Süleymancıların yapılanma şeması deşifre edildi: Cemaatin kasası Mustafa Çelik itirafçı oldu
Aydınlık gazetesinden Kaan Arslan'ın haberine göre, Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik yürütülen soruşturmada tutuklanan ve cemaatin "kasası" olarak bilinen Mustafa Çelik, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı oldu. Merhum Arif Ahmet Denizolgun’un liderliği döneminde yapının en etkili isimlerinden biri olan ve 2009-2016 yılları arasında cemaat şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Çelik, 23 Ekim’de verdiği ayrıntılı ifadesinin ardından tahliye edildi. İtirafçı Çelik, savcılık makamına sunduğu beyanlarda Süleymancıların idari ve mali yapılanma şemasından yurt dışı paralarının Türkiye'ye aktarılma yöntemlerine kadar birçok kritik detayı tek tek deşifre etti.
Çift Başlı Yönetim ve Hücre Tipi Sohbet Grupları
İtirafçı Mustafa Çelik’in ifadelerine göre, Alihan Kuriş liderliğindeki cemaatin genel yapılanması idari ve mali olmak üzere iki ana merkez üzerinden sevk ve idare ediliyor. Yapılanmada idari işlerin başında Fahri Candemir yer alırken, mali mekanizmanın sevk ve idaresini ise Hilmi Tuna Kuriş yürütüyor. Yapıya kazandırılan her bireyin doğrudan "sohbet gruplarına" dahil edildiğini aktaran Çelik, her sohbet grubunun üyelerin ikametgâhları dikkate alınarak en yakın yurda bağlandığını belirtti. Bu gruplara yurt mesulünün onayıyla bir hoca atandığını vurgulayan Çelik, yeni kişilerin sohbet ortamına katılımının ancak mevcut üyelerin referansıyla mümkün olduğunu, elini kolunu sallayan veya sıradan kişilerin bu gruplara girmesinin kesinlikle imkansız olduğunu dile getirdi.
Dernek maskeli yurtlar ve Ümraniye kayıt sistemi
Cemaat içindeki dernek ve yurt yapılanmasının işleyişini de detaylandıran Çelik, sohbetlere katılan kişilerden burs, teberru, kurban, zekât, fitre ve yurt aidatları adı altında yardımlar toplandığını kaydetti. Her yurdun kağıt üzerinde bağımsız bir dernek olarak kurulduğunu ve taşınmazların bu derneklerin öz malı olarak tescil edildiğini aktaran Çelik, derneklerin gerçek sevk ve idaresinin ise Ümraniye'deki genel merkez tarafından atanan yurt mesulü tarafından yürütüldüğünü söyledi. Hiyerarşik sistemde yurt mesulü Mıntıka Mesulüne, mıntıka mesulü ise il ölçeğinde yetkili olan Bölge Mesulüne bağlı olarak faaliyet gösteriyor. İstanbul'un stratejik önemi nedeniyle Anadolu ve Avrupa Yakası olarak iki ayrı bölgeye ayrıldığını belirten Çelik, bölge mesullerinin cemaat liderinin onayıyla doğrudan atandığını ve tüm bilgilerin Ümraniye kayıtlarında tutulduğunu ifade etti.
İdari ve mali kanadın yönetici kadrosu
Soruşturma dosyasına giren ifadelerde, yapının idari ve mali kanadında görev alan üst düzey kadrolar da ayrıntılarıyla yer aldı. İdari yapılanma kanadında Özel Kalem Müdürü Fahri Candemir, İstanbul Anadolu Sorumlusu Recep Okumuşlar, İstanbul Avrupa Sorumlusu Süleyman Kahraman, Eski İstanbul Avrupa Sorumlusu Yusuf Büyükgöze, Antalya Sorumlusu İsa Çardak, Eski Antalya Sorumlusu Süleyman Keşkekçi, Eski Kütahya Sorumlusu İsmail Hakkı Akgün, Gaziantep Sorumlusu Süleyman Hilmi Atılgan ve Samsun Sorumlusu Bekir Hacıoğlu ile birlikte Mehmet Bozpınar, Ahmet Dinçer, Abdullah Kırmızı ve 81 ilin bölge sorumluları bulunuyor. Mali yapılanma kanadında ise Hilmi Tuna Kuriş, İsa Ateş, İrfan Yılmaz, Fahri Doğan, Taner Çetin, Danyal Aratekin, Muharrem Hilmi Akbulut, Ömer Sipahioğlu, Hikmet Alp, Murat Arı, Adem İlhan, Muhsin Varol, Hilmi Süleyman Yılmaz, Şemsi Kopuz, Mahmut Bilgili, Salih Torun ve Abdullah Özvan Yavuz gibi isimler görev alıyor.
Dubai hattı ve SİPAY üzerinden yürütülen kara para trafiği
İfadesinde mali sistemin işleyişine ve yurt dışı finans trafiğine dair somut örnekler veren Mustafa Çelik, operasyonel mali işlemlerin doğrudan Taner Çetin tarafından yürütüldüğünü, sistemin arkasındaki "üst aklın" ise Ömer Sipahioğlu olduğunu öne sürdü. Yurt dışı kaynaklı fonların vergi mevzuatına takılmadan Türkiye'ye aktarılması için Dubai merkezli şirketlerin, ödeme kuruluşlarının ve kuyumcu ağlarının kullanıldığını iddia eden Çelik, Dubai’de şirket kurulmasının temel nedeninin vergi istisnaları olduğunu belirtti. Yurt dışı ödemeleri için Dubai’deki şirket üzerinden İstanbul’daki Hisar Turizm’e kesilen hizmet faturaları ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden alınan hizmetler neticesinde oluşan net kârın vergisiz olarak muhafaza edildiğini aktaran Çelik, bu kaynakların daha sonra SİPAY ödeme kuruluşu ve kuyumcular aracılığıyla Türkiye’ye sokulduğunu ve tüm bu çarkın Ömer Sipahioğlu ile Taner Çetin'in kontrolünde yürütüldüğünü bildirdi.