Ana Sayfa

İstanbul'da dere yataklarındaki yapılaşma tehlikesi gözler önünde

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Haber365 Editör
Paylaş
İstanbul'da meydana gelen yıkımlar, dere yatakları çevresindeki yapılaşmanın getirdiği riskleri bir kez daha gündeme taşıdı.

İstanbul'da, etkili olan şiddetli yağışların ardından dere yatağında bulunan yapıların yıkılması, dere yataklarındaki yapılaşma tehlikesinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu durum, uzun yıllardır Doğu Karadeniz'de yaşanan sel ve taşkın olaylarını yeniden akıllara getirdi. Şiddetli yağışlar, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde, özellikle de dere yatakları çevresinde inşa edilen yapılar nedeniyle ortaya çıkan riskleri su yüzüne çıkardı.

Doğu Karadeniz'de geçmişteki felaketler

Özellikle Trabzon, Rize, Artvin ve Giresun gibi illerde sık sık yaşanan taşkın ve sel felaketleri, bu risklerin ne denli büyük olduğunu gösteriyor. 18 Haziran 2019'da Trabzon'un Araklı ilçesinde meydana gelen felaket, 10 kişinin hayatını kaybetmesine ve yerleşim alanlarına büyük zarar vermesine yol açmıştı. Bu felaketin ardından yapılan arama kurtarma çalışmaları günlerce sürdü. Benzer şekilde, 22 Ağustos 2020'de Giresun'un Dereli ilçesinde yaşanan sel, 11 kişiyi kaybettirirken, birçok yapı ciddi hasar gördü.

İstanbul'daki olaylar ve yıkım kararları

İstanbul'da yaşanan son olaylar, dere yatağı olan bölgelerdeki yapılaşmanın tehlikelerini bir kez daha gözler önüne serdi. Dere ıslah çalışmaları çerçevesinde gerekli yıkımların yapılması, suyun doğal akış yönünün korunması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu yapıların yıkılmasının, taşkınlara karşı alınacak önlemlerin bir parçası olduğunu dile getiriyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hakan Ersoy, dere yataklarının üzerinin kapatılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Dere yataklarını kapatmak felaketlere yol açıyor. İstanbul şehir sellenmesi açısından önemli bir örnek. Buna ek olarak, geçmişte yaşanan felaketler, yapılaşmanın getirdiği riskleri ortaya koyuyor" dedi.

Uzmanların görüşleri

Trabzon Üniversitesi'nden Doç. Dr. Nazihan Ursavaş da dere yataklarındaki yapılaşmanın sorunlara yol açtığını vurgulayarak, yerleşim alanlarının bu tür doğal felaketlerden daha az etkilenmesi için önlemler alınması gerektiğinin altını çizdi. "Yoğun yağışlar ve su akışındaki değişimler, şehirlerde ciddi taşkın olaylarına neden olabilir. Bu kapsamda, yerleşim alanlarının azaltılması şart," şeklinde konuştu.

Doğu Karadeniz ve İstanbul'da yaşanan bu olaylar, iklim değişikliği ve yanlış yapılaşmanın sonuçlarını gözler önüne sererken, tüm Türkiye'de dere yataklarının korunarak, bu tür felaketlerin önlenebilmesi adına etkin bir strateji oluşturulmasının aciliyetini ortaya koyuyor.

DOĞU KARADENİZ’DE DERE YATAKLARINDAKİ YAPILAŞMA TEHLİKESİ, SEL VE TAŞKINLARLA DEFALARCA GÜNDEME GELMİŞTİ (ARŞİV)

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör