Karadeniz'in derinliklerinde metal zengini parçacık bulutları keşfedildi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü bilim insanları, Karadeniz’de gerçekleştirdikleri bilimsel yaz seferi kapsamında denizin derinliklerinde oluşan ve kıyıdan yaklaşık 150 kilometre açığa kadar uzanan metalce zengin nano parçacık bulutlarını haritalandırdı. Avrupa Araştırma Konseyi (ERC) desteğiyle geliştirilen yeni sensörler ve ölçüm yöntemleriyle tespit edilen bu yapıların, deniz ekolojisinden nanoteknolojiye, malzeme biliminden uzay araştırmalarına kadar pek çok alana ışık tutması bekleniyor.
Karadeniz'in özel yapısı nano parçacık bulutlarını oluşturuyor
Karadeniz'in batısında, Sakarya Nehri'nin denize döküldüğü bölgeden açık denize doğru uzanan hatta yürütülen araştırmada, dikey ölçümler ve özel sensörler kullanılarak parçacık bulutları yerinde tespit edildi. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, Karadeniz’in yaklaşık 100 metre derinlikten sonra dünyanın en büyük oksijensiz deniz hacmine sahip olduğunu belirterek, oksijenli ve oksijensiz ortam arasındaki sınırda özel mikrobiyal reaksiyonların gerçekleştiğini aktardı. Nehirlerin taşıdığı partiküller ile atmosferik tozların Karadeniz'in özel kimyasal koşullarında çözülüp yeniden çökelerek açık denize taşındığı kaydedildi.
Demir ve Mangan yoğunluğu yüksek: "Gözle görülemiyor"
Yapılan analizlerde parçacıkların mikro ve nano boyutlarda olduğu, suya bakıldığında herhangi bir renk değişimi fark edilmediği belirtildi. Parçacık bulutlarının içeriğinde demir ve manganın yanı sıra bakır, çinko, tungsten ve molibden gibi kritik metallerin yüksek oranlarda bulunduğu tespit edildi.
Prof. Dr. Yücel, bu mekanizmanın deniz kirliliğinin yayılımını anlamak açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kıyı kaynaklı metal kirliliğinin sadece yerel kalmadığını, Karadeniz'e kıyısı olan diğer ülkelerden gelen kirleticilerin de Türkiye kıyılarına ulaşabileceğini ifade eden Yücel, iklim değişikliğine bağlı fırtına ve dikey su karışımlarının bu metalce zengin tabakayı yüzeye yaklaştırarak ekonomik açıdan önemli deniz türleri için toksik riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Nanoteknoloji, çip üretimi ve uzay araştırmalarına ilham veriyor
Doğadaki bu özel oluşum mekanizmasının nanoteknoloji ve malzeme bilimi için yeni sentez yolları sunabileceğini vurgulayan Yücel, doğal süreçlerin incelenmesinin enerji, batarya, mikroçip ve elektronik teknolojilerinde kullanılan yeni malzemelerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Araştırmanın bir diğer heyecan verici boyutunun uzay bilimleri olduğunu aktaran Yücel, Güneş Sistemi'nde yeni keşfedilen buzlu uydulardaki okyanusların, Karadeniz'in oksijensiz ve karanlık ortamıyla büyük benzerlik taşıdığını belirtti. Uzay araçlarının dışarı püskürtülen okyanus materyallerini analiz ettiğini hatırlatan Yücel, Karadeniz'deki nano parçacık mekanizmasının anlaşılmasının uzayda yaşam izleri ve okyanus içeriklerinin analizi çalışmalarına doğrudan veri sağlayacağını ifade etti.
Kaynak: AA