Alzheimer tanısında kan testleriyle yeni bir dönem başlıyor
Alzheimer hastalığının tanı süreçlerinde kullanılan yöntemler gün geçtikçe gelişirken, kan biyobelirteçlerinin rolü de artış göstermektedir. Özellikle p-tau217 ölçen testler, hastalığın biyolojisinin belirlenmesine yardımcı oluyor. Ancak uzmanlar, bu testlerin her unutkanlık şikayeti olan bireylere uygulanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Alzheimer belirtilerinin erken fark edilmesi önemli
Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Güngör Tunçer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında hastalığın belirtileri ve tanı yöntemleri hakkında bilgi verdi. Demans terimini açıklayan Tunçer, hafıza ve dikkat gibi bilişsel işlevlerin günlük yaşamı etkileyecek düzeyde bozulmasının demansın tanımına girdiğini belirtti. Alzheimera özgü belirtilerin bilinmesi, erken tanı açısından kritik önem taşıyor.
Unutkanlık ve yön bulma problemleri
Yaşla birlikte zaman zaman isim unutmak ya da eşyaları kaybetmek normal olsa da, bu tür belirtilerin giderek artması ve günlük yaşamı etkilemesi, dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Tunçer, sık tekrar eden sorular, yakın geçmişte yaşanan olayların unutulması, tanıdık yerlerde kaybolma gibi durumların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kan testleri tanıya destek sunuyor
Demans tanısının, ayrıntılı hasta öyküsü ve nörolojik muayene ile başladığını ifade eden Tunçer, gerektiğinde bilişsel testler ve kan tahlilleri gibi yöntemlerin kullanıldığını belirtti. Son yıllarda, Alzheimer tanısının konulmasında kan biyobelirteçlerinin sağladığı ilerlemeler dikkat çekiyor. Bu testler, bütün bireylere tarama amaçlı uygulanacak şekilde düşünülmemeli; sonuçlar uzman hekimler tarafından hastanın durumu ile birlikte değerlendirilmelidir.
Alzheimer hastalığı için bazı uygun kan testlerinin tanı sürecine dahil edilebileceğini aktaran Tunçer, bazı hastalarda ise ek yöntemlere ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti. Bu noktada, tedavi seçeneklerinin de sürekli gelişen bir alan olduğunu hatırlatmak gerekiyor.
Yeni tedavi yaklaşımları
Alzheimer tedavisinde uzun zamandır kullanılan ilaçlar, bilişsel semptomları azaltmakta etkilidir. Bunun yanı sıra, erken evredeki hastalarda kullanılmaya başlanan yeni anti-amiloid tedavileri, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedefliyor. Ancak bu tedaviler, hastalığı tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
Prof. Dr. Tunçer, demansın riskini azaltacak yöntemler hakkında da bilgi verdi. Hipertansiyon, yüksek kolesterol, diabetes gibi risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, düzenli fiziksel aktivite ve sosyal yaşamın, Alzheimer riskini azaltmada büyük rol oynadığını vurguladı. Sonuç olarak, Alzheimer hastalığında erken tanı, tedavi seçeneklerinin daha güvenli ve etkili bir şekilde uygulanmasına olanak tanıyor.
PROF. DR. ÖZLEM GÜNGÖR TUNÇER