Ana Sayfa

Amiral Cem Gürdeniz’den Heybeliada çıkışı: "Heybeliada'daki ışıklandırma sadece mimari değil jeopolitiktir"

Giriş: Okuma: ~2 dk Editör: Beren Alpuğan
Paylaş
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Heybeliada Ruhban Okulu’nun son dönemde dikkat çekici şekilde ışıklandırılması ve çevresindeki ağaçların adanın her yerinden görünecek biçimde budanmasına tepki gösterdi. Gürdeniz, temmuz ayındaki tarihi yıldönümlerine işaret ederek, "Buralardan verilen her mesaj jeopolitik anlam taşır" uyarısında bulundu.

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Heybeliada Ruhban Okulu etrafında son dönemde yaşanan hareketliliğe ve zamanlamasına dikkat çekti.

"Zamanlama çok dikkat çekici"

Heybeliada'nın 1773'ten bu yana Türk denizciliğinin ve Deniz Harp Okulu geleneğinin simge mekanlarından biri olduğunu vurgulayan Gürdeniz, adadaki ışıklandırma ve peyzaj çalışmalarının zamanlamasını sorguladı:

"Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun geçen haftadan itibaren yıllardır görülmeyen ölçüde ışıklandırılması ve etrafındaki ağaçların adanın her yerinden görünecek şekilde budanmasının zamanlaması çok dikkat çekicidir. Lozan’ın 103., Montrö’nün 90., Kabotaj Kanununun 100., Hatay’ın anavatana katılışının 87., ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52., yıldönümlerinin bulunduğu temmuz ayında, Heybeliada gibi 1773’ten bu yana Türk denizciliğinin ve Deniz Harp Okulu geleneğinin simge mekânlarından birinde böylesine gösterişli bir görüntü verilmesi kamuoyunda doğal olarak soru işaretleri doğurmaktadır."

"Diplomatik baskılar artarken bu görüntüyü sorgulamak meşru haktır"

Gürdeniz, sembolik adımların arkasındaki jeopolitik dinamiklere ve Türkiye üzerindeki dış baskılara dikkat çekerek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’deki Rum Ortodoks nüfusunun bugün geldiği seviye de dikkate alındığında, bu tür sembolik adımların yalnızca estetik bir tercih olarak değil, siyasi ve jeopolitik bağlamıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. 
Son dönemde Doğu Akdeniz’den Ege’ye, AB kurumlarından ABD-Yunanistan-GKRY eksenine kadar Türkiye üzerinde artan diplomatik baskılar yaşanırken, bu görüntünün zamanlamasını sorgulamak meşru bir haktır."

"Batı Trakya’da hak ihlalleri sürerken tek taraflı adım katlanamaz"

Ege, Doğu Akdeniz ve ABD-Yunanistan-GKRY hattında Türkiye üzerindeki diplomatik baskıların arttığı bir dönemde Ruhban Okulu'nun açılması tartışmalarına değinen Gürdeniz, Yunanistan'daki Türk azınlığın durumunu hatırlattı:

"Daha da öte ABD baskıları ile Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasının yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yıllardır dile getirdiği temel hak ihlalleri devam ediyor. 

Son haftalarda azınlık temsilcileri ve Türk kurumları Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim ve din özgürlüğü haklarının tam olarak uygulanmadığını vurgulayarak, Türk okullarının giderek azalmasını, iki dilli Türk anaokulu taleplerinin karşılanmamasını ve Batı Trakya Müslüman Türklerinin kendi müftülerini özgür iradeleriyle seçememesini adeta haykırıyor."

"Sadece bir bina değil, şeffaf bilgilendirme yapılmalı"

Devlet kurumlarına çağrıda bulunan Cem Gürdeniz, tarihi ve egemenlik hassasiyeti bulunan mekanlardan verilen simgesel mesajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi:

"Devletimizin ilgili kurumlarının bu tür gelişmeleri dikkatle değerlendirmesi ve kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmesi önem taşımaktadır. 

Tarihi ve egemenlik hassasiyetleri bulunan bu tip tartışmalı dini binalar sadece bina değildir. Buralardan verilen her mesaj, yalnızca mimari değil aynı zamanda jeopolitik anlam da taşır."

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan