YÖK’ten üniversitelere “Terörsüz Türkiye” çağrısı: Akademik çalışmalar artırılacak
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’nin terör ve şiddetten arındırılması, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecine üniversitelerin bilimsel çalışmalarla katkı sunmasını istedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın imzasıyla tüm üniversitelere gönderilen yazıda, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, topluma katkı sağlayan çalışmalarıyla da toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli bir role sahip olduğu belirtildi.
Farklı disiplinlerden araştırmalar yapılacak
Yazıda, “Terörsüz Türkiye” hedefinin tek bir alanla sınırlı olmadığına dikkat çekilerek sürecin sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla ele alınması istendi.
Bu kapsamda üniversitelerin kendi akademik birikimleri ve öncelikleri doğrultusunda araştırma ve bilimsel çalışmalar yürütmesi, panel, konferans ve çalıştaylar düzenlemesi önerildi. Ortaya çıkacak bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılmasının da sürece katkı sağlayacağı ifade edildi.
Özvar: Terörün kaybettirdiği enerji bilime yönelmeli
YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’nin geçmişte terör nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin ülkenin geleceği ve gençler açısından önemine vurgu yaptı.
Özvar, terörün sona ermesinin Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağı ve ekonomik potansiyelin daha etkin kullanılmasına imkan sağlayacağını belirterek, ülkenin imkan ve enerjisinin bilim, eğitim, üretim ve kalkınmaya yönelmesi gerektiğini ifade etti.
Üniversiteler toplumsal huzurun merkezinde
Özvar, üniversitelerin toplumsal huzur ve kardeşliğin güçlendirilmesinde önemli sorumluluk taşıdığını belirtti. Milyonlarca gencin üniversitelerde eğitim alarak geleceğe hazırlandığını hatırlatan Özvar, yükseköğretim kurumlarını gençlerin ortak geleceği inşa ettiği önemli alanlar olarak nitelendirdi.
Üniversitelerin sürece yalnızca destek vermesinin yeterli olmayacağını belirten Özvar, bilgi, bilim ve araştırma yoluyla kalıcı toplumsal huzurun oluşmasına katkı sunulması gerektiğini kaydetti.