Ana Sayfa

Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanığın yargılandığı davada ilk duruşma başladı

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Safiye İşgören
Paylaş
"Uyuşturucu" soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile 7 sanığın yargılanmasına başlanırken, Ersoy hakkında 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edildi; duruşmada mağdurların beyanları dinlendi.

"Uyuşturucu" soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile 7 sanığın yargılanmasına İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Hazırlanan iddianamede Ersoy'un, "Suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen davanın ilk duruşmasında, tutuklu ve tutuksuz sanıklar mahkeme salonunda hazır bulundu. Bazı sanıklar ise duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı.

Duruşmanın başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verildi. Daha sonra alınan kararla basın mensuplarının duruşma salonuna girmesine izin verildi.

İlk duruşma öncesinde, geçtiğimiz günlerde kendi yargılaması kapsamında tahliyesine karar verilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş de İstanbul Adliyesi'ne geldi.

"Uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim"

Duruşmada mağdur Melis Asena Özkan beyanda bulundu. Özkan, yaşadıklarını anlattığı savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office'miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında 'Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?' gibi sorular vardı.

İlk gün ofise gittiğimde gizli kamera fark ettim. Salondaki kameranın fişini çektirdim. Yine ikinci gittiğimde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdim. Üçüncü kez gittiğimde Dündar’ın beni kaydettiğini gördüm. Galerisine girdim. O geceye ait videolar vardı, hepsini sildirdim. Dördüncü kez de iş görüşmesine çağrıldım. Kendisi beni referanslarını çekmekle tehdit etti. 'Mehmet Akif gelecek, sana iş konusunda yardımcı olacak' dedi. Ben kendisini reddettim.

Dündar sürekli kokain içiyordu. Bana teklif etti. Son görüşmemizde dişime sürmeye çalıştı, sonra ben geri kaçtım. Ersoy ile ikinci görüşmemdeki birlikteliğim kendi irademle olmuştur. Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüm. Bana rüşvet teklif edildi, 'Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız' diye teklifler geldi.

Çok zor durumda olduğum için iş istedim. İşim sebep gösterilerek ben o girdaba çekildim. Dördüncü görüşmeye kendi irademle gitmedim. İş vaadiyle ortama davet edilmemden şikayetçiyim"


Diğer mağdur şikayetçi olmadığını söyledi


Duruşmada beyanda bulunan mağdur Dilek Olgun ise sanıklar tarafından cinsel saldırıya uğramadığını ve şikayetçi olmadığını belirtti.


Olgun, "Ben kendileri tarafından cinsel saldırıya uğramadım. Hoşlandım, görüştüm, beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisi altında değildim. Şikayetçi olduğum bir konu yok. Uyuşturucu madde kullandıklarını gördüm. Kimsenin kimseye zorla kullandırdığı yoktu. Ben zorlanmadım. Akif ketum bir adam. Mutfak kapalı alan. Ben evde 'Bunlar ne yapıyor?' diye baktım. Mutfakta içerken bana yakalandılar. Aleni olan bir durum değildi. Şikayetçi değilim" dedi.

Safiye İşgören
Editör: Safiye İşgören