Sayıştay'dan İBB'nin 94 milyonluk tatlı ihalesine inceleme: 4 kata varan fiyat farkı
Sayıştay Başkanlığının İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik 2025 yılı denetim raporunda, belediyenin mart ve nisan aylarında gerçekleştirdiği şerbetli tatlı alımına ilişkin bulgular yer aldı. Pazarlık usulüyle yapılan 94 milyon 815 bin 200 liralık ihalede, yaklaşık maliyetin gerçekçi belirlenmediği ve bazı ürünlerin diğer dönemlerdeki alımlara göre yüksek fiyatlarla temin edildiği belirtildi.
Denetimde ayrıca ihaleye katılımın sınırlı kaldığı ve sözleşmede alt yüklenici çalıştırılması yasak olmasına rağmen işin fiilen başka bir şirket tarafından gerçekleştirildiği yönünde tespitlerde bulunuldu.
Tatlı alımında 4 kata varan fiyat farkı
Sayıştay raporunda, pazarlık usulüyle gerçekleştirilen alımdaki birim fiyatlar, sonraki dönemde yapılan açık ihale fiyatlarıyla karşılaştırıldı.
Buna göre tel kadayıfın kilogramı 168 lira yerine 660 liradan, trileçe 225 lira yerine 660 liradan, soğuk baklava 506 lira yerine 1.200 liradan satın alındı.
Şekerparenin 202 lira yerine 460 liradan, sütlü nuriyenin ise 506 lira yerine 900 liradan temin edildiği belirlendi.
En yüksek fark tel kadayıfta görülürken, ürünün yaklaşık 3,9 katına satın alındığı kaydedildi.
İhaleye yalnızca iki firma teklif verdi
Denetim raporuna göre İBB, tatlı alımına ilişkin yaklaşık maliyeti belirlemek amacıyla dört firmadan fiyat teklifi aldı. Ancak daha önceki sözleşmelerde aynı ürünler için ödenen bedeller hesaplamaya dahil edilmedi.
Fiyat teklifi alınan şirketlerden üçü ihaleye davet edilirken, yalnızca ikisi teklif sundu.
Sayıştay, piyasada faaliyet gösteren diğer firmaların davet edilmemesinin rekabet ve eşit muamele ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti. Sonraki açık ihalelerde ürünlerin daha düşük fiyatlardan alınabilmesi de yaklaşık maliyet hesabının piyasa koşullarını yeterince yansıtmadığı yönünde değerlendirildi.
1.200 liradan alınan soğuk baklava için yaklaşık 900 bin lira ödendi
Raporda, soğuk baklava alımına ilişkin ayrıntılara da yer verildi.
Önceki dönemde kilogramı 370 liradan alınan soğuk baklavanın pazarlık usulü ihalede 1.200 liradan temin edildiği belirtildi.
İBB, Sayıştay'a verdiği yanıtta yüksek bedelli soğuk baklavanın menülere dahil edilmediğini bildirdi.
Ancak denetimde söz konusu üründen 748,20 kilogram alındığı ve toplam 897 bin 840 lira ödeme yapıldığı tespit edildi.
İhaleyi kazanan şirketin tek sigortalı çalışanı olduğu belirlendi
Sayıştay'ın incelemesinde, tatlı alımını üstlenen şirketin faaliyet merkezinin Muş'ta bulunduğu ve sözleşme süresince yalnızca bir sigortalı çalışanının olduğu belirlendi.
Ayrıca yüklenicinin sunduğu yetkili satıcı belgesinin önceki ihaleyi kazanan şirket tarafından düzenlendiği, teslimatlarda kullanılan aracın da aynı firmaya ait olduğu tespit edildi.
Sayıştay, yüklenicinin mevcut personel ve teknik kapasitesiyle sözleşme kapsamındaki ürünleri kendi imkânlarıyla üretip teslim etmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Raporda, alt yüklenici çalıştırılması yasak olmasına rağmen işin esaslı bölümünün başka bir şirket tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.
İBB'den fiyat farklarına ilişkin açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sayıştay'ın bulgularına verdiği yanıtta ihale işlemlerinin mevzuata uygun yürütüldüğünü savundu.
Belediye, alımın Ramazan döneminde iki aylık olarak gerçekleştirildiğini, bu süreçte ürünlerin yüzde 72'sinin tek kullanımlık plastik ambalajla istendiğini belirtti.
Sonraki açık ihalede bu oranın yüzde 5 olduğunu bildiren İBB, ürünlerin yaklaşık yüzde 70'i için porsiyonluk paketleme, etiketleme ve kolileme işlemleri gerektiğini ifade etti.
Belediye, fiyat farklılıklarının ambalaj, işçilik ve lojistik maliyetlerinden kaynaklandığını açıkladı.
Alt yüklenici konusundaki eleştirilere de yanıt veren İBB, yüklenicinin ürünleri yetkili satıcı olarak temin ettiğini ve başka üreticilerden ürün satın alınmasının ticari hayatın olağan bir parçası olduğunu savundu.
Sayıştay, belediyenin açıklamalarını yeterli bulmadı
Sayıştay, İBB'nin savunmasını değerlendirdiği bölümde, ambalajlama zorunluluğu bulunmayan ürünlerde de yüksek fiyat farklarının görüldüğüne dikkat çekti.
Önceki alım fiyatlarının yaklaşık maliyet hesabına dahil edilmemesinin piyasa rayicini yansıtmayan bir sözleşme bedelinin ortaya çıkmasına neden olduğu belirtildi.
Alt yüklenici konusunda da mevcut tespitlerini koruyan Sayıştay, kamu alımlarında yaklaşık maliyetlerin gerçekçi belirlenmesi, yeterli rekabet ortamının sağlanması ve yüklenici firmaların teknik yeterliliklerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.