Ana Sayfa

El Nino dünyayı tehdit ediyor: Sel, kuraklık ve aşırı sıcaklar artabilir

Giriş: Okuma: ~4 dk Editör: Safiye İşgören
Paylaş
Pasifik Okyanusu'ndaki su sıcaklıklarının yükselmesiyle güçlenen El Nino hava olayı, dünya genelinde aşırı hava koşullarına ilişkin endişeleri artırıyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), El Nino'nun Şubat 2027'ye kadar devam etme ihtimalinin yüzde 100'e yakın olduğunu açıklarken, etkilerinin aralık ayında zirveye ulaşması bekleniyor. Kuraklık, sel, fırtına ve aşırı sıcaklıkların yanı sıra tarımsal üretim, balıkçılık ve doğal yaşam üzerindeki riskler de büyüyor.

Dünya genelinde sıcaklık ve yağış düzenlerini etkileyen El Nino hava olayı, giderek güçlenerek birçok bölgede aşırı hava koşullarının görülme riskini artırıyor. Pasifik Okyanusu'nun ekvator çevresindeki yüzey sularının normalin üzerinde ısınmasıyla ortaya çıkan doğa olayı, atmosferdeki hava dolaşımını değiştirerek bazı ülkelerde uzun süreli kuraklıklara, bazı bölgelerde ise yoğun yağış ve sellere zemin hazırlıyor. ABD, Endonezya ve Hindistan başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında yaşanan aşırı hava olayları, El Nino'nun küresel ölçekte oluşturabileceği riskleri yeniden gündeme taşıdı.

Dünya Meteoroloji Örgütünün yayımladığı Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi raporuna göre El Nino'nun önümüzdeki aylarda daha da güçlenerek aralık ayında en yüksek seviyesine ulaşması bekleniyor. Örgüt, hava olayının Şubat 2027'ye kadar devam etme olasılığının yüzde 100'e yakın olduğunu belirtirken, bu dönemde küresel sıcaklıkların yükselmesi ve yağış rejimlerindeki değişimlerin daha belirgin hale gelmesi ihtimaline dikkat çekti.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinin (NOAA) son değerlendirmelerinde de güçlü El Nino koşullarının 2027 yılının ilk aylarına kadar devam edebileceği bildirildi. Kurumun 8 Ekim tarihli tahmininde, ocak-mart dönemine kadar güçlü veya çok güçlü El Nino koşullarının sürmesi olasılığı yüzde 83'ün üzerinde gösterildi.

Denizlerdeki sıcaklık artışı balıkçılığı tehdit ediyor

El Nino'nun etkileri yalnızca karasal bölgelerdeki sıcaklık ve yağış değişimleriyle sınırlı kalmıyor. Okyanus yüzeyindeki sıcaklık artışı, deniz canlılarının yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını da doğrudan etkiliyor. Dünya Kaynakları Enstitüsünün (WRI) değerlendirmelerine göre ısınan okyanus suları, derinlerden yüzeye yükselen besin açısından zengin su miktarını azaltarak balık popülasyonlarının yer değiştirmesine veya azalmasına neden olabiliyor.

Özellikle Peru açıklarındaki deniz ekosisteminde yaşanan değişimler, hamsi gibi ticari değeri yüksek balık türlerinin dağılımını etkileyerek balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara yol açabiliyor. Artan deniz suyu sıcaklıkları mercan resiflerinde ağarma olaylarının yaşanmasına, deniz çayırlarının ve yosun ormanlarının zarar görmesine de neden olabiliyor.

Bazı ülkelerde kuraklık, bazılarında sel riski artıyor

El Nino'nun küresel yağış düzenleri üzerindeki etkisi, coğrafi bölgelere göre farklı sonuçlar ortaya çıkarıyor. Karayipler, Orta Amerika, Hindistan, Endonezya, Avustralya ve Afrika'nın bazı kesimlerinde yağışların azalmasıyla kuraklık riskinin yükselmesi beklenirken, ABD'nin güneyi, Peru, Ekvador, Doğu Afrika ve Orta Doğu'nun bazı bölgelerinde normalin üzerinde yağış görülmesi ihtimali bulunuyor.

Uzmanlar, uzun süreli kuraklığın içme suyu kaynaklarını ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceğini, yoğun yağışların ise sel ve taşkınlara neden olabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte El Nino'nun etkileri her bölgede aynı şiddette görülmüyor ve tek tek yaşanan aşırı hava olaylarının yalnızca bu iklim olgusuna bağlanması mümkün olmuyor.

Endonezya'da orman yangınları geniş alanları etkiledi

El Nino kaynaklı sıcak ve kurak koşulların etkili olduğu Endonezya'da son yılların en ağır orman yangını dönemlerinden biri yaşanıyor. Yerel basına yansıyan bilgilere göre yılbaşından bu yana yangınlardan etkilenen alan yaklaşık 896 bin hektara ulaştı. Özellikle Sumatra ve Kalimantan bölgelerinde yoğunlaşan yangınlar, geniş alanlarda hava kalitesinin bozulmasına ve günlük yaşamın aksamasına neden oldu.

Yangınların ardından oluşan yoğun duman nedeniyle bazı okullarda eğitim faaliyetlerine ara verilirken, çok sayıda kişi solunum yolu rahatsızlıklarından etkilendi. Yangınların yayılmasında El Nino'nun artırdığı kuraklık koşullarının yanı sıra ormansızlaşma, arazi kullanımı ve turbalık alanların kuruması gibi insan kaynaklı etkenlerin de rol oynadığı belirtiliyor.

Yangınlar, bölgedeki biyolojik çeşitlilik üzerinde de baskı oluşturuyor. Özellikle Borneo orangutanları ve Sumatra kaplanları gibi nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanlarının zarar görmesi, ekosistemlerin uzun vadeli geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Pasifik'te kasırga ve tayfun riski gündemde

El Nino'nun atmosferdeki rüzgâr düzenlerini değiştirmesi, tropikal fırtınaların oluşumu ve gelişimi üzerinde de etkili oluyor. Doğu Pasifik'te okyanus sıcaklıklarının yükselmesi ve üst atmosferdeki rüzgâr koşullarının değişmesi, bazı dönemlerde tropikal siklonların güçlenmesine elverişli ortam oluşturabiliyor.

Batı Pasifik'te ise Çin ve Japonya'yı etkileyen tayfunlar, şiddetli yağışlar, sel ve heyelanlarla birlikte gündeme geldi. Yetkililer, fırtına faaliyetlerinin devam edebileceğine işaret ederken, tropikal siklonların şiddeti ve izleyecekleri güzergâhın bölgesel atmosfer koşullarına bağlı olarak değişebileceğini vurguluyor.

Hindistan'da muson yağışlarının azalması tarımı etkiliyor

El Nino'nun etkilerinin görüldüğü ülkeler arasında Hindistan da yer alıyor. Ülkede tarımsal üretimin temel su kaynaklarından biri olan muson yağışlarının bazı bölgelerde mevsim ortalamalarının altında kalması, tarım sektörünü olumsuz etkiliyor.

Hindistan Meteoroloji Dairesinin paylaşılan verilerine göre doğu ve kuzeydoğu bölgelerinde yağışlar ortalamanın yüzde 26, güney eyaletlerinde ise yüzde 24 altında gerçekleşti. Yağış eksikliğinin özellikle sulamaya bağımlı tarım alanlarında üretim maliyetlerini artırabileceği, bazı ürünlerde ise verim kayıplarına yol açabileceği değerlendiriliyor.

El Nino'nun etkilerinin 2027'de de sürmesi bekleniyor

Dünya Meteoroloji Örgütünün tahminleri, El Nino'nun yıl sonuna doğru daha da güçlenebileceğine ve küresel sıcaklıklar üzerindeki etkilerinin 2027'nin ilk aylarında da hissedilebileceğine işaret ediyor.

Bilim insanları, yağış düzenlerinin değişmesi, sıcak hava dalgaları ve kuraklığın şiddetlenmesi gibi risklere karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve özellikle tarım, su yönetimi ve afet hazırlığı alanlarında önlemlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.

Safiye İşgören
Editör: Safiye İşgören