Haber365 Ana Sayfa » Medya » Pepee'nin Yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç Konuştu

Pepee'nin Yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç Konuştu

Pepee'nin Yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç Konuştu
20.11.2011 Pazar 13:09
Bu Habere 24 Yorum Yapıldı
Bu Haber 38419 Defa Okunmuştur
İspanyol yapımı olan Pocoyo'dan kopyaladığı yönünde iddialar ortaya atılan Pepee'nin yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç konuştu.
TRT Çocuk ekranında seyirciyle buluşan Pepee'yi, Türkiye'de bir başka kanalda da yayınlanan ve orjinali İspanyol yapımı olan Pocoyo'dan kopyaladığı yönünde iddialar ortaya atılan Ayşe Şule Bilgiç projenin nasıl ortaya çıktığını anlattı...

Milyonların sevgilisi haline gelen ilk milli çizgi film kahramanımız Pepee'yi ete kemiğe büründüren Ayşe Şule Bilgiç Zaman'a çok özel açıklamalar yaptı.

Bugünlerde çocukların, hatta büyüklerin dilinden düşürmediği bir çizgi film kahramanı var. Sosyal paylaşım sitelerinde sürekli ondan bahsediliyor, videoları milyonlarca kez tıklanıyor. Giydiği elbiseler, söylediği şarkılar ve yaptığı danslar gündemde. Kahramanın adı Pepee. Adı sizi yanıltmasın; o bir İspanyol değil özbeöz Türk. Hatta Türkiye'nin ilk çizgi film kahramanı. TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan Pepee, neredeyse ailemizin bir ferdi haline geldi. Dedesi, ninesi, kardeşi Bebe, halk dansları, hocası Zulu ve arkadaşı Şila da...

Her bölümü merakla beklenen Pepee'nin ortaya çıkmasında ve bu denli sevilmesinde, küçüklüğünden beri 'Neden bizim bir çizgi film kahramanımız yok?' sorusuyla büyüyen küçük bir kız çocuğunun düşleri var. O küçük kız çocuğu, tiyatro sahnesinden ve televizyon ekranından tanıdığımız Ayşe Şule Bilgiç. Nam-ı diğer Pepee'nin akıl hocası Şuşu. Bilgiç, senaryosundan şarkı sözlerine, kıyafetlerinden işlenen konulara kadar Pepee'nin her şeyiyle ilgileniyor. Bir anlamda onun gerçek annesi. Çocukluğundan beri içinde kalan 'bir Türk çizgi film kahramanı' düşünü, Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu'nu kurarak gerçekleştirdi. Onun bu yoldaki en büyük destekçisi ise eşi sanatçı Kıraç.

Pepee'yi konuşurken adeta kendi çocuğundan bahsedilen bir anne gibi gözleri ışıl ışıl yanıyor Ayşe Şule Bilgiç'in. Hayalini gerçeğe çevirme sürecini şöyle anlatıyor: "Çocukluğumdan beri hep Türk bir çizgi film kahramanımız olsun isterdim. Üniversite yıllarımda bu hayalimi nasıl gerçekleştireceğimi düşündüm. Ama nasıl yapacağım hakkında bir fikrim yoktu. Zira Türkiye'de daha önce bir örneği yapılmamıştı. Eşim Kıraç da bana bu yönde destek verince işe koyulduk. Küçük ama hayalleri olan bir ekiple kader birliği yaptık."

Adı Anadolu'dan


Pepee ile ilgili merak edilen birçok konu var. Ama ilk sırada adı geliyor. Madem bir Türk kahraman, neden ismi Pepee? Hemen söyleyelim. Pepee konuşma güçlüğü çeken ya da kekeme çocuklar için Anadolu'da kullanılan bir kelime. Çizgi filmin ilk konseptinin çıkış noktası güzel Türkçe konuşmayı öğrenen bir çocuk olduğu için ona bu ismi verdiklerini söylüyor Ayşe Şule Bilgiç. Burada bir sitem etmeden de geçemiyor: "Yabancıların kültürüne o kadar aşinayız ki, Türkçe kelime bile yabancıymış gibi geliyor."

Pepee birkaç yıl önce ekrana geldiği ilk halinden oldukça farklı. Bunun sebebini şöyle anlatıyor nam-ı diğer Şuşu: "Pepe aslında Türkiye'nin ilk projesi olduğu için aslında bir yapboz hamuru. Biz Pepee'yle çizgi film yapmayı öğrendik. Yaparken de konsept çıkış noktasından farklı bir yere gitti. Model yapmayı, arka planları yerleştirmeyi tecrübe ettik. Bunları öğrendikçe projeyi geliştirmek istedik. Geliştirdikçe yaş grubunu ve konsepti değiştiriyorsunuz. İlk konseptte 3-5 yaşlardayken şimdi 3-6 hatta 9'a kadar çıkıyoruz. Bu değişim sonrası konuşma güçlüğü çeken çocuğumuz takır takır konuşur hale geldi."

