Ana Sayfa

Kilo veriyorum ama bacaklarım incelmiyor diyorsanız nedeni lipödem olabilir

Giriş: Okuma: ~3 dk Editör: Haber365 Editör
Paylaş
Prof. Dr. Ali Baran Budak, kilo verme çabalarına rağmen bacaklardaki kalınlaşmanın nedeni olarak lipödemi vurguladı.

Prof. Dr. Ali Baran Budak, özellikle kadınlarda sık görülen ancak çoğu zaman obeziteyle karıştırılan lipödem hastalığına dikkat çekti. Lipödem tedavisinin hastalığın evresi, klinik bulguları ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre planlandığını belirten Prof. Dr. Budak, tedavi öncesinde yapılan ayrıntılı doku değerlendirmenin tedavi başarısında kritik bir rol oynadığını vurguladı.

Diyet ve egzersize rağmen bacaklardaki kalınlaşmanın devam etmesinin lipödemin en önemli belirtilerinden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Budak, erken tanı ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının hastaların yaşam kalitesini artırabileceğini ifade etti.

Son yıllarda farkındalığı giderek artan lipödemin yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda ağrı, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesinde düşüşe neden olan kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Budak, kadınlarda görülen bu hastalığın çoğunlukla kilo problemi veya obezite ile karıştırıldığını belirtti.

Prof. Dr. Budak, "Lipödem; bacaklarda, kalçalarda ve bazı hastalarda kollarda simetrik yağ dokusu artışıyla karakterize bir hastalıktır. Genellikle ergenlik, gebelik veya menopoz gibi hormonal değişim dönemlerinde ortaya çıkar ya da belirgin hale gelir. Ayrıca aile öyküsünün sık görülmesi, genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını göstermektedir." diye ekledi.

Obezitede yağ dokusunun tüm vücutta arttığını, lipödemde ise yağlanmanın belirli bölgelerde yoğunlaştığını vurgulayan Prof. Dr. Budak, "Hastalar diyet ve düzenli egzersizle kilo vermelerine rağmen bacaklarında incelme sağlayamaz. 'Kilo veriyorum ama bacaklarım incelmiyor' şikâyeti, lipödem açısından önemli bir uyarıcı olabilir." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Budak, lipödem hastalarında simetrik bacak kalınlaşması, dokunmakla ağrı, kolay morarma, gün sonunda artan ağırlık hissi ile hareket sırasında rahatsızlık gibi belirtilerin sıklıkla gözlemlendiğini, bu yakınmaların zamanla ilerleyerek günlük hayatı olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Lipödem ile lenfödemin farklı hastalıklar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Budak, "Lipödem bir yağ dokusu hastalığıdır, lenfödem ise lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucu gelişir. Lipödemde ayaklar genellikle etkilenmezken, lenfödemde ayak ve ayak parmaklarında şişlik görülebilir. İleri evrelerde ise her iki hastalık birlikte bulunabilir." dedi.

Lipödem tanısının ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Budak, gerekli görülen vakalarda Doppler ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleriyle dolaşım bozukluklarının dışlanabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Budak, lipödem tedavisinin hastalığın evresi, klinik bulguları ve bireysel ihtiyaçlara göre planlandığını vurguladı. Her hastada yağ dokusunun dağılımı, yoğunluğu ve etkilenen bölgeler değişiklik gösterdiği için cilt altı doku haritalamasının ve lipödem odaklarının belirlenmesinin tedaviye yön vereceğini sözlerine ekledi.

Tedavi açısından sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, düzenli egzersiz, kompresyon tedavileri, manuel lenf drenajı, fizyoterapi uygulamaları ve ağrı yönetiminin temel yaklaşımlar olduğunu belirten Prof. Dr. Budak, uygun hastalarda lazer lipoliz uygulamalarının da değerlendirilebileceğini ifade etti.

Son yıllarda yapılan tüm gelişmelere rağmen tedavi seçiminde bilimsel kanıtların dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Budak, "Tedaviyi tek bir cihaz veya yöntemle sınırlamak doğru değildir. Burada benim önceliğim, kanıta dayalı tıp çerçevesinde etkinliği bilimsel çalışmalarla desteklenmiş güncel tedavi yaklaşımlarını izlemektir. Her hastanın klinik bulgularına uygun, kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturuyoruz." dedi.

Prof. Dr. Budak, lipödemde erken tanının önemli olduğunu belirterek, "Diyet ve egzersize rağmen bacaklarında incelme yaşamayan, kolay moraran, ağrı hisseden ve gün sonunda belirgin ağırlık hisseden kadınların değerlendirilmeleri önemlidir. Erken dönem tedavisi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatırken yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olur." şeklinde konuştu.

LİV HOSPİTAL ULUS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. ALİ BARAN BUDAK

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör