Ana Sayfa

Deprem travmasıyla bilinçlendiren gönüllüler: Yalova'nın kahramanları yaşadıklarını paylaşıyor

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Haber365 Editör
Paylaş
Marmara Depremi'ni yaşayan gönüllüler, deneyimlerini aktararak deprem bilincini artırmaya çalışıyor. Eğitimsiz geçirilen o zor anları anlatıyorlar.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçerken, o geceyi yaşayan Mahalle Afet Gönüllüleri Muhittin Mert ve Sabri Karaçam, bugün özellikle genç nesil ve toplumu deprem bilinci konusunda eğitmek amacıyla çeşitli faaliyetler yürütüyor. Geçmişte yaşanan travmatik olaylara dayanarak, üzerinde çalıştıkları bilinçlendirme projeleri ile halkın hazırlıklı olmasını sağlamayı hedefliyorlar.

Depremin acı hatıraları

Marmara Depremi, Türkiye tarihinde yaşanan en büyük felaketlerden biri olarak hafızalarda kazınmış durumda. Yaklaşık 45 saniye süren deprem, Yalova’da büyük yıkıma ve on binlerce insanın hayatının kaybına yol açtı. Yalova’da 2 bin 504 kişi hayatını kaybederken, 4 bin 472 kişi yaralanmıştı. Bu yıkıcı süreç, pek çok aileyi bir araya getirip dayanışma ruhunu güçlendirmiştir.

Mert, 1999 yılında o geceyi şöyle anlatıyor: "O 45 saniye çok uzun bir süreydi, ne yapacağımı bilemez haldeydim. Eğitim almamıştım, ancak yaşananlar bana farklı bir bakış açısı kazandırdı." O gece, bir komşusunun yardım talebiyle hasarlı bir binaya girdiğini ve içerideki kişinin sağ kurtulduğunu aktaran Mert, depremin ardından yaşanan belirsizliğin kendisini eğitmeye yönlendirdiğini dile getiriyor.

Günümüzde deprem bilinci artıyor

Sabri Karaçam ise o yıllarda yaşanan bilgi eksikliğine dikkat çekiyor. "O zamanlar vatandaşlarımız depreme hazırlıklı değildi. Fakat zamanla aldığım eğitimler sayesinde, halkı bilinçlendirme görevimi üstlendim. Artık deprem öncesi ve sonrası yapmamız gereken hazırlıkları, eşyaları nasıl güvence altına alacağımızı sistematik bir şekilde anlatıyorum" diyor.

Karaçam, deprem anında hayatta kalabilmek için yapılması gerekenleri sıralarken, "Çök, kapan, tutun!" prensibini son derece önemli buluyor. Bu tür bilinçlendirme çalışmalarının, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için hayati bir öneme sahip olduğunu belirten gönüllüler, depremin yalnızca bir doğal afet olmadığını, aynı zamanda toplumsal готовlık ve dayanışmayı da gerektiren bir durum olduğunu vurguluyor.

YALOVA

Haber365 Editör
Editör: Haber365 Editör