İstanbul'da sağanak bilançosu: Afad'a 2 binin üzerinde ihbar geldi
İstanbul'da bilanço ağırlaştı: 1.277 su baskını, 15 heyelan
İstanbul Valiliği, şiddetli yağışların ardından kent genelinde meydana gelen olaylara ilişkin son verileri paylaştı.
Valilik açıklamasına göre 14 Ekim Çarşamba günü saat 06.00 ile 20.00 arasında AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ne toplam 2 bin 518 ihbar ulaştı.
Bazı bölgelerde metrekareye 193 kilogramdan fazla yağış düştü
İstanbul Valiliğinin paylaştığı ölçümlere göre, yağışın en yoğun hissedildiği noktalardan biri Beykoz Ömerli oldu.
Ömerli'de metrekareye 193,84 kilogram yağış kaydedilirken, Arnavutköy'de bu miktar 125,9 kilogram, Sarıyer İTÜ Maslak'ta ise 124,72 kilogram olarak ölçüldü.
Çatalca'da metrekareye 75,2 kilogram yağış düşerken, Kartal'da 14,3 kilogram, Bakırköy'de ise 6,8 kilogram yağış kaydedildi.
Yağış miktarının ilçeler arasında büyük farklılık göstermesine rağmen özellikle kuzey kesimlerdeki kuvvetli sağanak ciddi su baskınlarına neden oldu.
Hastaneyi su bastı, metro istasyonundan sular aktı
Sağanağın etkilediği noktalardan biri Sarıyer Çayırbaşı'ndaki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu.
Hastaneyi su basmasının ardından ekipler biriken suyun tahliyesi için çalışma başlattı.
Hacıosman Metro İstasyonu'nda ise tavandan akan yağmur suları yolculara zor anlar yaşattı. İstasyonda bulunan vatandaşlar, suyun ulaşmadığı bölümlerden ilerlemeye çalıştı.
Hastane ve metro gibi her gün binlerce kişiye hizmet veren alanlarda su baskınlarının yaşanması, yağmur suyu tahliye sistemleri ve altyapı hazırlıklarına ilişkin soruları yeniden gündeme getirdi.
Okulun istinat duvarı çöktü, öğrenciler banklarla yol yaptı
Sultangazi Eski Habibler Mahallesi'nde bulunan Nurettin Uzun İlkokulu'nun istinat duvarı şiddetli yağış sırasında çöktü.
Olay sırasında öğrencilerin sınıflarında bulunduğu, bahçede kimsenin olmadığı öğrenildi.
Büyükçekmece Anadolu Lisesi'nde ise okulun girişinde biriken sular nedeniyle öğrenciler binaya girip çıkmakta zorlandı. Öğrenciler, bankları yan yana yerleştirerek üzerlerinden geçmek zorunda kaldı.
Eğitim kurumlarında yaşanan bu görüntüler, önceden uyarısı yapılan şiddetli yağışlara karşı okul çevrelerinde alınan önlemleri de tartışma konusu haline getirdi.
Araçlar suya gömüldü, vatandaşlar mahsur kaldı
Esenyurt Haramidere Sanayi Bölgesi'nde çok sayıda iş yeri su baskınından etkilendi.
Başakşehir İkitelli'de araçlar suyla kaplanan yollarda mahsur kalırken, Sultangazi'de alt geçitlerde biriken sular nedeniyle ulaşım aksadı.
Esenyurt'ta suya kapılan bir kadın çevredeki vatandaşlar tarafından kurtarıldı.
Küçükçekmece'de üç katlı bir binanın bodrum katını su basarken, evde bulunan kişilerden biri itfaiye ve kurtarma ekiplerinin müdahalesiyle tahliye edildi.
Kent genelinde çok sayıda sürücü, yollarda biriken sular nedeniyle araçlarını kullanmakta güçlük çekti.
Uzmanlar uyarmıştı: İstanbul neden bu kadar hazırlıksız yakalandı?
Şiddetli yağışın ardından yaşanan olaylar, meteorolojik uyarılara rağmen alınan önlemlerin yeterliliğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AKOM, yağış öncesinde İstanbul'da kuvvetli sağanak beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, heyelan ve ulaşımda aksama risklerine dikkat çekmişti.
Habertürk Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel de 12 Ekim'deki açıklamasında İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde kuvvetli yağış beklendiğini belirterek sel tehlikesine karşı uyarmıştı. Öztel, 14 ve 15 Ekim'de bazı bölgelerde yağış miktarının 100 milimetreyi aşabileceğine dikkat çekmiş, 14 Ekim'deki değerlendirmesinde ise yağışın şiddetini artıracağını ifade etmişti.
Ancak uzmanların önceden yaptığı uyarılara rağmen İstanbul'da 1.277 su baskını, 15 heyelan ve 47 mahsur kalma olayı yaşandı. Hastanenin su basması, metro istasyonundan sular akması, okul duvarının çökmesi ve araçların yollarda mahsur kalması, önleyici tedbirlerin yeterliliği konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Yağışın önceden tahmin edilmesi, bütün olumsuzlukların engellenebileceği anlamına gelmese de riskli bölgelerde gerekli hazırlıkların yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Özellikle alt geçitlerde, dere yataklarına yakın yerleşim alanlarında ve kamu binalarında hangi önleyici çalışmaların gerçekleştirildiği sorusu önem kazanıyor.
Ortaya çıkan tablo, yalnızca yağışın şiddetini değil, günler öncesinden bilinen risklere karşı İstanbul'un ne kadar hazır olduğu sorusunu da gündeme taşıdı.