Ana Sayfa

‘Çocuk şiddeti icat etmez, içinde büyüdüğü dünyadan öğrenir’

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Neşe Aslan
Paylaş
Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısındaki artış yeniden tartışma konusu olurken, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, sorunun yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını söyledi. Özbay, çocukların şiddeti içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullardan öğrendiğini belirterek, çözümün eğitim, sosyal destek ve güçlü kamu politikalarından geçtiğini vurguladı.

Türkiye'de çocukların karıştığı toplam olay sayısı son 10 yıllık dönemde büyük bir artış gösterdi.  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2015 yılında 447 bin 575 olan çocuk olayı sayısı, 2025 yılında 609 bin 959'a yükseldi. Bu artış günlük olaylarla sokağa hatta okullara da yansımaya başladı. Geçtiğimiz aylarda meydana gelen iki ayrı olayda Türkiye’de görülmeyen okul katliamı yaşandı. 

Konuyu Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay ile konuştuk. Özbay’ın uyarıları hem ailelere hem de yetkililere…

Sorun Sadece 'Güven' Değil

Çocukların suça sürüklenmesinde en büyük ihmal nedir?

KADEM ÖZBAY- Çocuk şiddeti icat etmez; öğrenir. Çocuk, içinde büyüdüğü toplumdan bağımsız değildir. Adalete ve liyakate güvenin zedelendiği, yoksulluğun ve güvencesizliğin arttığı, şiddetin ve güç ilişkilerinin normalleştiği bir toplumsal düzen çocukları da biçimlendiriyor.

Üstelik siyasi iktidarın eğitim politikaları, okulu çocuk için aidiyet ve umut üreten bir alan olmaktan giderek uzaklaştırdı. Çocuğun kendisini keşfettiği, ilgi ve becerilerinin desteklendiği okulun yerini yarış, rekabet ve dışlanma aldı. Yoksul çocuklar açık liseye, MESEM adı altında haftanın dört günü işyerlerine mahkûm ediliyor. Çocuğu okuldan ve kamunun koruyucu alanından uzaklaştıran bu düzenin sonuçlarını yalnızca “güvenlik sorunu” olarak tartışamayız.

'Aile Desteklenmeli'

Bu konuda ailenin rolü nedir?

KADEM ÖZBAY- Sorumluluğu aileye yüklemek, siyasi sorumluluğu görünmez kılar. Yoksulluk ve güvencesizlik içindeki, uzun saatler çalışan, geçim kaygısıyla yaşayan ailelere “çocuğunuza sahip çıkın” demek kolaycılıktır.

Devletin görevi aileyi suçlamak değil, çocuğu ve aileyi desteklemektir. MEB; okul, aile ve çocuk arasındaki bağı güçlendirecek bir sistem kurmalı; her okulda yeterli rehber öğretmen ve psikolojik danışman bulunmalıdır. Devamsızlık, yalnızlaşma, akran zorbalığı ve okuldan kopuş daha sorun büyümeden fark edilmeli, çocuk yalnız bırakılmamalıdır.

'Düzeni Değiştirmeli'

Çözüm nedir?

KADEM ÖZBAY- Çözüm çocukları daha fazla denetlemek ve cezalandırmak değil, şiddeti ve suça sürüklenmeyi üreten koşulları değiştirmektir. Yoksullukla, çocuk işçiliğiyle ve çocukları eğitimden koparan politikalarla mücadele edilmelidir. Çocukları ucuz işgücüne dönüştüren MESEM uygulamasına son verilmeli, örgün eğitim güçlendirilmelidir.

Siyasi iktidarın kamusal alanı yıllardır geri çekmesiyle oluşan boşluğu bugün mafya yapılanmaları, tarikat ve cemaatler dolduruyor; çocuklara ve gençlere yardım, dayanışma ve aidiyet sunan yapılar alan kazanıyorlar.

Çocuğun kendisini ait ve değerli hissettiği; sanatla, sporla, bilimle buluştuğu bir okul, yoksulluk nedeniyle hiçbir çocuğun eğitimden kopmadığı güçlü bir sosyal devlet gerekiyor.

Çocukların suça sürüklenmesindeki artış bir asayiş meselesi değil; eğitim, yoksulluk, adalet ve sosyal politika meselesidir. Çocuk şiddeti icat etmez, içinde büyüdüğü dünyadan öğrenir. O halde çocukları değil, onları şiddete, yoksulluğa ve umutsuzluğa mahkûm eden düzeni değiştirmek gerekir.

Neşe Aslan
Editör: Neşe Aslan