Türkiye Suudi Arabistan’a askeri yardım mı yapacak?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı televizyon programında bölgesel güvenlik ve küresel gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini hedef alan saldırılara dikkat çeken Bakan Fidan, özellikle Mekke'ye yönelik petrol altyapısını hedef alan eylemleri sert bir dille kınadı. Mekke İttifakı'nın oyun değiştirici bir platform olduğunu belirten Fidan, "Bizim anlaşmamızda müttefiklik var, sözümüzün eriyiz. Askeri ve teknik ihtiyaçları karşılama yönünde sıkıntımız olmaz. Mekke İttifakı bölgeye açık, bölgesel sorunlara çözüm arayışından doğan güçlü bir iradedir" değerlendirmesinde bulundu.
"Suriye'de görüşmemiz gereken çok sayıda başlık var"
Suriye ile yürütülen diplomatik temaslara da değinen Fidan, 911 kilometrelik sınır hattındaki istikrarın Türkiye için hayati olduğunu belirterek, Suriye tarafında SDG'nin entegrasyon sürecine ilişkin kontrollü bir ilerleme arzusu görüldüğünü ve şartlar tamamlanana kadar takibin süreceğini aktardı.
Fidan şu ifadeleri kullandı: "Suriye'de görüşmemiz gereken çok sayıda başlık var. Düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi gerekiyor. Dışişleri Bakanları olarak bizlerin iki devlet arasında yürüyen çok sayıdaki projeyi yakından takip etmemiz ve sürekli bir araya gelmemiz gerekiyor. Suriye ile 911 kilometrelik sınırımız var. Oradaki istikrar, barış, huzur kalkınma bizim için de önemli. Cumhurbaşkanımızın mesajları vardı onları ilettim sayın Şara'ya. Bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele dahil birçok konuyu konuştuk"
"İsrail sadece bölgeye değil, tüm dünyaya tehdit"
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun iç siyasetteki konumunu güçlendirmek adına Türkiye düşmanlığını kullandığını ve provokatif bir tutum sergilediğini dile getiren Fidan, İsrail'in mevcut politikalarıyla yalnızlaşacağını söyledi. Hamas'ın üzerine düşeni yapmasına rağmen İsrail'in Gazze'deki barınma malzemeleri ile prefabrik yapıların girişini engelleyerek süreci tıkadığını vurguladı.
Körfez'deki gerilim ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığa da değinen Dışişleri Bakanı, krizin ekonomik yansımalarının tolere edilebilir seviyeyi aştığını ifade etti. Karadeniz'deki gerginlik konusunda ise tahıl sevkiyatının önceliklendirildiği makul bir çözüm teklifini her iki tarafa da ilettiklerini duyurdu.
"İsrail'in tıkayıcı rolü devam ediyor"
Gazze ve Batı Şeria’daki son durumu da aktaran Bakan Fidan, "Birinci aşamadan ikinci aşamaya geçilemiyor. Hamas tarafı bir noktada üzerine düşenleri zorlu da olsa yaptı. İsrail yapmadı ve yeni talepler getiriyor. Bu ay bu anlaşmanın hayata geçirilmesinin üzerinden bir ay geçmiş olacak. Buradaki kilitlenmenin aşılması gerekiyor ama İsrail'in tıkayıcı rolü devam ediyor. İnsani yardım konusunda istenilen hızda adım atıldığını görmüyoruz. Barınma konularının hayat geçmesi gerekiyor. İsrail bazı barınma malzemelerinin ve prefabrik yapıların içeri girmesine izin vermiyor. Hamas'ın karakterinden dolayı birçok Arap ülkesi şerh koymuş durumda oraya" dedi.