'Bizim oğlan' desinler

Pepee'nin izleyicileri ve sevenleri arasında sadece çocuklar yok. Üniversite öğrencilerinden tutun da 70'li yaşlara kadar geniş bir hayran kitlesi var. Yani Türkiye, Pepee'yi bağrına bastı. Bu, aslında Ayşe Şule Bilgiç ve ekibinin yolun en başında bilinçli olarak arzu ettiği bir şeymiş. Türk halkı kucaklasın, 'bizim oğlan' desin, milli kahraman olsun, herkes yanaklarını mıncıklamak istesin. Bizden olsun, bizim gibi olsun. Jenerikte yer alan Türk bayrağı konusunda 'aşırı milliyetçi' gibi değerlendirmelere de sitemle cevap veriyor Bilgiç: "Bunu diyenler Amerikan filmlerinde bayrakları izleyip hatta o bayrağın olduğu elbiseler giyen insanlar. Türk bayrağı koymasam, kimse bunun Türk yapımı olduğunu bilmeyecekti. Bayrak olmasına rağmen uzun süre kimse bunun Türk yapımı olduğunu anlamadı."

Halk dansları hocası, Kıraç'ın babası

Pepee'nin bütün kıyafetlerinde nazar boncuğu var. Nedeni Ayşe Şule Bilgiç'in bu sevimli karakteri içselleştirmesi. "Ben kendi kızıma takıyorsam neden Pepee de takmasın? Ben ona çocuğum gözüyle bakıyorum. Pepee benim ikinci çocuğum. Bu karakteri herkesin sevmesinin sebebi Pepee'nin bizden olması."

Pepee'nin en sevilen yönlerinden biri de Zulu'dan öğrendiği halk oyunlarını oynaması. Aslında bu da Ayşe Şule Bilgiç'in çocukken içinde kalan bir ukde. İlkokuldayken halk oyunlarına katılmak istemiş. Ancak pahalı olduğu için ailesi onu gönderememiş. "Müzikler ve giydikleri kıyafetler çok hoşuma giderdi. Ben de giyseydim, oynasaydım diye içimde ciddi bir ukde vardı. Pepee'de yerel ve bizden bir şey koymak istediğimde aklıma bunlar geldi. Bir de çocuk eşittir oyun demek. Bunlar bizim oyunlarımız. Çocuklara bugüne kadar ecnebinin oyunlarını süper deyip öğretmişiz, kendi oyunlarımızı tarihsel, mistik geçmişte kalmış gibi lanse ettik." diyor Bilgiç. Pepee'nin halk dansları hocası Zulu ama asıl işin ardında Kıraç'ın emekli ilkokul öğretmeni ve halk dansları eğitmeni babası var. Zulu'nun danslarını önce o yapıyor. Onlar kaydedilip sonra karakterlere uygulanıyor.

Bebe'yi Iraz seslendiriyor

Kıraç'ın babası demişken... Pepee aslında tam bir aile projesi. Dış ses Şuşu'nun, Ayşe Şule Bilgiç olduğunu söylemiştik. Müzikler Kıraç'a ait. Pepee'yi Bilgiç'in yeğeni Yağız Alp Şimşek seslendiriyor. Bebe'yi seslendiren ise Kıraç ve Bilgiç'in 2,5 yaşındaki kızları Iraz'dan başkası değil. Bunun sebebi ekibin dublaja ayıracak bir bütçesinin olmayışı. Yalnız iki çocuk da dublajı bir oyun olarak görüyor ve hadi dublaj oynamaya gidelim, deyip koşarak stüdyoya giriyor. Iraz ve Yağız Alp, Ayşe Şule Bilgiç için aynı zamanda güzel bir fokus grubu. Pepee'yi ilk onlara izlettiriyor. Onlarda ters tepen bir şeyi revize edip düzeltiyorlar. Sadece onlar değil, başka izleyici grupları da var. Beraber çalıştıkları üç anaokulu bulunuyor. Ayrıca akademik bir danışma kurulu da var. Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin ve ekibi ile Konya Selçuk Üniversitesi'ndeki uzman pedagoglarla çalışılıyor. Ayrıca TRT'nin pedagojik ekibi de bölümleri izleyip değerlendiriyor.

Pepee ile ilgili bir başka merak konusu da onun köylü olup olmadığı. Çünkü yeşillikler içinde bir yerde yaşıyor. "Hepimiz köylüyüz ve köylü olmak ayıp değil." diye söze başlayan Ayşe Şule Bilgiç, köylülükten öte bu görüntüde idealize bir hayat olduğuna dikkat çekiyor: "O yaş grubunun ihtiyacı olan şey sadelik ve huzur. Biz bu yaş grubuna dünyada sorun olduğunu söylemiyoruz. Siz 3 yaşına kadar çocuğa dünyanın çok güzel bir yer olduğunu söylerseniz zihni açılır. Kavrayabilen, yorum yapabilen bir zihni olur. Şiddet ve kargaşa verildiğinde zihin kapanır ve hayatı algılayamaz."

