Ana Sayfa

Soner Yalçın’dan Yeni Parti’ye Neoliberalizm Eleştirisi

Giriş: Okuma: ~1 dk Editör: Neşe Aslan
Paylaş
Gazeteci ve yazar Soner Yalçın, CHP'den ayrılan grubun kurduğu "Yeni Parti" ismini ideolojik açıdan değerlendirdi. Yalçın, "yeni" kavramının son 40 yılda neoliberal politikaların en güçlü söylemlerinden biri haline geldiğini savunarak, bu tercihin yalnızca bir isim değişikliği olarak görülemeyeceğini öne sürdü.

Odatv'de yayımlanan yazısında Soner Yalçın, CHP'den ayrılan milletvekillerinin kurduğu siyasi oluşumun "Yeni Parti" adını almasını analiz etti.

İlk etapta bu ismin geçici olacağını düşündüğünü belirten Yalçın, partinin resmi olarak bu isimle kurulmasının ardından "yeni" kavramının siyasal tarih içindeki anlamına dikkat çekti.

"Neoliberal dönüşümün sembolü haline geldi"

Yalçın, "yeni" kelimesinin yalnızca bir değişim vaadini ifade etmediğini, neoliberal dönüşümün kendisini topluma kabul ettirmesinde kullanılan güçlü bir ideolojik araç olduğunu savundu.

Yazısında Ronald Reagan ve Margaret Thatcher dönemindeki "Yeni Sağ" anlayışını örnek gösteren Yalçın, devletin ekonomideki rolünün azaltılması, özelleştirmeler ve küresel piyasa politikalarının "yenilik" söylemiyle meşrulaştırıldığını ileri sürdü.

Sosyal demokrat partileri örnek gösterdi

"Yeni" söyleminin zamanla muhafazakâr siyasetin dışına çıkarak sosyal demokrat partiler tarafından da benimsendiğini ifade eden Yalçın, Tony Blair'in "Yeni İşçi Partisi", Bill Clinton'ın "Yeni Demokratlar" ve Gerhard Schröder'in "Yeni Merkez" yaklaşımlarını örnek gösterdi.

Bu süreçte farklı siyasi geleneklerin ortak bir siyasal dil oluşturduğunu savunan Yalçın, "yeni" kavramının küresel ölçekte benzer politikaların simgesi haline geldiğini öne sürdü.

"Değişen çoğu zaman sadece kavramlar oldu"

Yazısında Luc Boltanski, Eve Chiapello, Noam Chomsky ve Slavoj Žižek gibi düşünürlerin görüşlerine de yer veren Yalçın, "yenilik" söyleminin çoğu zaman mevcut ekonomik ve siyasal düzeni meşrulaştıran bir işlev gördüğünü dile getirdi.

Neşe Aslan
Editör: Neşe Aslan