Ana Sayfa

Lipödem tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımlar ön planda

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Haber365 Editör
Paylaş
Lipödem, yalnızca estetik bir sorun değil; ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olan kronik bir hastalık. Tedavi süreci bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilmeli.

Lipödem, genellikle kol ve bacaklarda simetrik yağ dokusu artışı ile kendini gösteren bir hastalıktır ve özgün şikayetlere yol açabilir. Bu noktada, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber, hastalığın tanı ve tedavi süreçlerinin bireylerin yaşadığı sorunlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda planlanması gerektiğini belirtmektedir.

Lipödemin belirtileri

Lipödem, çoğunlukla vücudun her iki tarafında benzer şekilde ortaya çıkar. Dr. Berber, “Lipödem; özellikle bacaklar, kalçalar ve bazı hastalarda kollar gibi bölgelerde simetrik yağ dokusu birikimi ile karakterizedir. Ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet, kolay morarma ve şişlik bu hastalığın yaygın belirtilerindendir” diyerek, hastalığın seyrinin kişiden kişiye değişebileceğinin altını çizmektedir.

Kilo kaybı yeterli olmayabilir

Dr. Berber, lipödemin çoğunlukla kilo artışıyla karıştırıldığını ifade etmektedir. “Lipödemi yalnızca kilo artışı olarak değerlendirmek doğru değildir. Sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü önemli olmakla birlikte, lipödemli bölgelerdeki yağ dokusu kilo kaybına aynı şekilde yanıt vermeyebilir. Bu nedenle hastanın ayrıntılı değerlendirilmesi ve tedavi programının kişiye özel hazırlanması gerekir” diye eklemektedir.

Tedavi sürecinde, hastanın şikayetleri, hastalığın seyri ve eşlik eden durumlar dikkate alınarak çok yönlü bir yaklaşım benimsenmelidir. Dr. Berber, konservatif tedavi yöntemleri arasında manuel lenfatik drenaj, kompresyon uygulamaları, bandajlama, egzersiz programları ve beslenme düzenlemeleri gibi unsurların birlikte ele alınabileceğini vurgulamaktadır.

Uygun hastalarda farklı destekleyici tedavi yöntemlerinin de kullanılabileceğini belirten Dr. Berber, “ESWT, aralıklı pnömatik kompresyon, lazer ve manyetik alan uygulamaları gibi yöntemler tedavi programına eklenebilir. Her bir yöntemin hastanın ihtiyaçlarına göre seçilmesi son derece önemlidir” dedi.

Manuel terapi ve diğer uygulamaların eğitimli fizyoterapistler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Dr. Berber, “Hekim değerlendirmesi sonucunda gerekli görülen hastalarda lokal enjeksiyon uygulamaları da tedavi planına dahil edilebilir. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir” diyerek multidisipliner bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Dr. Elif Berber, kol ve bacaklarda simetrik kalınlaşma, ağrı, hassasiyet, kolay morarma ya da uzun süre devam eden şişlik yaşayan bireyleri sağlık uzmanlarına değerlendirme için başvurmaları konusunda uyarıyor.

DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF BERBER

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör