Sanatçı Akif Ören: kaligrafi, insanın ruhunu eğiten ve sabrı öğreten bir sanattır
Kütahya’da uzun yıllardır kaligrafi sanatıyla ilgilenen ve bu alanda eğitimler veren Akif Ören, kaligrafinin yalnızca estetik bir yazı biçimi olmadığını, aynı zamanda insanın ruh dünyasını geliştiren önemli bir sanat dalı olduğunu belirtti.
Ören, Kütahya’da kaligrafiye yeterli ilginin gösterilmediğini ifade ederek, bu sanatın gelecek nesillere aktarılabilmesi için okullarda, üniversitelerde ve kamu kurumlarında daha fazla etkinlik düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kaligrafinin, Latin harflerinin estetik kurallar çerçevesinde güzel yazılması anlamına geldiğini anlatan Ören, bu sanatın İslam kültüründeki hüsn-i hat sanatıyla benzer bir anlayış taşıdığını dile getirdi. Arap harflerinin sanatsal biçimde yazılmasına 'hat', Latin harflerinin estetik şekilde yazılmasına ise 'kaligrafi' denildiğini açıklayan Ören, her iki sanatın da ortak noktasının yazıyı bir sanat eserine dönüştürmek olduğunu söyledi.
Ören, kaligrafi tarihine de değinerek, Avrupa’da özellikle Alman ve İtalyan din adamlarının İncil’i estetik yazılarla çoğaltıp dağıtmak amacıyla bu sanatı geliştirdiğini kaydetti. İslam medeniyetinde ise Kur’an-ı Kerim’in hattatlar tarafından büyük bir titizlik ve sanat anlayışıyla yazıldığını hatırlatan Ören, bu geleneğin yüzyıllardır yaşatıldığını belirtti.
Yıllardır kaligrafi eğitimi veren Ören, amaçlarının yalnızca güzel yazı öğretmek olmadığını vurgulayarak, "Biz bu sanatı yeni nesillere el emeği, göz nuru ve sabır isteyen bir uğraş olarak aktarmaya çalışıyoruz. Kaligrafi, insanın ruhunu disipline eden, dikkatini geliştiren ve estetik bakış açısını güçlendiren önemli bir sanat dalıdır. Yazıyı güzelleştirirken insanın iç dünyasını da güzelleştiren bir süreç yaşanıyor" dedi.
Kütahya’da ilgi yetersiz
Ören, kaligrafiye Kütahya’da beklediği ilginin gösterilmediğini, Türkiye’nin farklı şehirlerinde bu sanatın daha fazla destek gördüğünü belirtti. Başka illerde kaligrafi sergileri, kurslar ve çeşitli kültürel etkinliklerin yoğun ilgi gördüğünü aktaran Ören, "Kütahya’da da kurslar açtık ancak ilgi yeterli olmadı. Katılım az olduğu için kurslarımızı uzun süre devam ettiremedik. İnsanlarımız daha çok ortaya çıkan eserlere ilgi gösteriyor. Oysa bu eserlerin ortaya çıkmasını sağlayan sanatın kendisi yeterince tanınmıyor" şeklinde konuştu.
Hazırladığı eserlerde hem dini içerikli yazılar hem de özgün tasarımlar bulunduğunu anlatan Ören, özellikle Türkçe kaligrafi çalışmalarının yeterince ilgi görmediğini ifade etti. Hz. Muhammed’e salavat içeren eserler hazırladığını ve çeşitli yazıları tablo haline getirdiğini belirten Ören, insanların çoğu zaman bu eserlerin Arapça yazılmış örneklerini sorduklarını kaydederek, "Kaligrafiyle hazırladığım Türkçe eserler gösterildiğinde, birçok kişi bunun Arapça yazılmış hali var mı diye soruyor. Oysa bu eser zaten kaligrafi sanatının bir örneği. Bu durum, kaligrafinin toplum tarafından tam anlamıyla tanınmadığını gösteriyor" ifadesini kullandı.
Ören, Hz. Muhammed’in ismini logo formunda tasarladığı bir çalışmasından da söz ederek, bazı vatandaşların bunun Arapça yazılışını talep ettiğini, Türkçe tasarımların ise aynı ilgiyi görmediğinin altını çizdi.
Okullarda ve üniversitelerde tanıtılmalı
Kaligrafinin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için Milli Eğitim Müdürlüğü, okul yöneticileri ve çeşitli kurumlarla görüşmeler yaptığını anlatan Ören, özellikle gençlerin bu sanatla tanıştırılması gerektiğini belirtti. Okullarda ve üniversitelerde canlı performanslar sergileyebileceğini ifade eden Akif Ören, "Etkinlikler düzenleyelim, öğrenciler kaligrafiyi yakından tanısın. Yazının nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü görsünler. Gençlerin bu sanatla tanışması onların hem estetik bakış açısını hem de sabır, dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirecektir" dedi.
Sanat, ruh sağlığına da katkı sağlar
Kaligrafinin yalnızca estetik bir uğraş olmadığını, aynı zamanda ruhsal gelişime katkı sağlayan bir sanat dalı olduğunu savunan Ören, resim, müzik ve hat sanatının insan psikolojisi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu söyledi. Güzel yazının hangi dilde olursa olsun insan ruhuna hitap ettiğini belirten Ören, "Arapça, Türkçe, Japonca ya da başka bir dil fark etmez. Güzel yazı sanatı insanın ruhuna huzur verir. Biz bunun hastaların rehabilitasyonunda, ruhsal sıkıntı yaşayan bireylerde ve hatta cezaevlerinde yürütülecek sosyal rehabilitasyon çalışmalarında da faydalı olabileceğini düşünüyoruz. Kaligrafi, insanın sabrını geliştiren, öfkesini kontrol etmesine yardımcı olan ve dikkatini artıran önemli bir uğraştır" şeklinde konuştu.
Kaligrafi sanatının yaygınlaştırılması adına her türlü projede gönüllü olarak görev almaya hazır olduğunu dile getiren Akif Ören, okullar, üniversiteler ve kamu kurumlarından gelecek davetlere açık olduğunu dile getirerek, “Sanatın bireyin manevi gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamak istiyorum. İnsanın bedenini besleyen ihtiyaçlar olduğu gibi ruhunu besleyen değerler de vardır. Resim, müzik, hat ve kaligrafi gibi sanatlar ruhun gelişimine katkı sağlar. Bu nedenle kaligrafinin daha fazla desteklenmesi, gençlere tanıtılması ve eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğine inanıyorum. Kurumlarımız bu konuda çalışma yapmak isterse bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmaya her zaman hazırız" ifadelerini kullandı.
AKİF ÖREN, KALİGRAFİNİN YALNIZCA ESTETİK BİR YAZI BİÇİMİ OLMADIĞINI, AYNI ZAMANDA İNSANIN RUH DÜNYASINI GELİŞTİREN ÖNEMLİ BİR SANAT DALI OLDUĞUNU SÖYLEDİ.