Ana Sayfa

Yunan basınında "Mavi Vatan" tedirginliği: Türkiye'nin Deniz Milli Parkı kararı Atina'yı karıştırdı

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Beren Alpuğan
Paylaş
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Kuzey Ege ile Fethiye-Kaş açıklarının "Deniz Milli Parkı" ilan edilmesi Atina’da büyük yankı uyandırdı. Yunan basınından To Vima, Ankara’nın bu adımla Ege Denizi’ni ortadan ikiye bölmeyi hedeflediğini ve Mavi Vatan doktrinini güçlendirdiğini yazdı.

Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz'de dengeleri değiştirecek stratejik bir adım atarak Fethiye-Kaş açıkları ile Kuzey Ege’deki stratejik alanları "Deniz Milli Parkı" ilan etti.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Muğla Fethiye-Antalya Kaş arasındaki deniz alanı ile Kuzey Ege'de sınırları belirlenen sahalar koruma altına alınarak "Deniz Milli Parkı" statüsüne kavuşturuldu. Türkiye'nin çevre koruma vizyonunu deniz yetki alanları politikasıyla buluşturan bu kritik hamle, Yunanistan’da geniş çaplı yankıya neden oldu.

Yunanistan merkezli To Vima gazetesi, Türkiye’nin bu adımını Atina’nın daha önce ilan ettiği "Deniz Mekânsal Planlaması"na doğrudan bir yanıt ve "Mavi Vatan doktrininin sahada pekiştirilmesi" olarak değerlendirdi.

Yunan basını Türkiye’nin Deniz Parkı Hamlesini "Türk Maksimalizm" olarak yorumladı

To Vima, Türkiye’nin kararını Atina yönetiminin Güney Ege’de ilan ettiği deniz parklarına ve hazırladığı "Deniz Mekânsal Planlaması"na doğrudan bir yanıt olarak değerlendirdi.

Atina'daki diplomatik kaynaklara dayandırılan analizlerde, özellikle Rodos ile Meis adaları arasında kalan park sahası "Türk maksimalizmi" olarak yorumlandı. Gazete, bu kadar geniş bir alanda fiilen çevre koruma kurallarının uygulanmasının imkânsız olduğunu iddia ederek, Türkiye'nin asıl amacının Meis Adası'nı Yunan anakarasından soyutlamak ve adaları 6 millik karasuları sınırına hapsetmek olduğunu savundu.

Haberde öne çıkarılan diğer başlıklar şu şekilde sıralandı:

1973 Hatırlatması ve TPAO: Kuzey Ege'de (Semadirek-Limni arası) ilan edilen parkın, 1973 yılında Taşoz açıklarında petrol bulunmasıyla TPAO'ya verilen arama ruhsatlarından bu yana süregelen kıta sahanlığı tezlerinin bir devamı olduğu belirtildi.

Mavi Vatan Doktrini: 2019'daki Türkiye-Libya Mutabakatı ile şekillenen Mavi Vatan yaklaşımının, UNESCO’ya sunulan gayriresmî haritaların ardından idari kararlarla pekiştirildiği öne sürüldü.

Zamanlama Ve Kablo Projesi: İlanın 15 Ağustos'un hemen ardından gelmesi; Fransız Meridiem şirketinin Yunanistan-Kıbrıs elektrik hattı projesine dahil olmasına ve Yunanistan'ın sonbaharda yayımlamayı planladığı NAVTEX ilanlarına bir ön alma hamlesi olarak nitelendirildi.

Atina Dışişleri'nden itiraz

Gelişmelerin ardından yazılı bir bildiri yayımlayan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, söz konusu deniz parklarının uluslararası suları ve Yunan kıta sahanlığını kapsadığını iddia ederek kararın hukuken "hükümsüz" olduğunu savundu.

Deniz Hukuku'na göre hiçbir ülkenin ulusal yetki alanı dışında tek taraflı koruma alanı ilan edemeyeceğini belirten Atina, Türkiye'nin bu adımının iki ülke arasındaki iyi komşuluk ilişkilerine katkı sağlamadığını ileri sürdü.

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan