Haber365 Ana Sayfa » Yabancı Basın » Türkiye, Suriye Konusunda Harekete Geçmeli
Türkiye, Suriye Konusunda Harekete Geçmeli
15.02.2012 Çarşamba 15:43
Bu Habere 0 Yorum Yapıldı
Bu Haber 222 Defa Okunmuştur
Dünya, Suriye'de Humus şehrindeki yıkımı izlerken ve kriz, komşu Lübnan'a sıçrarken büyük güçleri, küçük güçlerden ayıranın ne olduğunu sorma vakti geldi.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da aslanlaşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve giderek daha nüfuzlu hâle gelen bir gücün temsilcisi olarak dünyayı dolaşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte Türkiye’nin uluslararası yıldızı, son birkaç yıldır durmadan yükseldi. Türkiye ve Endonezya, en önemli yükselen küresel oyuncular listesinde Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’e katıldı.

Şu anda ise Suriye’deki katliamda Türkiye, bölgesel ve küresel emelleri için kritik bir sınavla karşı karşıya. Liderlerinin konuşmayı bırakıp eyleme geçmelerinin vakti geldi.

Davutoğlu, ilk olarak üç ay önce, ölü sayısının şu anki sayının yarısı olduğu sırada, Suriye-Türkiye sınırında Suriyeli muhalifler için bir tampon bölge oluşturulması fikrini ortaya attı. Kasım ayı ortalarında Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a görevi bırakması çağrısı yapan ikinci bölgesel lider (Ürdün Kralı Abdullah’ın ardından) oldu. Kasım sonunda Davutoğlu, yine Türk hükûmetinin, bir tampon bölge ihtimali de dâhil olmak üzere çeşitli çözüm planlarının olduğunu kabul etti.

Ancak o zamandan bu yana atılan tek gerçek adım Türkiye’den değil, gözlemci gönderip Suriye’de siyasi geçiş için bir plan gösteren Arap Birliğinden geldi. Rusya ve Çin’in bu planı Birleşmiş Milletlerde veto etmesi ve Humus’ta (ve Zabadani) Suriye güçlerinin yollarına çıkan her şeyi yerle bir etmeye niyetli olduklarına dair her türlü belirtiyi göstermesinin ardından Davutoğlu “ilgili ülkelerin tamamıyla birlikte uluslararası bir mutabakat sağlanması” için “en kısa zamanda” bir konferans düzenlenmesini önerdi.

Bir konferans mı? Türkiye aslında, olayların yaşandığı yerde bir farklılık yaratacak bir şey yapmayı erteleyerek daha fazla konuşulmasını öneriyor.

Katliam asla hafife alınmamalı. Türkiye’nin, Suriye’ye askerlerini göndermesinin sonuçlarına ilişkin kaygıları olabilir. Türkiye ve Suriye’nin hâlâ sınır sorunları var, pek çok Suriyeli için Suriyeli muhalif savaşçıların arkasında bile olsa Türk askerlerinin sınırdan geçmesi, millî gururu canlandırabilir ve Esad’ın, dış güçlerin desteklediği terör ve direnişe dair hikâyesini güçlendirebilir.

Ancak Türkiye, uluslararası topluluğun katliamı durdurma konusunda ciddi olduğunun Esad’a gösterilmesinde konum olarak en iyi ülke. Özgür Suriye Ordusu’nun Suriye’nin kuzeybatı sınırında güvenli bir bölge oluşturmasına yardım etmek için yerel koordinasyon komiteleriyle yakından çalışarak lojistik destek, istihbarat, silah, eğitim, haberleşme ve hatta hava desteği sağlamalıdır.

Özellikle Türkiye, Özgür Suriye Ordusu’na, Suriye ordusunun haberleşme hatlarını kesmede ve erken uyarı istihbaratının ve uçaksavar silahların koordineli kullanılmasıyla hükûmet güçlerinin, her alana erişimini engellemesinde yardım edebilir. Özgür Suriye Ordusu, hükûmet ordusunun yerel komutanlarını izole edebilir ve ateşkes görüşmeleri yapabilir. Bu strateji başarısız olursa Türkiye ve Arap Birliği, NATO’nun lojistik ve istihbarat desteğiyle kara birlikleri göndermeyi düşünebilir.

Türkiye, şu anda olay yerinin yakınında ancak Suriye’nin ötesinde, Orta Doğu’da daha büyük bir ders çıkarılabilir. Güç, sadece büyüklük, stratejik konum, güçlü ekonomi, iyi diplomasi ve askerî kapasiteden kaynaklanmaz. Ayrıca eyleme geçme iradesi - gerçek liderliğin, bazı durumlarda rağbet görmeyen kararlar alma ve uygulama cesareti anlamına geldiğini anlamayı- gerektirir

Büyük güç statüsü kazanmaya istekli olan devletler, onunla birlikte gelen yükleri de kabul etmek zorundadır. Yalnızca konuşmaya değil eyleme geçmeye de hazırlıklı olmak zorundadır.

BYEGM'den alıntı yapılmıştır...


Kaynak: CNN
Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.