Karadeniz’de yaşanan karşılıklı saldırılar hakkındaki soru üzerine Bakan Fidan, "Kalıcı sonuç üretmesi an itibariyle biraz zor gözüküyor. Savaşı yok ediciliğini bütün tarafların yeter miktar tanıyıp artık sönümlenen bir savaşa mı gideceğiz, yoksa makul yerde buluşup daha fazla birbirimizi yok etmeyelim mi diyeceğiz. İki tarafa da bir teklif gönderdik, cevap bekliyoruz. Birinci öncelik tahılın Karadeniz'den çıkarılması. Tahıl enerjinin aksine her iki ülkenin de sattığı bir ürün" ifadelerini kullandı.
Ege'de Yunanistan siyasetine tepki, BM'de yapay zeka mesajı
Yunan iç siyasetinde Türkiye kartının bir seçim malzemesi olarak kullanılmasını eleştiren Fidan, resmi kanallardaki anlayış birliğine odaklandıklarını ancak Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik ekiplerinin her türlü maceracı adıma karşı teyakkuzda olduğunu hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmaya dikkat çeken Fidan, konuşmada insanlık değerlerinin yanı sıra insanlığın ilk defa ortak risk olarak karşı karşıya kaldığı yapay zeka teknolojisine dair stratejik mesajlar verileceğini açıkladı. Yapay zekanın bir ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini belirten Fidan, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ortak büyük veri merkezleri kurarak kendi teknolojisini geliştirmesinin şart olduğunu sözlerine ekledi.
"ABD-İran krizi artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı"
ABD-İran görüşmelerinde son bir kaç aydır bir tıkanma olduğunu dile getiren Fidan, "Girişim çok ama bunların muhatapları tarafından kabul görmesi gerekiyor. Babülmendep ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Giderek daha karmaşık hale geliyor. İşleyen süreci iki tarafta kendi lehine yorumlamaya başladı. Yeni teklifler varsa umarım kabul ederler. Yoksa kriz belli yere kadar tolere edildi ama ekonomik yansımaları artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Kürsüsünden yapay zeka risklerine dikkat çekecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda vereceği küresel mesajların detaylarını paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya sorunlarına getirdiği çözüm önerilerinin tüm dünyada yakından takip edildiğini belirten Fidan, konuşmada insanlık değerlerinin yanı sıra teknolojik dönüşümün getirdiği küresel tehditlere de vurgu yapılacağını söyledi.
Bakan Fidan, "Yapay zeka konusunda insanlığın ilk defa gelecek riskleri önceden bu kadar görüp ortak adım atması gerekeceği bir durumdayız. Cumhurbaşkanımızın buna yönelik de önemli bir mesajı olacak" ifadelerini kullandı.
"Yapay zeka sıradan bir rekabet değil, ulusal güvenlik meselesidir"
Yapay zeka teknolojilerinin gelecekte bir yaptırım aracına dönüşebileceği uyarısında bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin acilen bu alanda milli bir seferberlik başlatması gerektiğini vurguladı. ABD ve Çin’in kendilerini bu yeni çağa hazırladığını belirten Fidan, sürecin sanayi devriminden çok farklı işleyeceğini kaydetti:
"Diğer ülkeler aynı nükleer silahlarda olduğu gibi ya sahip olacaksınız o teknolojiye ya da sahip olmayacaksınız. Yapay zeka o kadar fazla hayata girecek ki ABD size bir yaptırım uygulayacağı zaman yapay zekadan kesecek sizi. Bu sıradan bir teknolojik rekabet değil; ulusal güvenlikle ilgili, çok yukarıdan bakmamız gereken bir konu."
Bölgesel veri merkezleri ve Terörsüz Türkiye süreci
Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmak için bölgesel işbirliklerinin önemine değinen Fidan, büyük veri merkezlerinin tek başına kurulmasının zorluğuna işaret ederek bölge ülkeleriyle ortak adımlar atılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Son olarak yurt dışı temaslarında "Terörsüz Türkiye" sürecinin ciddi bir yankı bulduğunu aktaran Bakan Fidan; Suriye ve Irak'ın artık bünyelerinde silahlı grupların varlığına izin vermediğini, bu durumun terörün kalıcı olarak gündemden çıkarılması adına tarihi bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA