Ana Sayfa

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den Türk milliyetçilerine çağrı: "Gelin bir olalım"

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~5 dk Editör: Beren Alpuğan
Paylaş
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sel felaketlerinden fon ve yolsuzluk soruşturmalarına, "Terörsüz Türkiye" hedefinden Türk milliyetçilerine birlik çağrısına kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Meclis’teki haftalık grup toplantısında iç siyasetten dış politikaya kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. İstanbul başta olmak üzere bazı şehirlerde yaşanan aşırı yağış ve sel felaketlerinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Bahçeli, altyapı ve imar disiplininin önemine dikkat çekti.

Yargı süreçleri ve finansal piyasalar

Geçtiğimiz haftadan bu yana devam eden fon soruşturmaları ve belediyelerdeki yolsuzluk süreçlerine değinen Bahçeli, ekonomik istikrar ve finansal sistemin sağlıklı işlemesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Sermaye piyasalarını hedef alan manipülasyon ve dolandırıcılık girişimlerine karşı hukuki yaptırımların en güçlü şekilde uygulanması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi; bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle “fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini” söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır."

İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediyelerdeki ihale, imar ve ruhsat süreçlerinde yaşanan çıkar ilişkilerinin bir ahlak yoksunluğu olduğunu belirten Bahçeli, mahkemelerin siyasi gösteri yerleri değil savunma alanları olduğunu hatırlattı. Basın özgürlüğüne de değinen Bahçeli, "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır." uyarısında bulundu.

Türk milliyetçilerine "bir olalım" çağrısı

Konuşmasının kültürel ve ideolojik bölümünde Türk milliyetçiliği tasavvurunu anlatan Bahçeli, MHP'nin Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi olduğunu vurguladı. Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm etmek isteyenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı bulunduğunu belirten Bahçeli, ülküdaşlarına doğrudan seslendi:

"Kendisini Türk milliyetçisi addeden ülküdaşlarıma diyorum ki; orada burada vaktinizi heba etmeyin! Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir dönemde yanlış yönde saf tutmayın! Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim."

"Terörsüz Türkiye" hedefi

Türkiye'nin stratejik hedeflerine ulaşmasında güvenliğin temel şart olduğunu ifade eden Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin sınır ötesindeki gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini kaydetti.

Bahçeli, ülkenin gelecek tasavvuruna dair şu ifadelere yer verdi:

"Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye’nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini, terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hedefi, güvenliğini sağlamış, milli birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir."

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs uyarısı

Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ve Rum tarafının temaslarına dikkat çeken MHP Lideri Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin egemenlik haklarına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

"Rum basınına yansıyan ve yalanlanmayan kapalı Maraş’ın Birleşmiş Milletler yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı’nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik iddialar, Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. “Birleşik Kıbrıs Federasyonu” ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki: Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır!"

Dış politika, Türk dünyası ve gelecek vizyonu

İsrail'in saldırgan politikalarına tepki gösteren ve Türk dünyasının birliğine vurgu yapan Bahçeli, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Öte yandan İsrail, kışkırtıcı ve yayılmacı politikalarıyla katliamını sürdürmektedir. Bu saldırıların son bulması için uluslararası toplumun caydırıcı ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini tekraren vurguluyorum.

Yemen kaynaklı istikrarsızlığın ve Suudi Arabistan'da masum sivilleri hedef alan Husi saldırılarının sona erdirilmesi için çok taraflı diplomasi mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini hatırlatıyor, Türkiye'nin barış ve istikrarı önceleyen diplomatik yaklaşımını takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum.

Türkiye; Türk dünyasıyla ekonomik, siyasi, kültürel ve bilimsel bağlarımızı güçlendiren, Avrupa ile ilişkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde yürüten, Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Afrika'da barış ve kalkınmaya katkı sağlayan çok yönlü dış politikasıyla güvenilen ve itibar edilen bir ülkedir.

Türk Devletleri Teşkilatı, bölgemizde ve küresel seviyede barışa, huzura ve adalete zemin hazırlayacak önemli bir aktördür. Vücut bulacak Türk kuşağı, Türk devlet ve toplulukları arasındaki diyalog ve iş birliği bağlarını güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı sarıp sarmalayacaktır. Türk Devletleri Teşkilatının 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek 13. zirvesiyle Türk dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır. Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü Türk dünyası olarak hep birlikte kutlayacak, böylece birlik ve beraberliğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan edeceğiz.

Türk milletini tarihin yeniden öznesi yapmak, Türk irfanını ilim ve teknikle kuşatmak, vatanımızı barış ve huzur iklimine dönüştürmek için harcadığımız yoğun mesai, gösterdiğimiz gayret meyvelerini vermektedir. Türkiye'yi büyütürken anlamsız gerilimlere ve sebepsiz kutuplaşmalara karşı hep birlikte Türkiye olmak için çalışıyoruz. Türk siyasetine ilkeli, seviyeli ve aklı hep Türkiye olan anlayışı yerleştirmek gayesindeyiz.

Cumhur İttifakı olarak milletimizin her ferdine elimizi uzatıp huzur, güven ve refah dolu bir geleceğin mimarı olacağız. Türkiye'nin yükselmesi için "ama", "fakat" demeden omuz omuza vereceğiz. Ekonomik ve sosyal politikaları, insanımızın onurlu bir yaşam sürme hakkını dikkate alarak şekillendireceğiz. Devletimizin kuruluş ilkelerinin ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin tavizsiz teminatı olmayı sürdüreceğiz. Bizi anlamalarını beklemeyecek, hak bildiğimiz yolda ilerleyeceğiz."

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan