Ana Sayfa

Ukrayna’dan Hürmüz’e Avrupa’da savaşın ayak sesleri ve Türkiye'nin kritik sınavı

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Haber365 Editör
Paylaş
Ömür Çelikdönmez, kaleme aldığı analiz yazısında Avrupa'nın yeni bir bölgesel ve küresel savaş ihtimaline karşı askeri, toplumsal ve ekonomik boyutlarda teyakkuza geçtiğini vurguladı. Ukrayna krizinden Hürmüz Boğazı'na kadar uzanan gerilim hattını değerlendiren Çelikdönmez, Türkiye'nin Mavi Vatan ve Boğazlar ekseninde karşılaşabileceği stratejik sınavlara dikkat çekti

Avrupa güvenlik mimarisi, kışla sınırlarını aşarak toplumsal dayanıklılık ve kriz hazırlığı üzerine yeniden inşa ediliyor. İngiltere Genelkurmay Başkanı Hava Mareşali Sir Richard Knighton ile Almanya Genelkurmay Başkanı General Carsten Breuer'in kaleme aldığı ortak makale ve Avrupa merkezli dev askeri tatbikatlar, kıtanın uzun süreli ve yüksek yoğunluklu bir çatışma senaryosuna ciddiyetle hazırlandığını gösteriyor.

İngiltere ve Almanya’dan toplumsal savunma çağrısı

Avrupa’daki güvenlik yaklaşımının temelinde, olası bir savaş durumunda cephe ile cephe gerisi arasındaki sınırın ortadan kalkacağı öngörüsü yatıyor. İngiliz ve Alman ordularının tepe isimleri; siber saldırılar, liman sabotajları ve deniz altı haberleşme kablolarının kesilmesi gibi hibrit tehditlere karşı sadece orduların değil; hastanelerin, enerji şebekelerinin, ulaşım ve haberleşme altyapılarının kesintisiz çalışmasını sağlayacak "toplumun tamamını kapsayan" bir savunma modelini savunuyor.

Almanya "Avrupa'nın lojistik üssü" konumunda

2026’nın ilk aylarında icra edilen Steadfast Dart tatbikatı, NATO kuvvetlerinin kriz bölgelerine intikal hızını sınadı. Tatbikatta Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının Almanya’ya intikal etmesi, Ankara'nın Avrupa savunma planlamasındaki kritik kapasitesini bir kez daha ortaya koydu.

Olası bir Doğu Avrupa çatışmasında Almanya; liman, demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla Batı’dan gelen takviye birliklerin Polonya ve Baltık ülkelerine sevk edileceği temel ikmal merkezi rolünü üstleniyor. AB’nin "Hazırlık 2030" programı kapsamında 800 milyar avroluk savunma harcaması potansiyeli yaratma hedefi de bu askeri hazırlıkların ekonomik ayağını oluşturuyor.

Hürmüz ve Yemen hattı: Enerji güvenliği tehlikede

Savaş riskini tırmandıran en büyük etkenlerden biri de enerji hatlarındaki istikrarsızlık. Küresel petrol ve doğal gaz geçişinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve Yemen'de yoğunlaşan çatışmalar, Avrupa'yı doğrudan yükselen maliyetler ve alternatif kaynak arayışıyla vuruyor.

Rus enerjisinden uzaklaşmaya çalışan Avrupa kıtası; yüksek enerji maliyetleri, artan hayat pahalılığı ve devasa savunma harcamaları kıskacında toplumsal ve siyasi dayanıklılık sınavı veriyor.

Türkiye’nin önündeki askeri ve ekonomik sınav: Montrö ve milli güvenlik

Türkiye; NATO üyeliği, Karadeniz kıyıları ve Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliği nedeniyle Avrupa merkezli bir tırmanmadan en hızlı etkilenecek ülkelerin başında geliyor.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanması Karadeniz’deki dengelerin korunması açısından hayati bir araç olarak öne çıkarken, çatışmaların Türkiye'ye olası ekonomik etkileri (enerji fiyatları, navlun giderleri, turizm ve ihracat kayıpları) daha kriz kapıya dayanmadan hissedilebilir. Ankara'nın askeri savunma hazırlıklarını güçlü bir ekonomik dayanıklılık ve finansal güvenlik altyapısıyla desteklemesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör