Cevdet Yılmaz: Türkiye istikrarını koruyarak rekabet üstünlüğü elde etti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomide belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin istikrarını korumasının ülkeye rekabet avantajı sağladığını belirterek, ortaya çıkan fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" temalı İstanbul Ticaret Kongresi, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi.
Kongrede konuşan Yılmaz, küresel ticaret ve ekonomide son 20 yılda kriz ve şokların daha sık yaşandığını belirtti. Pandemi, tedarik zincirlerindeki kırılmalar, savaşlar, enerji ve gıda şokları ile ticaret politikalarındaki belirsizliklerin küresel ekonomi üzerinde etkili olduğunu ifade eden Yılmaz, 2026'da Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yanı sıra ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın oluşturduğu enerji şokunun da üretim maliyetlerinden enflasyona, lojistikten dış ticarete kadar birçok alanı etkilediğini söyledi.
Küresel ticarette büyümenin yavaşlamasının beklendiğini belirten Yılmaz, Dünya Ticaret Örgütünün 2025'te yüzde 4,6 büyüyen küresel mal ticaretinin 2026'da yüzde 1,9 büyümesini öngördüğünü, Uluslararası Para Fonunun ise küresel büyümenin yüzde 3 seviyesine gerilemesini beklediğini aktardı.
"Türkiye ekonomisi pozitif ayrışmayı başardı"
Yılmaz, küresel ekonomide ağırlık merkezinin gelişmekte olan ülkelere ve özellikle doğuya doğru kaydığını belirterek, rekabetin artık yalnızca fiyat üzerinden değil, sanayi politikaları, teknoloji ve ölçek ekonomileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Türkiye ekonomisinin zorlu küresel koşullara rağmen üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle pozitif ayrıştığını ifade eden Yılmaz, gayrisafi yurt içi hasılanın 2025'te 1,6 trilyon dolara yükseldiğini, 2026'nın ilk yarısında ise 1,7 trilyon doları aştığını belirtti. Yılmaz, yıl sonunda GSYH'nin 1,8 trilyon dolar seviyesine ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Türkiye ekonomisinin 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü aktaran Yılmaz, ekonominin 24 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydettiğini ifade etti.
2002'de 36 milyar dolar olan ihracatın 2025'te 273 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, hizmet ihracatının da Türkiye ekonomisi açısından önemli bir alan haline geldiğini vurguladı.
"Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımız 405 milyar dolara ulaştı"
Yılmaz, ihracat değerlendirmelerinde mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.Türkiye'nin 2002'de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatının 2025'te 125 milyar dolara yükseldiğini aktaran Yılmaz, hizmet ticaretinde 63 milyar dolarlık fazla verildiğini ve bunun cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını söyledi.
Mal ve hizmet ihracatının 2002'de yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, 2025'te bu rakamın 400 milyar dolara yaklaştığını ifade etti.
Yılmaz, ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doları, mal ve hizmet ihracatının ise 405 milyar doları aştığını açıkladı.İhracatçılara verilen destekler artırıldı
Türkiye'nin üretim altyapısını, girişimcilik kapasitesini ve ihracatçıların dinamizmini küresel pazarlardaki fırsatlarla buluşturmayı önceliklendirdiklerini belirten Yılmaz, ihracatın daha yüksek katma değerli ve rekabetçi hale gelmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Finansmana erişimi genişlettiklerini ve makroekonomik istikrar programını sürdürürken üretici ve ihracatçılara seçici destekler sağlamaya devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, 2025'te mal ve hizmet ihracatına 33 milyar lira destek verildiğini, 2026 için bu amaçla 45 milyar liralık bütçe ayrıldığını aktardı.
İhracat reeskont kredilerinin günlük limitinin 5 milyar liraya, firma başına günlük limitin ise 60 milyon liraya çıkarıldığını belirten Yılmaz, Türk Eximbank'ın 2026'da 59 milyar dolar, Türk Ticaret Bankasının ise 100 milyar lira destek sağlamayı hedeflediğini söyledi.
İhracatı Geliştirme Anonim Şirketinin 16 Eylül itibarıyla ihracatçıların 327 milyar liralık kredisine 286 milyar lira kefalet sağladığını da kaydetti.
"İstikrarımızı hassasiyetle korumalıyız"
Türkiye'nin bölgesinde yaşanan istikrarsızlıklara rağmen kendi istikrarını korumasının ülkeye önemli bir fırsat sunduğunu belirten Yılmaz, bu avantajın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, "Türkiye istikrarsızlığın arttığı bir dönemde istikrarını koruyan bir ülke olarak bir rekabet üstünlüğü elde etmiş durumda, bir fırsat penceresi açmış durumda. Bizim bunu çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Etrafımızdaki ateş çemberinde istikrarımızı hassasiyetle koruyarak, hiçbir şekilde riske atmayarak gücümüzü, ekonomimizi geleceğe taşımak zorundayız. Türkiye'yi sermaye içinde, nitelikli insan gücü içinde bir cazibe merkezi olarak konumlandırmak durumundayız." ifadelerini kullandı.
Yeni pazarlar ve ticaret anlaşmaları hedefleniyor
Küresel ticaretin yakınlık, güvenilirlik ve ortaklıklar temelinde yeniden şekillendiğini belirten Yılmaz, ticaret anlaşmaları ve bölgesel işbirliklerinin dayanıklı tedarik zincirleri ile pazar çeşitlendirmesi açısından öneminin arttığını söyledi.
İhracatın coğrafi çeşitliliğini ve dayanıklılığını artırmayı hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, geleneksel pazarlardaki güçlü konumun korunmasının yanı sıra yüksek potansiyelli yeni pazarlarda daha etkin olunacağını belirtti.
Yılmaz, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü, yeni serbest ticaret anlaşmaları için de görüşmelerin devam ettiğini kaydetti.
Dış ticaret işlemlerinin dijital ve kolaylaştırılmış yeni nesil gümrük uygulamalarıyla yürütüldüğünü belirten Yılmaz, Türkiye'nin de dahil olduğu 39 ortak transit ülkeyle entegre kullanılan yeni bilgisayarlı transit sistemi sayesinde uluslararası ticaretin etkinliğinin artırıldığını söyledi.
Yılmaz, önümüzdeki dönemde yeşil ve dijital dönüşümü birlikte ele alan, kaynak verimliliğini artıran, sürdürülebilir üretimi destekleyen ve firmaların küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyan politikaların uygulanmaya devam edeceğini ifade etti.