Mavi Vatan'da bir ilk: TB3, AKSUNGUR ve PİRANA sahada
Türk Deniz Kuvvetleri, Antalya’da düzenlenen Milli İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı-2026’da (TURNAs-2026) yerli savunma sanayisinin geliştirdiği sistemleri deniz koşullarında sınadı. Konyaaltı ilçesindeki Sarısu Plajı açıklarında gerçekleştirilen seçkin gözlemci günü faaliyetlerine 18 gemi, 11 hava aracı ve 1300 personel katıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile Millî Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı’nın da takip ettiği faaliyetlerde, insansız sistemlerin keşif, gözetleme, hücum ve savunma görevlerindeki kabiliyetleri sergilendi.
TB3 ve AKSUNGUR’dan sonoboy atışı yapıldı
Tatbikat boyunca örtülü keşif ve gözetleme, sahil hattında mayınların tespiti ve imhası, amfibi hedef sahasının incelenmesi ve düşman kıyı başının yumuşatılmasına yönelik senaryolar uygulandı. İnsansız kara ve hava araçları meskûn mahal muharebesinde kullanılırken TB3 ve AKSUNGUR insansız hava araçlarından sonoboy atışı gerçekleştirildi. TUNGA-X radar entegreli avcı dronla hücum, ANKA-S’den ŞİMŞEK-K kamikaze dron atışı ve patlayıcı yüklü PİRANA kamikaze insansız deniz aracıyla saldırı senaryoları da tatbikatta yer aldı.
TCG BEYKOZ’da kullanılan TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ile FPV dron ve kamikaze insansız deniz aracı imha edildi. Ayrıca denize düşen personelin kurtarılmasına yönelik eğitim yapıldı. Faaliyetlerde, insanlı ve insansız platformların birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi ve yeni sistemlerin deniz ortamındaki performanslarının değerlendirilmesi hedeflendi.
17 firma, 41 sistemle katıldı
İlk kez düzenlenen TURNAs-2026’nın başarıyla tamamlandığını açıklayan Oramiral Tatlıoğlu, tatbikata 17 firmanın 41 sistemle katıldığını bildirdi. İnsansız su üstü, su altı, hava ve kara araçlarının deniz harekâtında insanlı sistemlerle birlikte kullanımının denendiğini belirten Tatlıoğlu, faaliyetin mevcut kabiliyetlerin sınanmasının yanı sıra geleceğin deniz savaşlarına yönelik tecrübe kazandırdığını söyledi.
Tatlıoğlu, farklı türdeki insansız araçların aynı savaş senaryosu içinde görev almasına dikkati çekerek, “Gelecekte yapacağımız harbin tatbikatıdır. Bu anlamda deniz kuvvetlerimiz için çok tarihi bir tatbikattır.” ifadelerini kullandı. Dünyada bu kapsamda tatbikat yapabilen ülke sayısının sınırlı olduğunu belirten Tatlıoğlu, insansız sistemlerin gelecekteki deniz harekâtında daha geniş bir rol üstleneceğini dile getirdi.
Karadeniz’deki mayınların imhasında insansız araçlar kullanılıyor
Bölgesel çatışmaların ve hızla gelişen teknolojilerin askerî harekâtın niteliğini değiştirdiğini söyleyen Tatlıoğlu, deniz ulaşım yolları, limanlar, enerji tesisleri ve deniz altındaki kritik altyapının korunmasının giderek önem kazandığını vurguladı. Düşük maliyetli, kısa sürede geliştirilebilen ve farklı görevlere uyarlanabilen insansız sistemlerin önemli askerî sonuçlar doğurabildiğini belirten Tatlıoğlu, bu araçların gözetleme süresini uzattığını, bilgi toplama imkânlarını genişlettiğini ve tehlikeli görevlerde personelin karşılaştığı riskleri azalttığını kaydetti.
Mayınla mücadeleyi bu kullanım alanlarına örnek gösteren Tatlıoğlu, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de bulunan mayınlardan bazılarının sürüklenerek Türkiye kıyılarına ulaştığını anlattı. Söz konusu mayınların tespit ve imha edildiğini belirten Tatlıoğlu, bu faaliyetlerde insansız araçlardan mümkün olan en yüksek düzeyde yararlandıklarını ifade etti.
Millî uçak gemisinde insansız deniz araçları da bulunacak
Deniz Kuvvetlerinin insansız deniz aracı sayısını hızla artırdığını söyleyen Tatlıoğlu, yakın gelecekte envantere alınması planlanan insansız su altı araçları ve mini denizaltılarla su altı harekâtındaki kabiliyetlerin geliştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Millî uçak gemisi, Tepe sınıfı muhrip ve yeni nesil mayın avlama gemisi gibi yapımı devam eden platformların da insansız sistemlerle birlikte harekât yapabilecek şekilde tasarlandığını belirtti.
Tatlıoğlu, gelecek yıl denizle buluşturulmasını öngördükleri millî uçak gemisinde insansız hava araçlarının yanı sıra insansız deniz araçları, botlar, tekneler ve su altı araçlarının da yer alacağını söyledi. Geminin bu yönüyle diğer uçak gemilerinden ayrılacağını ifade eden Tatlıoğlu, farklı insansız sistemlerin bir arada kullanıldığı ilk uçak gemisi olacağını belirtti.
Yeni sistemler deniz koşullarında sınandı
Sistemlerin gerçek değerinin denizde gösterdikleri performans ve harekât ihtiyaçlarına sundukları katkıyla ölçüldüğünü vurgulayan Tatlıoğlu, geliştirme, test ve kullanıcı tecrübesine göre iyileştirme çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü kaydetti. Önceliklerinin güvenilir, sürdürülebilir ve farklı platformlarla birlikte çalışabilen sistemleri envantere kazandırmak olduğunu belirten Tatlıoğlu, hedeflerinin Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruyan Deniz Kuvvetlerini daha da güçlendirmek olduğunu ifade etti.
Tatbikatta çok maksatlı amfibi gemiden denizaltıya, fırkateyn ve korvetlerden mayın avlama ve çıkarma gemilerine kadar farklı sınıflardaki platformlar görev yaptı. İnsansız deniz araçları ve Sahil Güvenlik botlarının da katıldığı faaliyetlerde ADVENT UFUK ve TDR sistemlerinin tesisi katılımcılara gösterildi, savunma sanayisi firmalarının ürünleri sergilendi. Seçkin gözlemci günü, insansız deniz araçlarının geçişiyle tamamlandı.