Pabuçlu Kadı'nın hikayesi kurbağalarla başlıyor
Erzurum'da yer alan Ulu Cami'nin batı cephesinde bulunan Pabuçlu Kadı'nın kabri, halk arasında anlatılan kurbağa kıssası ile anılıyor. Osmanlı döneminde Erzurum'a atanan Pabuçlu Kadı, ilk bakışta sade görünümü ile dikkate alınmasa da, bu hikaye sayesinde tanınır hale geldi.
Kadı'nın kerameti
Taner Özdemir, Pabuçlu Kadı'nın adının geçişini ve ona atfedilen kerameti açıklıyor. Ulu Cami'nin batı cephesinde, halk arasında bilinen ismiyle Pabuçlu Kadı Hazretleri'nin mezarının önünde tarihi bilgi vererek, ziyaretçileri bilgilendiriyor. Özdemir, kadının göreve başladığında daha önceki kadının yerine geçmeye geldiği için karşılamaya gidenlerin beklentisinin düşük olduğunu belirtiyor.
Kurbağalar ve pabuçlar
Pabuçlu Kadı'nın sıradan görünümüne rağmen, Erzurum'un köy ağaları ile arasındaki sohbet esnasında yaşanan olay, onu efsane bir figür haline getirdi. Iade ziyaretinde, köy ağalarından biri, kurbağaların sesi yüzünden huzursuz olduklarını dile getirir. Bu soruya Kadı Efendi sadece tebessüm ederek cevap verir ve pabuçlarını kurbağaların bulunduğu gölün kenarına bırakmalarını ister. Bu ilginç istemi yerine getiren köylüler, kurbağaların sesinin birden kesildiğini görünce, kadının kerametini keşfederler. Bu olay, Erzurum halkı arasında hızla yayılır ve Pabuçlu Kadı ismiyle anılmaya başlanır.
Pabuçlu Kadı'nın hikayesi, yalnızca bir efsane olmayıp, aynı zamanda onun Erzurum'a olan adanmışlığını ve manevi mirasını da günümüze taşır. Vefatının ardından kabri restore edilerek günümüze kadar korunmuştur.
TARİHİ KABİR