Ana Sayfa

Seçimin galibi ilk müslüman Senatör Sayed, Trump'a seslendi

Giriş: Güncelleme: Okuma: ~5 dk Editör: Safiye İşgören
Paylaş
ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde Demokrat Parti, Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu elde etti. Cumhuriyetçilerin Kongrenin iki kanadındaki kontrolünü kaybetmesiyle Başkan Donald Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında siyasi dengeler değişecek.

ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman Abdul el-Sayed Trump'a selendi

ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen Kongre ara seçimlerinin ardından oy sayımı devam ederken Michigan'da Demokrat aday Abdul el-Sayed'den zafer açıklaması geldi. Detroit kentinde destekçileriyle bir araya gelen Müslüman siyasetçi, Senato yarışını kazandığını duyurdu.

Seçmenlerine teşekkür eden Sayed, Michigan halkının taleplerini Washington'da temsil edeceğini belirterek kendisine duyulan güvene karşılık vermek için çalışacağını söyledi.

Sayed'den Trump'a: Bana senatör diyebilirsin

Seçim sonuçlarına ilişkin konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump'a da seslenen Sayed, kampanya döneminde Müslüman kimliği nedeniyle hedef alındığını ifade etti.

Sayed, Trump'a yönelik açıklamasında, "Donald, biliyorum, ismimi söylemekte zorlandın. Bu yüzden JD Vance ocak ayında yemin ettirdikten sonra bana sadece 'Senatör' diyebilirsin." ifadelerini kullandı.

Destekçilerinin önünde zaferini ilan eden Demokrat aday, "Michigan, başardık. Bu eyaletin seçilmiş senatörü olarak karşınızda durmaktan gurur ve onur duyuyorum." dedi.

AIPAC'a 42 milyon dolarlık seçim eleştirisi

Sayed'in konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de seçim kampanyasına yönelik mali destekler oldu.

ABD'deki İsrail yanlısı lobi kuruluşu Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesini (AIPAC) eleştiren Sayed, kuruluşun kendisinin seçimi kaybetmesi amacıyla 42 milyon dolar harcadığını öne sürdü.

Kampanya boyunca kendisine karşı faaliyet yürüttüğünü savunduğu siyasi bağış kuruluşlarına da tepki gösteren Sayed, seçim sonuçlarını bu girişimlere karşı kazanılmış bir başarı olarak değerlendirdi.

Filistin konusunda mesaj verdi

Konuşmasında Filistinlilerin haklarına da değinen Sayed, eşitlik, barış ve kendi kaderini tayin hakkını savunmanın nefret söylemi olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.

Demokrat aday, "Filistinli çocukların atalarının topraklarında, bizim vergilerimizle öldürülmeden büyümesi gerektiğine inanıyorsanız size 'nefret dolu' diyorlar. Eşit haklara, barışa, onura ve kendi kaderini tayin hakkına inanmak nefret değil, sevgidir." dedi.

Vergilerin Michigan halkı için kullanılmasını istedi

Sayed, federal kaynakların kullanımına ilişkin görüşlerini de paylaşarak Michigan'da eğitim, sağlık ve altyapı yatırımlarına öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.

Eyalet sakinlerinin ödediği vergilerin başka ülkelerde ayrımcı uygulamaları finanse etmek yerine Michigan halkının ihtiyaçlarına ayrılmasını istediklerini ifade etti.


ABD'de gerçekleştirilen Kongre ara seçimlerinde Demokratlar önemli kazanımlar elde etti. Associated Press (AP) ve NBC News'in seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerine göre Demokrat Parti, hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda çoğunluğu kazandı. Birçok seçim bölgesinde oy sayımı devam ederken Demokratların özellikle Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde elde ettiği sonuçlar dikkat çekti. 

Demokratlar Temsilciler Meclisini geri aldı

435 sandalyeli Temsilciler Meclisinde çoğunluk için gereken 218 sandalye eşiğini Demokratların geçtiği açıklandı.

NBC News'in seçim projeksiyonuna göre Demokratların sandalye sayısı 255'e, Cumhuriyetçilerin ise 180'e ulaşabilir. Ancak bu rakamlar kesinleşmiş sonuçları değil, devam eden sayımlara dayalı tahminleri yansıtıyor.

Demokrat adaylar, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde kazandığı bazı seçim çevrelerinde de Cumhuriyetçi rakiplerini geride bıraktı.

Senatoda da çoğunluk el değiştirdi

Demokrat Parti, Temsilciler Meclisinin ardından Senatoda da çoğunluğu ele geçirdi.

Özellikle Teksas, Kansas, Iowa, Güney Carolina, Kuzey Carolina ve Ohio'da elde edilen sonuçlar Senatodaki dengelerin değişmesinde etkili oldu.

Teksas'ta Demokrat aday James Talarico'nun seçim başarısı öne çıkarken, Kuzey Carolina ve Ohio gibi eyaletlerde de Demokratlar önemli kazanımlar elde etti. 

Trump'ın Kongredeki çoğunluğu sona erdi

Seçim sonuçlarıyla birlikte Cumhuriyetçilerin Kongrenin her iki kanadındaki çoğunluğu sona erdi.

Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etmesi, Trump yönetiminin yasa ve bütçe düzenlemelerini Kongreden geçirmesini zorlaştırabilecek. 

Senatodaki çoğunluk değişimi ise başkanın üst düzey görevlere ve federal yargıya yapacağı atamalarda Demokratların etkisini artıracak. Kongrenin denetim ve soruşturma yetkileri de yeni dönemde daha fazla gündeme gelebilecek.

Kesin sonuçlar için sayım sürüyor

ABD genelinde bazı seçim çevrelerinde oy sayımı ve sonuçların kesinleştirilmesi süreci devam ediyor.

Demokratların Kongrenin iki kanadında çoğunluğu elde ettiği açıklanırken partilerin ulaşacağı nihai sandalye sayıları henüz kesinleşmedi.

3 Kasım seçimlerinin ardından ortaya çıkan tablo, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin son iki yılında Beyaz Saray ile Kongre arasındaki ilişkilerde yeni bir döneme işaret ediyor. 

Kongrede çoğunluk Demokratlara ne sağlayacak?

Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu elinde bulunduran Demokratlar, yasa tekliflerinin görüşülmesini ve oylama takvimini yönlendirebilecek.

Bütçe müzakerelerinde de söz sahibi olacak parti, federal harcamalar üzerinde daha fazla kontrol sağlayabilecek. Ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması, hükümetin kapanması riskini beraberinde getirebilir.

Bununla birlikte Trump'ın başkanlık vetosu yürürlükte kalacak. Senatodaki içtüzük kuralları ise Cumhuriyetçilere bazı yasa tekliflerinin ilerlemesini engelleme imkânı tanıyacak.

Trump yönetimine yönelik soruşturmalar gündeme gelebilir

Demokratların Kongrede çoğunluğu elde etmesiyle birlikte yürütme üzerindeki denetim faaliyetlerinin genişlemesi bekleniyor.

Kongre komisyonları, hükümet yetkililerini ifadeye çağırabilecek, resmî belgeleri talep edebilecek ve kamuoyuna açık oturumlar düzenleyebilecek.

İncelenmesi gündeme gelebilecek başlıklar arasında Trump ailesinin ticari faaliyetleri ve kripto varlık bağlantıları, Elon Musk ile ilişkili kamu ihaleleri, federal kurumlarda yapılan bütçe kesintileri ve göçmenlik politikaları bulunuyor.

İran savaşının yürütülme biçimi ile Jeffrey Epstein dosyalarının ele alınış süreci de Demokratların gündeme taşımayı planladığı konular arasında yer alıyor.

Beyaz Saray ile hukuki anlaşmazlık yaşanabilir

Kongrenin belge ve ifade taleplerine Trump yönetiminin karşı çıkması halinde taraflar arasındaki anlaşmazlıklar yargıya taşınabilecek.

Özellikle yürütmenin denetlenmesi kapsamında başlatılabilecek soruşturmalar, Beyaz Saray ile Demokrat çoğunluk arasında yeni hukuki süreçlerin yaşanmasına neden olabilir.

Üçüncü azil süreci ihtimali

Demokratların önündeki seçeneklerden biri de Donald Trump hakkında yeni bir azil süreci başlatılması.

Temsilciler Meclisi, gerekli çoğunluk sağlandığı takdirde Trump hakkında üçüncü kez azil suçlamalarını kabul edebilir. Ancak başkanın görevden alınabilmesi için Senatoda hazır bulunan üyelerin üçte ikisinin mahkûmiyet yönünde oy kullanması gerekiyor.

Bu nedenle Kongrede Demokrat çoğunluğun oluşması, tek başına Trump'ın görevden alınabileceği anlamına gelmiyor.

Demokratların Kongrede elde ettiği çoğunluğun nasıl kullanılacağı, Trump yönetimiyle yaşanabilecek siyasi ve hukuki anlaşmazlıkların seyrini belirleyecek. Yeni dönemde yasama faaliyetlerinin yanı sıra denetim soruşturmaları ve olası azil girişimleri de Washington'un gündeminde yer alabilir.

Safiye İşgören
Editör: Safiye İşgören