Mekke İttifakı TBMM gündeminde: Ortak savunma nasıl işleyecek?
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), bölgesel güvenlik ve savunma iş birliği açısından önemli bir düzenlemeyi gündemine aldı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı kapsayan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasını öngören kanun teklifi, Dışişleri Komisyonunda kabul edilmesinin ardından Genel Kurulda ele alınacak.
Üç ülkenin "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlandığı anlaşma, devletlerin egemenlik hakları, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda ortak savunma mekanizması oluşturulmasını amaçlıyor.
Bir ülkeye yönelik saldırı tüm taraflara yapılmış sayılacak
Anlaşmanın ikinci maddesi, ortak savunma yükümlülüğünün kapsamını belirliyor.
Buna göre üç ülkeden herhangi birinin dış kaynaklı silahlı veya askeri saldırıya uğraması, diğer taraflara yönelik bir saldırı olarak değerlendirilecek.
Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 51. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, saldırıya maruz kalan ülkeye askeri imkanlar da dahil olmak üzere mevcut karşılıklı yardım olanaklarıyla destek sağlanması öngörülüyor.
Askeri yardım otomatik olarak devreye girmeyecek
Anlaşmada yer alan ortak savunma hükmü, herhangi bir saldırı durumunda koşulsuz askeri müdahalede bulunulacağı anlamına gelmiyor.
Öncelikle saldırıya uğrayan ülkenin resmî yardım talebinde bulunması gerekecek. Ardından tarafların yapacağı tarafsız değerlendirme sonucunda desteğin kapsamı ve sınırları belirlenecek.
Kararlar oy birliğiyle alınacak. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması halinde askeri yardım kararı çıkmayacak.
Türkiye'nin yurt dışına asker göndermesine ilişkin işlemler ise Anayasa'nın 92. maddesinde yer alan hükümlere bağlı olacak.
Savunma sanayiinde ortak üretim dönemi
Mekke Anlaşması yalnızca askeri tehditlere karşı dayanışmayı değil, savunma sanayisinde kapsamlı iş birliğini de içeriyor.
Üç ülke arasında ortak savunma sanayii üretimi gerçekleştirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında araştırma-geliştirme ile yenilikçilik çalışmalarının yürütülmesi planlanıyor.
Ayrıca uzman personelin taraf ülkelerde görevlendirilmesiyle nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayi kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Anlaşma kapsamında barış, savaş ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yedek parça ve yakıt tedarikini kapsayan ortak bir lojistik destek ağı oluşturulması da öngörülüyor.
İttifakın merkezi Suudi Arabistan'da kurulacak
Üç ülke arasındaki iş birliğinin yürütülmesi için Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" oluşturulacak.
Komite, üye ülkelerin dönüşümlü ev sahipliğinde yılda en az iki kez toplanacak. Ülke liderleri ise ihtiyaç duyulması halinde yılda bir kez bir araya gelebilecek.
İttifakın daimi sekretaryası Suudi Arabistan'da bulunacak. Kurumun yönetimini üçer yıllık dönemlerle görev yapacak genel sekreterler üstlenecek. İlk genel sekreter Pakistan vatandaşı olacak.
İstihbarat paylaşımı güvenli hatlardan yapılacak
Anlaşmanın 9. ve 13. maddeleri, terörizmle mücadele ve istihbarat alanındaki ortak çalışmaların çerçevesini çiziyor.
Üye ülkeler, üzerinde uzlaştıkları güvenli iletişim kanallarını kullanarak bilgi ve istihbarat paylaşabilecek.
Gizlilik derecesi bulunan belgeler, yalnızca erişim yetkisi ve bilme ihtiyacı olan kişilerle paylaşılabilecek. Bu bilgiler üçüncü ülkelere veya şirketlere aktarılamayacak.
İlk 10 yıl anlaşmadan çekilme olmayacak
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, onay belgelerinin sekretaryaya teslim edilmesiyle yürürlüğe girecek ve süresiz olarak geçerli olacak.
Taraflar, yürürlüğe giriş tarihinden itibaren ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılmamayı taahhüt edecek.
Bu sürenin tamamlanmasının ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunularak anlaşmadan çekilmek mümkün olacak.
Yeni üyelikler için üç ülkenin onayı gerekecek
Mekke İttifakı'nın ilerleyen dönemde başka ülkelere açılması da anlaşmada düzenleniyor.
Yeni ülkelerin katılımına yalnızca Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın oy birliğiyle karar vermesi halinde izin verilecek.
Üyelik başvurularının değerlendirilebilmesi için öncelikle ittifakın kurumsal yapılanmasını tamamlaması gerekecek.
Aday ülkelerin egemenliğe, bağımsızlığa, toprak bütünlüğüne ve iç işlerine karışmama ilkelerine bağlı olması, ayrıca ortak savunma sorumluluklarını karşılayabilecek kapasiteye sahip bulunması şartı aranacak.
Türkiye'nin anlaşmayla birlikte yürüttüğü barış diplomasisi çalışmalarını diğer taraf ülkelerle ortak bir zeminde genişletmesi amaçlanıyor.