Haber365 Ana Sayfa » Röportaj » Prof. Altuğ'dan Haber365'e Ekonomi Değerlendirmesi

Prof. Altuğ'dan Haber365'e Ekonomi Değerlendirmesi

Prof. Altuğ'dan Haber365'e Ekonomi Değerlendirmesi
15.04.2011 Cuma 10:05
Bu Habere 7 Yorum Yapıldı
Bu Haber 1828 Defa Okunmuştur
Renkli kişiliği, sözünü sakınmaz tavrı ve etkili anlatımıyla ekonomideki son gelişmeleri Prof. Osman Altuğ'la konuştuk. Alev Dönmez'in sorularını yanıtlayan Altuğ, samimi cevaplar verdi.
Gündemdeki son gelişmeleri ekonomi uzmanı Prof. Osman Altuğ'la konuştuk. İşte oldukça samimi cevaplar aldığımız röportajımızın ayrıntıları...

Merkez Bankası Başkanı değişti, bu değişiklik ekonomik politikalarda farklılaşma yaratır mı?


Osman Altuğ: Merkez Bankası Başkanı’nın değişmesi, Türkiye’de ekonomik politikalar yönünden mevcut çizgiyi değiştirici nitelikte bir olay değil. Bir görev değişikliğidir. Dolayısıyla politikalar değişmedikçe, Merkez Bankası Başkanı’nın değişip değişmemesi bir etken olarak değerlendirilemez.

Peki, Merkez Bankası’nın politikasının değişmesi mi gerekiyor? Mevcut sistemde ne gibi aksaklıklar görüyorsunuz?

Osman Altuğ: Merkez Bankası politikasıyla, hükümetin politikası paralel gidiyor. Türkiye, 'düşük kur, yüksek faiz' modeline devam ediyor. Kurlar düşük kaldıkça ister istemez ithal mallar Türkiye'ye, olduğundan daha ucuza geliyor. Dolayısıyla Türkiye bir ithalat cennetine dönüşüyor. Ama ithalattan mütevellit borçlarımızda sürekli olarak artıyor. Dışa bağlı hormonlu bir büyüme modeli. Bu düşük kur, yüksek faiz modeli işsizliğin temel sebeplerinden birisidir. Gelir dağılımında adaletsizliğinin temel nedenlerinden bir tanesi. (Gülüyor) ‘Üçkağıt Ekonomisi’nin devamı niteliğinde. Döviz, faiz,borsa üçgeni içerisinde üretimsiz bir Türkiye. Yerli üretici hangi kesimde olursa olsun; sanayide, tarımda rekabet gücünü yitirmiş durumda. Türkiye’yi bir süpermarketler zinciri haline getiren bir düzen. Süpermarketlerin satışlarının %80 ‘ine yakını ithal malı. Dolayısıyla ithalata dayalı hormonlu bir büyüme modeline devam ediyoruz. Bu sürekli olarak faiz yükümüzü arttırıyor. Dünyada en yüksek faizi ödeyen ülkelerin başında geliyoruz. Dünyada diğer ülkeler %1 faiz öderken, Türkiye en iyimser şekliyle %12 faiz ödüyor. Merkez Bankası’nın politika değiştirmesi söz konusu olamaz. (Gülüyor) Hükümet değişmedikçe, Merkez Bankası da politika değiştiremez.

Hocam işsizliğin en önemli nedenlerinden birisinin düşük kur, yüksek faiz politikası olduğunu söylediniz. Ancak bugün TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı. Bir önceki rakamlara göre % 2,6 düşüş yaşandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Osman Altuğ: Türkiye ekonomisi kayıt dışı bir ekonomidir. Bu rakamlar tamamen izafi ve naylon rakamlardır. İşsizlik rakamları özünde şöyle; Türkiye’de 15-65 yaş arası nüfus 55 milyon civarında. Bu 55 milyonun, 32 milyonunu çocuk, öğrenci, kadın diyorlar. Geriye kalan 23 milyon. 10 milyonu çalışmıyor diyorsun. Geriye kalıyor 13 milyon. Kafadan işsiz. ‘Bunların 7 milyonu tarımda çalışıyor’ diyorsun. Nereden biliyorsun tarımda çalıştığını? Tarımda çalışsa zaten, tarım ürünlerini ithal etmezsin. Bu uygulama yanlış bir uygulama. Bunların hepsi anketlere dayalı araştırmalar. Bende diyorum ki; Türkiye seçmen listesi hazırlıyor değil mi? Bir de işsiz listesini çıkarın bakalım. Bilelim kimin işsiz olduğunu.

Bu liste neden çıkarılmıyor?

Osman Altuğ: Özellikle çıkarılmıyor. Sürekli iyimserlik pompalanıyor. Ama sokaklara bakıyoruz insanların yüzü gülmüyor. Devlet sosyal bir organizasyondur. Görevi insanlara helalinden iş bulmaktır. İş bulabiliyor musun? Hayır. Asgari ücretle milyonlarca insan çalışmaya hazır ama çalışamıyor. Bunun temelinde düşük kur, yüksek faiz yatar.

Bugün Azerbaycan ve Rusya doğalgaz konusunda 4 milyar dolar civarında doğalgazı ‘al ya da öde’ dedi. Bu ne anlama gelir?

Osman Altuğ: Hukukta sözleşmeye bağlılık ilkesi diye bir ilke var. Biz sözleşmeyi imzalamışız. Bu ülkelere taahhütte bulunmuşuz. İhtiyacımız olduğu için o dönemde fazla talepte bulunmuşuz. Şimdi 'almıyoruz' diyoruz. Böyle şey olmaz, burada sorumlu Türkiye'dir. Sözleşmeye uymak zorundadır. 'Al ve ya öde'den ziyade bizim yaptığımız 'kıvırttır ve ödeme' olmuş. İşimize gelmeyince sözleşmeye uymuyoruz. Batılı önce planlar, sonra uygular, bizde önce yapar sonra düşünürüz.


Kaynak: haber365 / Alev DÖNMEZ
Advertorial
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    29.11.2011 02:52
    Katastrofik
    Artık düşük kur yüksek faiz modelini artık terk etmek lazım.Sağır sultan öğrendi.Türkiye sona doğru (katastrofik) gidiyor.Bu enflasyon korkusu yüzünden sürdürülen popilizm kaynaklı bir politikadır.Başarılıda olmuştur.Artık kriz türk insanın yaşam tarzı olması nedeniyle peşpeşe gelen krizler flat piyasayı plase etti.Bir diğer tarifi bitkisel hayat.Gümdemi sansasyonel haberlerle meşkul ederek topu taça atarak çözülemeyen sorunları perde arkasına atmak.Çünkü çözüm yolunu kendisininde bilmediğini biliyorlar.
  • Misafir
    16.04.2011 00:48
    !!!
    ekonominin esini bilmeyenler kritik yapıyorya vay be türkiye...
  • Misafir
    15.04.2011 23:31
    bizde yedik adlı yorumcu
    zaten başbakanda hep imfye borcu 30dan 5 milyar dolara düşürdük diyor,başka birşey demiyor.doğrudur.imfye borcu bitirdik.am şimdi kime borçlanıyoruz(hamiline)belli değil.toplam borcumuz artmışmı.artmış.peki bu borcu nasıl ödeyeceğiz.meçhul.başbakanın imf şifresini çözersen gerçekleri bulursun.çözüm öz kaynaklarımıza dönmektir.ab ve abd den bize dost olmayacağını görmemiz lazım.yoksa batış kaçınılmazdır.bizim ahracatımız önemli ama ithalatımız daha yüksek.bundan dolayı açıkça batmak demektir,bu.allah sonumuzu hayr eylesin.
  • Misafir
    15.04.2011 22:38
    bizde yedik
    ihraç ettiklerimiz söylenmemiş ülkenin devletin yaptığı yatırımlar söylenmemiş borç varsa yatırım da var borçlanmadan ev sahibi olan mal sahibi olan var mı ? ayrıca imf borcu nerdeyse sıfırlandı bundan bahsedilmemiş en önemlisi halk fişlenmiyor bundanda bahsedilmemiş cebren ve hile ile Atatürkçü geçinen hainlerin balyoz darbe planları ergenokon çetelerini,n ülkeyi hortumladıklarından da bahsedilmemiş AKP den önce vergi faize gitmekte maaş ödenemez halde idi ekonomik krizde avrupa binlerce memuru işten attı bizde binlerce alındı bundanda bahsedilmemiş kısaca bu kopyeyle prof.olan şahıs chp nin danışmanlığını yapmaya devam etsin.yemezleeeer
  • Misafir
    15.04.2011 22:31
    vaybe ekonomi profuna ders verecekler varmış
    altuğ hoca kaz demiş bazıları koz anlamış türkiye cumhuriyetinin 15 yıl önce 64 milyar borcu vardı bunu 3 lü hükümet 187,5 milyarettti akpde 187,5ten aldı 700 milyar dolara çıkardı artık bankalar bile dış bankalardan alı kredi dağıtıyor memlekette kit kalmadı yerli sermaye kalmadı borsa yabancıların eline geçti daha osman hocaya akılvermeye çalışanlar var sevsinler bu milletin aklını
    tek kelime arnavut aslanını kurtarıcı gören arnavutlarrrrrrrrrrrrrrrrr.
  • Misafir
    15.04.2011 21:43
    çözüm milli ekonomi modelindedir.
    kılıçdaroğlu,bahçeli bile bu modelden çalıp,kendi modeli gibi sunuyorlar.akpde yarın neleri kopya çekmiş belli olur.kapitalist düşünenler birşey veremez.çözüm mem dedir.
  • Misafir
    15.04.2011 18:19
    !!!
    hocam senin zekan konusunda kimse laf edemez. 10 15 yıl önce sen bu ülke için resmen çareydin. ama hocam dünyada çok şeyler değişti. hep aynı pencereden bakıyorsun. düşük kur yüksek faiz uygulaması 10 yıl önce bir intehardı. ama artık yabancı malların üretim bandında biz dahil bir çok bölgede paylaşım oldugu için işler değişti. tüketimdeki ithal mallarda asıl olan tabiki taşınmazlar deildir. ama biz bu ülkede degerli alımları ön plana çıkarıyoruz. yani alınanların büyük bir çoğunluğu amortismanı yüksek ve üretim-hizmet sektöründe geri dönüşümü olan ürünler. asıl riskli olan hızlı tüketim mallarında dış alımdır. herkes bilirki türkiyenin hızlı tüketiminde en baş sırayı ilaç sektörü oluşturur. ama siz bu alımları 10 yıl öncesi ile kıyaslayamazsınız bile. eskiye oranla alımlarımız %70 civarlarında ucuzladı. üstüne biz bu sektörlerede güçlü bir şekilde girip 10 yıl ötesi için şimdiden pazarda payımızı hesaplar hale geldik. cari açık meselesi son derece göreceli bir kuramdır ki. türkiye bu haliyle görünürde büyüme hızı ve üretim bandı kapatisesi arasında bir fark var. ancak tüketim yönünden artışlar doyum limiti ile frenlenecektir ergeç. ancak üretim bandının doyum limiti tüketime göre çok daha yüksek seviyelerdedir. bu bağlamda türkiyenin cari açığı korkulacak korkulacak bir şey deildir. bu basit bir tabir ile bir işletmenin kendisine yatırım yapması gibidir. uzun vadede kazanç yapılan masrafı karşılayacaktır. aslında bu harcamaların birde getirisi var . insanlar bu harcamaları sanki sanal faydalar için yapılıyor gibi görmemeli. paralar havaya gitmiyor. bu alımlar sonuçta bizim ihtiyaçlarımızın bir kısmını karşılıyor. bazen iç dinamikler ihtiyaçlara cevap verirken daha yüksek maliyetlerle karşımıza çıkabilir. örneğin düşük rezervli bir petrol yataından o petrolü çıkarıp işeleme maliyeti dış alımdan çok daha fazla dezavantajlıdır. işsizlik meselesi ise artık sanayi devriminin üzerinden onca zaman geçtikten sonra klasik bakış açısı ile yorumlanmamalı. acımasız bir yaklasım olacak ama işsizlik sıkıntısı çeken bir kitle dış kaynaklı lüks tüketim mallarının kişi başı talebine bir fren olur. yani toplumun zaruri ihtiyacın karşılıyabilecek düzeyde teknolojiye sahip ülkelerde işsizlik ve düşük maaşlar makro düzeyde artı etki yapan durumlardır..yaz yaz bitmez

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /usr/local/www/haber365/haber.php on line 461

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /usr/local/www/haber365/haber.php on line 476