06.07.2026-13:24 (Son Güncelleme:06.07.2026-13:24)

1 santimetre toprak 500-1000 yılda oluşuyor

Ebru Kaçın, toprak korumanın öncelikli öneme sahip olduğunu vurguladı ve su tasarrufunun zorunluluk olduğunu belirtti.

Antalya Tarım Konseyi İcra Kurulu Üyesi Ebru Kaçın, "Bir santimetre kalınlığındaki toprağın oluşumu 500 ile 1000 yıl arasında değişiyor. Bu nedenle mevcut tarım topraklarımızı korumak zorundayız" dedi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem programının konuğu olan Kaçın, programda su, toprak ve iklim ekseninde tarımın geleceğini değerlendirdi. Antalya’nın bitkisel üretimde Türkiye’nin lider kentlerinden biri olduğunu belirten Kaçın, örtü altı üretimin yaklaşık yüzde 70’inin Antalya’da gerçekleştirildiğini ifade etti.

Yoğun üretimin sürdürülebilirliği için suyun, toprağın ve iklimin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çeken Kaçın, iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak bütüncül politikaların hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Toprağın oluşumunun yıllar sürdüğünü belirten Kaçın, son 20 yılda tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 17’sinin kaybedildiğini aktararak, "Türkiye’de ise son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım toprağı üretim dışına çıktı" dedi. Erozyon, plansız kentleşme ve tarım alanlarının farklı amaçlarla kullanılmasının önemli tehditler oluşturduğunu belirten Kaçın, tarım topraklarının milli bir anlayışla korunması gerektiğini vurguladı.

Bilinçsiz kimyasal kullanımının toprak sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Kaçın, zirai ilaçların mutlaka ziraat mühendislerinin önerileri doğrultusunda kullanılması gerektiğini kaydetti.

COP31 fırsata dönüştürülmeli
Kaçın, COP31 hazırlıkları kapsamında BATEM arazisindeki yaklaşık 300 dekarlık tarım alanının otopark olarak değerlendirilmesine ilişkin görüşlerini de paylaştı. Tarım topraklarının korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Kaçın, bölgede otopark yerine raylı sistem yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Kaçın, "COP31’in Antalya için önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin bilimsel veriler ışığında yönetilmesi gerektiğini" de sözlerine ekledi.

Tarımda su tasarrufu zorunluluk
Kaçın, Türkiye’deki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 80’inin tarımsal sulamada kullanıldığına dikkat çekerek, su tasarrufunun artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. Vahşi sulamaya karşı olduğunu belirten Kaçın, suyun üretim alanına ulaştıktan sonra mutlaka modern sulama yöntemleriyle kullanılmasının önemli olduğunu ifade etti.

Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘Su’ olarak belirlemesini de önemli bulan Kaçın, bu çalışmaların su yönetimi konusunda farkındalık oluşturacağını belirtti.

Ürün deseni suya göre planlanmalı
Kuraklık ve çölleşmenin Türkiye’nin önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Kaçın, su kaynaklarına göre üretim planlaması yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Kaçın, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin yaygınlaştırılması, ürün deseninin bölgenin su potansiyeline göre belirlenmesi ve tarımsal teknolojilerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Tropikal meyve üretiminin yer altı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Kaçın, kontrolsüz açılan kuyuların yer altı su seviyelerini hızla düşürdüğünü söyledi. Su kaynaklarının etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Kaçın, "Toprağı da suyu da doğru kullanmak zorundayız. Gelecek nesillere üretmeye devam edebilecekleri bir doğa bırakmak hepimizin sorumluluğudur" dedi.

ANTALYA TİCARET BORSASI (ATB) İLE ANTALYA TARIM KONSEYİ (ATAK) İŞ BİRLİĞİNDE HAZIRLANAN TARIM GÜNDEM PROGRAMININ KONUĞU, ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBE BAŞKANI VE ANTALYA TARIM KONSEYİ İCRA KURULU ÜYESİ EBRU KAÇIN OLDU. ATB BASIN DANIŞMANI VAHİDE YANIK'IN HAZIRLAYIP SUNDUĞU PROGRAMDA, SU, TOPRAK VE İKLİM EKSENİNDE TARIMIN GELECEĞİ KONUŞULDU.

Haber365
bilgi@haber365.com.tr