Ana Sayfa

Yapay zekâ kadın istihdamında yeni dinamikler yaratıyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Haber365 Editör
Paylaş
Yapay zekâ, kadın istihdamında riskler ve fırsatlar sunuyor; eğitim ve politikalar, eşitlik sağlamak için kritik öneme sahip.

Yapay zekânın iş gücü piyasasında yarattığı dönüşüm, kadın istihdamında yeni riskleri ve fırsatları beraberinde getiriyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç Subaşı, yapay zekânın mevcut eşitsizlikleri derinleştirme potansiyeline dikkat çekiyor. Ayrıca doğru eğitim ve istihdam politikaları uygulandığında kadınlar için yeni kariyer olanakları oluşturulabileceğini vurguluyor.

Mevcut eşitsizlikler ve yapay zekâ

Dr. Tunç, kadınların sekreterlik, büro hizmetleri ve insan kaynakları gibi otomasyona açık alanlarda yoğunlaşmasının, cinsiyete dayalı mesleki ayrışmanın bir sonucu olarak öne çıktığını belirtiyor. Yapay zekânın kadın istihdamını erkeklerden daha çok etkileyebilme ihtimalinin, yalnızca teknolojik bir evrim olarak ele alınmaması gerektiğini ifade eden Tunç, mevcut iş gücü yapısının da cinsiyet eşitsizliği üzerine inşa edildiğini aktarıyor.

Güvencesiz çalışma riskleri

Yapay zekânın bazı mesleklerde iş kaybına neden olabileceği gibi, çalışma şartlarını da değiştireceğini belirten Tunç, kadınların daha güvencesiz ve düşük ücretli pozisyonlarda kalma ihtimalinin arttığını vurguluyor. Bu durumun kadınların istihdam oranlarını daha da düşürebileceğini ve kadın emeğinin görünmez hale gelmesine yol açabileceğini kaydediyor.

Teknolojik dönüşümün yalnızca tehditler üzerinden değerlendirilmesinin eksik olacağını belirten Tunç, yapay zekânın rutin görevleri üstlenmesinin, çalışanların analiz ve problem çözme alanlarına yönelmesini sağlayabileceğini vurguluyor.

Fırsatlar ve çözüm yolları

Yapay zekâ eğitimi ve dijital becerilerin güçlendirilmesi ile kadınlar için yeni meslek alanlarının açılabileceğini ifade eden Tunç, bu fırsatların eşit biçimde dağılmayacağını yineliyor. Kadınların sadece yapay zekayı kullanan çalışanlar değil, aynı zamanda bu teknolojilerin tasarım ve yönetim aşamalarında da yer alması gerektiğinin altını çiziyor.

Özellikle, kadınların yapay zekâ dönüşümüne hazırlanmalarının tek başına bireysel bir çaba olmadığını, bu konuda toplumsal destek mekanizmalarının kurulmasının önem taşıdığını belirten Tunç, eğitim ve yeniden yetkinlik kazandırma programlarının erişilebilir olması gerektiğini vurguluyor. Destek mekanizmalarının eksikliği nedeniyle kadınların bu dönüşüm sürecinde dezavantajlı bir konumda kalmamaları önem taşıyor.

Üniversitelerde müfredat dönüşümü

Yükseköğretim kurumlarının da yapay zekâ dönüşümüne hazırlanması gerektiğini belirten Tunç, sadece birkaç teknik ders eklemenin yeterli olmayacağını dile getiriyor. Öğrencilerin yapay zekânın nasıl çalıştığını, sosyal ve ekonomik etkilerini anlamalarının sağlanması gerektiğini aktararak, eğitim sisteminin sadece teknik bilgilerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor. Cinsiyet eşitliği ilkesinin müfredatın bir parçası haline gelmesi gerektiğine dikkat çeken Tunç, üniversitelerin öğrencileri toplumsal eşitsizliklerle ilgili farkındalığa sahip bireyler olarak yetiştirmeleri gerektiğini vurguluyor.

Sonuç olarak, yapay zekânın kadın istihdamındaki etkileri, hem riskler hem de fırsatlar barındırıyor. Eğitimden istihdama kadar uzanan süreçte eşitlikçi bir yaklaşım benimsemek, kadınların bu dönüşümden olumlu etkilenmelerini sağlayabilir.

İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör