Mide kanseri tedavisinde devrim niteliğinde gelişme: CAR-T hücre tedavisi uygulamaları
Mide kanseri tedavisinde tarihi bir dönüm noktası yaşanıyor. Medicana Sağlık Grubu Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek, kan kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin, solid tümörlerde de etkileyici sonuçlar vermeye başladığını vurguluyor. Özellikle mide kanserinde dünyada onay alan ilk CAR-T hücre tedavisinin umut verici niteliği, farklı kanser türlerinde de araştırmaların devam edeceğini işaret ediyor.
Mide kanseri, dünya genelinde yılda yaklaşık 970 bin yeni vaka ile baş gösterirken, 660 bin ölüm ile beşinci en sık görülen kanser türü olma özelliği taşıyor. Küresel mide kanseri yükünün neredeyse %47’sinin Çin’de görüldüğü istatistikleri dikkat çekiyor. Aşama 4 mide kanserinin beş yıllık sağkalım oranı %10’un altına düşerken, bu durum yeni tedavi yöntemlerinin önemini artırıyor.
Solid tümörlerdeki zorlukların üstesinden gelmek
Prof. Dr. İbrahim Tek, CAR-T tedavisinin solid tümörlerin biyolojik özelliklerinden kaynaklanan zorluklarla sınırlı kaldığını belirtiyor. Tümör hücrelerinin değişken özellikleri ve tümörü çevreleyen mikroçevrenin bağışıklık hücrelerinin etkinliğini baskılaması, tedavinin başarısında kritik bir rol oynamakta. Bu zorlukların üstesinden gelinmek amacıyla, birden fazla tümör antijenini hedefleyen CAR-T hücrelerinin geliştirilmesi gibi farklı stratejiler üzerinde çalışmalar yürütülmekte. Özellikle mide kanserinde ortaya çıkan Claudin18.2 hedefi, dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
İleri evre mide kanserinde tedavi umudu
CAR-T hücre tedavisinin, en az iki sıra tedavi almış ve hastalığında ilerleme kaydedilen ileri evre mide kanseri hastalarında kullanılması için Haziran 2026 yılında Çin Ulusal Tıbbi Ürünler İdaresi (NMPA) tarafından onay aldığının altını çizen Prof. Dr. Tek, bu gelişmenin özelde mide kanseri için önemli yeni tedavi seçenekleri sunduğunu belirtiyor. Ayrıca, tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu bu evrede, yeni yaklaşımlara olan ihtiyaç giderek artmakta.
CAR-T hücre tedavisi her hasta için uygun olmadığından, hastaların özelliklerinin multidisipliner bir değerlendirme ile ele alınması gerektiğini vurgulayan Tek, kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin önemine dikkat çekiyor. Bu tedavi yönteminde hastadan alınan T lenfositleri, laboratuvar ortamında genetik değişikliklere uğrayarak kanser hücrelerini tanıyacak hale getirilmekte. Ardından bu hücreler hastaya geri verilmekte ve bağışıklık systeeminin kanser hücrelerini daha etkin hedeflemesi sağlanmaktadır.
Gelecek perspektifinde, solid tümörlerde CAR-T hücre tedavisinin farklı kanser türlerinde de araştırılmaya devam etmesi bekleniyor. Tümör hücrelerinin taşıdığı farklı antijenlerin hedeflenmesi, tedavinin etkinliğinin artırılması araştırmaların başında yer almakta.
MEDİCANA SAĞLIK GRUBU MEDİKAL ONKOLOJİ UZMANI PROF. DR. İBRAHİM TEK