08.07.2026-22:14 (Son Güncelleme:09.07.2026-00:40)

Ankara'daki NATO Zirvesi sona erdi: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan F-35 açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki tarihi 36. NATO Zirvesi'nin ardından F-35 teslimatından KAAN'ın motor tedarikine, ABD ile gemi inşa ortaklığından Çelik Kubbe projesi ve bölgesel barış diplomasisine kadar gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de 22 yıl aradan sonra, başkent Ankara'da ise ilk kez düzenlenen NATO Zirve Toplantısı'nın ardından ulusal ve uluslararası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Zirvenin ortak geleceğe yön verecek nitelikte tamamlandığını belirten Erdoğan, küresel ve bölgesel gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

"Güçlü bir NATO'nun temellerini Ankara'da attık"

Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin külfet paylaşımına dikkati çekerek şunları kaydetti:

"İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO'nun temellerini Ankara'da atmış bulunuyoruz. Türkiye olarak Soğuk Savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu ve çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Fakat bugün savunma harcamaları ve askeri yetenekler bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz."

"2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatımızı ittifaka kazandırdık"

Türkiye'nin 1952 yılından bu yana ittifakın kritik bir üyesi olduğunu belirten Erdoğan, Türk ordusunun köklü geçmişini vurguladı. NATO'nun birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı, sadece kara kuvvetlerinin tarihi 2235 yılı geçen büyük bir millet olarak 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatını da ittifaka kazandırdıklarını ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin milli güvenliğe yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kudrete sahip olduğunu belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin NATO misyonlarındaki rolü ve İHA başarısı

Türkiye'nin üstlendiği uluslararası görevlere değinen Erdoğan, F-16 uçaklarının ağustos ayından itibaren Estonya'da NATO Hava Polisliği misyonunda konuşlanacağını, Kosova'daki KFOR komutasının 2026 Eylül sonuna kadar sürdürüleceğini ve 2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvveti'ne Türkiye'nin komuta edeceğini ifade etti. Zirve vesilesiyle Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi imzalandığını ve Savunma Sanayi Forumu vesilesiyle hazırlanan "Ankara Stratejisi" metninin müttefiklerce kabul edildiğini bildiren Erdoğan, kendi uçağını, tankını ve gemisini üreten Türkiye'nin İHA ve SİHA teknolojilerinde dünyada üst sıralarda yer aldığını kaydetti.

"AB savunma girişimleri NATO ile çakışmamalı"

Avrupa Birliği'nin savunma hamlelerine dair mesajlar veren Erdoğan, Birliğin girişimlerinin NATO'yu tamamlayıcı olması ve gereksiz tekrarlara yol açmaması gerektiğini söyledi. Türkiye gibi AB üyesi olmayan müttefikler dahil edilmediğinde bu girişimlerin etkisinin son derece sınırlı kalacağına dikkati çeken Erdoğan, müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik uygulanan kısıtlamaların da amasız ve fakatsız biçimde kaldırılması gerektiğini vurguladı.

F-35, KAAN motoru ve ABD ile gemi inşa ortaklığı

ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmelerin detaylarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma projelerindeki son durumu değerlendirdi. ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım uygulamalarının büyük ölçüde kalktığını belirten Erdoğan, Trump'ın olumlu yaklaşımı doğrultusunda F-35'lerin teslimi gerçekleştiğinde bütün dünyanın ABD'nin verdiği sözü tuttuğunu göreceğini söyledi. Yerli savaş uçağı KAAN için ihtiyaç duyulan F110 motorları konusunu da Trump ile görüştüklerini ve olumlu bir yaklaşım aldıklarını ifade eden Erdoğan, savunma sanayisinde özellikle gemi inşa alanında fırkateyn, korvet ve denizaltı üretimi için ABD ile Türk tersanelerinde ortak adımların süratle atılacağını dile getirdi.

İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Türkiye'ye F-35 satılmaması yönündeki çağrılarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki açıklamanın da kendi dünyasında bir yeri olmadığını söyledi. Netanyahu'nun durumunun belli olduğunu, Miçotakis'in ise böyle bir yanlışa düşmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, komşu ülke Yunanistan'ın aldığı savunma araçlarına bugüne kadar karışmadıklarını belirterek Türkiye'nin bu sistemleri hem üretme hem de alma hakkına sahip olduğunu ifade etti.

"Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde Çelik Kubbe var"

Türkiye'nin hava savunma ağında tam bağımsızlık hedefine dikkati çeken Erdoğan, Çelik Kubbe projesinin NATO için de en güçlü caydırıcılık unsurlarından biri ve bölgesel bir güç simgesi olduğunu dile getirdi. Mavi Vatan kavramının sadece denizlerde değil, karasal ve iç sularda da isim olarak kararlılıkla kullanılmaya devam edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı, Baykar'ın dünya genelinden aldığı yoğun siparişlerin Türk savunma teknolojisinin başarısını kanıtladığını aktardı.

Ukrayna, Gazze, Lübnan ve Hürmüz Boğazı mesajları

Bölgesel kriz alanlarına ilişkin barış diplomasisi vurgusu yapan Erdoğan, Ukrayna savaşının 5. yılında bir kıyım makinesine dönüştüğünü belirterek adil bir barış için tarafları yeniden Türkiye'de bir araya getirmeye hazır olduklarını ifade etti. Zirvede Gazze'yi bir Orta Doğu felaketi olarak ısrarla işlediğini kaydeden Cumhurbaşkanı, Lübnan ve Gazze'deki katliamları hatırlatarak savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nın da bir savaş gölüne dönüşmesini istemediklerini ve bunun için gerekli adımları atacaklarını söyledi.

Ege Denizi, Ruhban Okulu, AB üyeliği, iç politika ve zirvenin renkli anları

Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile Ege Denizi'ndeki sorunları çözme konusundaki düşünceleri aynen paylaştığını belirten Erdoğan, ilk aşamada dışişleri bakanlarının görüşeceğini, ardından gerekirse liderler olarak masaya oturacaklarını ifade etti. Sorunları çözmenin birinci derecede liderlerin görevi olduğunu vurgulayan Erdoğan, casus belli tartışmalarının vatandaşları meşgul etmemesi gerektiğini kaydetti.

Ruhban Okulu konusundaki soruya da açıklık getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konunun Trump ile görüşmelerinde gündeme gelmediğini söyledi.

AB üyeliğinde 53 yıllık beklentinin bir zulme dönüştüğünü vurgulayarak kapıların artık aralanması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın da zirve kapsamında Ankara'da bulunduğunu aktardı. İç politikada terörsüz Türkiye sürecinin başarıldığını ve Doğu ile Güneydoğu'da huzur ortamının sağlandığını söyleyen Cumhurbaşkanı, zirvede liderlerin Mehteran Birliği karşılamasından hayranlıkla bahsettiklerini ve bazılarının "Biz sizin yeniçerilerinizi tanırız" esprisini yaptığını paylaştı.

Ankara 2026 yılı bitmeden iki dev zirveye daha ev sahipliği yapacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve organizasyonundaki başarısından ötürü İletişim Başkanlığı ve tüm görevlileri tebrik ederken, 2026 yılı bitmeden iki büyük organizasyonun daha düzenleneceğini duyurdu. Bu kapsamda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da, COP 31 İklim Zirvesi ise 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek.









beren.alpugan@haber365.com.tr