı saygı, eşit muamele, hakkaniyetli yük paylaşımı ve tehdit algısında dürüstlüktür. Türkiye, 1952 yılından beri NATO’ya yalnızca üslerini ve jeopolitik mevkiini değil; üç bin yıllık köklü askeri geleneğini de kazandırmıştır."

"Türkiye, ittifakı ayakta tutan temel kaldıraçtır"

MHP Lideri, küresel güç merkezlerinin Başkent Ankara'yı hesaba katmadan yol alamayacağını vurgulayarak, Türkiye'nin NATO coğrafyasındaki askeri ve lojistik üstünlüğünü şu sözlerle özetledi:

"Türkiye, Karadeniz’in kilidini muhafaza eden Boğazlardaki tarihi hükümranlığımızdan Doğu Akdeniz’e kadar, NATO’nun bölgesel planlarını ayakta tutan jeopolitik omurgadır. Türkiye, NATO haritasında ittifakın Güney Doğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraçtır."

"Kore’den Afganistan’a, Kosova’dan Libya’ya kadar Türk askeri müttefiklik hukukunun gereğini sahada göstermiştir. Şanlı Hava Kuvvetlerimiz müttefik hava sahasının korunması uğruna Polonya’dan Romanya’ya kadar hava polisliği görevlerine iştirak etmiştir. Türkiye, NATO masasına otururken arkasında her satırı şehadetle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır."

"Eli kanlı terör örgütlerine harf oyunlarıyla isim değiştirip meşruiyet elbisesi giydirme devri kapanmıştır. Aynı masada sahte dayanışma fotoğrafları verip Türkiye’nin beka hudutlarını kemiren hain yapılara siyasi ve askeri alan açma kurnazlığı boşa düşmüştür."

"NATO içinde askeri hastanesi olmayan tek ülke Türkiye'dir"

Grup toplantısında askeri lojistik ve sağlık sistemine yönelik de açıklama yapan Devlet Bahçeli, Gülhane (GATA) geleneğinin çağın ihtiyaçlarına göre yeniden ihya edilmesi gerektiğini belirtti:

"Bir ordunun topu kadar tabibi, tüfeği kadar tıbbı, zırhı kadar sıhhiyesi de o ordunun şanındandır. Ne hazindir ki; bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Sivil sağlık sistemlerinin, savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması ve açılması bir milli beka meselesidir."

"Montrö ve Kabotaj, denizlerdeki milli zırhımızdır"

Konuşmasında 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’na da değinen Bahçeli, denizlerin bir millet için sadece bir su kütlesi değil, istiklal mevzii olduğunu belirterek Osmanlı'dan Milli Mücadele'ye uzanan denizcilik vizyonunu şu sözlerle aktardı:

"Merhum Barbaros Hayrettin Paşa’ya atfedilen o kutlu söz hâlâ deryalarımızın ufkunda yankılanmaktadır: 'Denizlere hâkim olan, cihana hâkim olur.' Türk tarihi bize göstermiştir ki denizi yalnız kıyıdan seyreden milletler, tarihin akışını da uzaktan izlemek zorunda kalır. Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’de ve Akdeniz’de tarih yazan zaferlerinin ardında yatan hakikat de budur. Milli Mücadele yıllarında Anadolu'ya hapsedilmek istenen Türk milleti; Aydın'da efesiyle, İzmir'de cengaveriyle ayağa kalkarak bu oyunu bozmuştur. Bu sebeple deniz; Sinop’ta kuzeye açılan nefesimiz, Preveze’de çağlara meydan okuyan zafer mührümüz, Kıbrıs’ta egemenliğimizin sancağı, İzmir’de ise istiklal yürüyüşümüzün son adımıdır."

Denizlerdeki bağımsızlığın iktisadi ve hukuki temeli olan Kabotaj Kanunu'na dikkat çeken Bahçeli, bu hakların gözbebeği gibi korunması gerektiğinin altını çizdi:

"1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın manası tam da burada düğümlenmektedir. Kapitülasyonların karanlık dehlizlerinden aydınlığa erişen Türk milletinin; denizlerinde hür, limanlarında söz sahibi, kıyılarında kayıtsız şartsız egemen bir devlet olma iradesinin adı, büyük bir Cumhuriyet hamlesidir. Kabotaj hakkı, bu büyük deniz egemenliğimizin iç cephesini tahkim eden hukuki ve milli bir zırhtır. Limanlarımızda yabancı imtiyazların sömürgeci gölgesini yırtıp atan Cumhuriyet iradesi; bugün Mavi Vatan’ımızın her bir damlasında, şanlı donanmamızda aynı haysiyet ve ruhla nefes almaktadır."

"Montrö sözleşmesi, o masanın temelini teşkil edecektir."

Bahçeli, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Mavi Vatan ekseninde deniz egemenliğinin kırmızı çizgileri olduğunu hatırlattı:

"NATO heyeti Ankara’ya gelirken zihinlere mıh gibi kazımalıdır ki; Karadeniz’in sükûnet iklimi ve küresel enerji kordonlarının emniyeti doğrudan doğruya Ankara merkezli Türk devlet aklına endekslidir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni bugüne kadar bir kuyumcu titizliğiyle uygulayan Türkiye, Karadeniz’de fitili ateşlenmek istenen bölgesel yangınları frenleyen yegâne aktördür. Kabotaj hakkı, bu büyük deniz egemenliğimizin iç cephesini tahkim eden hukuki ve milli bir zırhtır."




Kaynak: Aydınlık



beren.alpugan@haber365.com.tr