Türkiye-Libya Anlaşması Yunan diplomasisini hareketlendirdi: Bakan Fidan’dan Atina’ya net şart
Doğu Akdeniz'deki dengeleri etkileyen onay kararının ardından Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis uluslararası mekanizmaları harekete geçireceklerini duyururken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Doğu Akdeniz'deki denizaltı kablo projesinden (GSI) Ege'deki statükoya kadar kritik başlıklarda Ankara'nın pozisyonunu açık bir dille özetledi.
Doğu Akdeniz'de kablo hattı şartı: "Sözlü değil, koordinatlı yazılı bildirim istiyoruz"
Avrupa Politika Merkezi (EPC) temasları kapsamında Brüksel'de Yunan "Ta Nea" gazetesinin sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan-Kıbrıs Elektrik Bağlantısı (GSI) projesine ilkesel olarak karşı çıkmadıklarını belirtti. Ancak deniz sahasındaki araştırmalar için kırmızı çizgiyi çizen Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Kabloya itirazımız yok. Ancak bir gemi denizde araştırma yaptığında, statükonun yanlış bir şekilde bozulmaması için araştırma ve koordinatlar hakkında bize sadece sözlü değil, yazılı bir bildirim göndermesini rica ediyoruz. 'Bu alanda belirli adımlar atacağız, koordinatlar burada' denmesini istiyoruz. İstediğimiz tek şey bu. Yeni bir statüko oluşturmaya çalışılmasın."
Fidan ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile yaptığı görüşmede rasyonel bir teklif sunduğunu hatırlatarak; 2 milyar avrodan fazla harcama yapıp 2.000 kilometre öteden kablo çekmek yerine, Türkiye anakarasından sadece 70 mil uzaklıktan Ada'daki tüm nüfusa (Rumlar ve Türkler) su, elektrik ve doğal gaz sağlanabileceğini ilettiğini açıkladı.
Casus Belli ve Yunan İç Siyasetine "Aspirin" Benzetmesi
Ege'deki 12 mil tartışmaları ve TBMM'nin 1995 tarihli deklarasyonuna ("Casus Belli") değinen Bakan Fidan, bu durumun Yunanistan tarafından bir "savaş tehdidi" olarak lanse edildiğini ancak gerçeğin farklı olduğunu belirtti. Bildirinin ihtiyati bir adım olduğunu ve barışın korunmasına katkı sağladığını söyleyen Fidan, Yunan iç siyasetini şu sözlerle eleştirdi:
"Yunan iç siyasetinde Türkiye'ye karşı bir doz söylem gerekiyor. Aspirin gibi... Türkiye olmadan Yunan iç siyaseti var olamaz. Bu durum, sorunları çözmek için cesur kararlar alınmasını engelliyor. Yunan hükümetleri soruna nasıl yaklaşacaklarını biliyor ancak siyasi bedeli ödeyemiyorlar. Sorunu çözmek için gereken siyasi iradeye sahip tek kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır. Yunan dostlarıma tavsiyem; o hâlâ görevdeyken bu fırsatı değerlendirin."
Fidan, Yunan basınında iddia edilen "Mavi Vatan yasa tasarısı" gibi bir Meclis gündeminin de bulunmadığını sözlerine ekledi.
Yunanistan'dan müttefiklere çağrı: "Mutabakat hukuki sonuç doğurmaz"
Atina tarafında ise Doğu Libya Parlamentosu'nun Türkiye-Libya Anlaşması'nı onaylaması geniş yankı uyandırdı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis katıldığı radyo yayınında, anlaşmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu öne sürerek uygulanmasını engellemek için AB ve uluslararası kuruluşlar nezdinde girişim başlattıklarını duyurdu.
Anlaşmanın uygulanma imkanı bulunmadığını iddia eden Yerapetritis, Yunanistan'ın Girit'in güneyinde karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını saklı tuttuğunu ve bunu kendi belirleyecekleri zamanda yapacaklarını savundu.