***

Anneler 'Allah razı olsun' diyor

Ben bölümleri yazarken anne gözüyle bakıyorum. Gözlemlerimden ve ihtiyaçlarımdan yola çıkıyorum. Örneğin tuvalet bölümünü Iraz'ın tuvalet alışkanlığını kazandığı dönemde yazdım. O olayları ve durumları şarkı ile çok güzel algıladığı için "Çişimiz tuvalete" diye başlayan bir şarkı yaptım. Bu Iraz'da çok işe yaradı. Sonra kendi kendime "Eğer bunu paylaşmazsam çok bencilce olur, dedim. En zor yazdığım bölümdü. 10 dakikayı yazmak 1,5 ay sürdü. Ama şimdi o bölümü izleyen ve şarkıyı dinleyen binlerce çocuğun tuvalet alışkanlığı kazandığını öğrendim. Anneler sürekli mesaj gönderiyor ve "Allah sizden razı olsun." diyor.

Mickey Mouse gibi olmak istiyoruz

Marka çalışması da yapıyoruz. Bu kadar emek ve çalışmayı toplum olarak çok çabuk tüketmemeliyiz. Pepee, milli çizgi film kahramanı unvanını aldı. Bu unvanı devam ettirmek istiyoruz. Dönemsel bir konu değil bu. Annelerin Pepee'ye hep ihtiyacı olacak. Bizden sonra bile kalacak. Mickey Mouse gibi uzun soluklu olmak istiyoruz. Ayrıca anneler uzun zamandır, 'çocuğum Pepee'nin oyuncaklarını istiyor ama bulamıyoruz' diye bize dert yanıyordu. Oyuncaklar hazır ve tam kadro ile ilk kez 24 Kasım'da Toyzeria Oyuncak Fuarı'nda.

Pepee'ye kardeş geliyor

Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu olarak yeni karakterimizi bir sene önce hazırlamaya başladık. Pepee'den ibaret olmak istemiyoruz. Önümüzdeki ay ilk bölümü bitirmeye çalışacağız. Amacımız şu: Pepee'de büyüttüğümüz okul öncesi yaş grubu var. Yeni projede o çocuklarla birlikte okula gideceğiz.

***

Pepee, insan sevdiğini üzer mi sence?

Bence insan sevdiğini hiç üzmez. Sebepsizce hiç ona küsmez.

Peki sen en çok kimi seviyorsun?

Ben ülkemi, bu toprakları, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesi çok ama çok seviyorum.

Sence hayatta önemli olan nedir?

Kimse fark etmiyor belki ama aslında önemli olan oyun oynamaktır.

Halk oyunlarımız için ne düşünüyorsun?

Halk oyunlarımız bizim kendi özlerimizden geliyor. Halk oyunu oynamaya bayılıyorum... Trakya karşılaması yaparken, horon teperken, halay çekerken kendimi çok mutlu hissediyorum...

Pepee'nin en büyük düşü ne?

Elimde Türk bayrağı ile dünyanın tüm ülkelerinin ekranlarını tek tek gezmek istiyorum.

Peki küçükler kadar büyükler de seni seyrediyor, sen onlar için ne düşünüyorsun?


Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Ne kadar büyük olsalar da onların da içinde hep bir çocuk varmış. Bütün büyükler öyle diyor. Ben o çocukla iyi anlaşıyorum.

Tüm Türkiye sana bayılıyor. Onlara bir mesajın var mı?


Biz küçükler bu ülkenin geleceğiyiz. Büyüklerden tek bir isteğim var. N'olur bizi sevdiğiniz gibi birbirinizi de sevin. Çok sevin. Hepimizin bu sevgiye ihtiyacı var. Ben de hepinizi çok seviyorum.
Advertorial
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    17.05.2013 15:08
    merhaba şuşu :)
    kızım 15 aylık 6 aylıktan beri pepee izliyor.. ama en çok bebeye hayran bebe sayesinde 10 aylık yürüdü :) birlikte adım atıyolar beraber düşüyolardı şimdide yaşaşıııın diyo :) teşekkürler şuşu :)
  • Misafir
    06.03.2013 13:03
    pepemmm
    pepe başladığında berat için dünya duruyo.ama birde bittiğinde pepe pepe diye ağlıyor o zaman sustur susturabilien.
  • Misafir
    01.03.2013 20:36
    pepe demek oyun demek oyun demek kalıcı etkılı ögrenmek demek
    öncelıkle emegınıze bılgınıze saglık pepeyle tanısmam patrounum kızı bengisuyla ılgılenırken ogrendım sonra hemem hemen tum bolumlerını ızledım cok yaratıcı ogremeyı akılda kalıcıgı etkılı bır yontem turk orf adetlerıyle konun harmanlanması cok ıyı dusunulmus ben bıle ızlıyorum severek sıkılmadan umarım unutulup gıtmez tekrar emegınıze saglıkk necla:))
  • Misafir
    27.02.2013 06:08
    BUNU HİÇ BOZMAYIN
    medyada dönen bi sürü olaydan ötürü sizden yaptığınız işi hiç bozmamanızı istiyorum ben bir anne değilim ve tamamıyla objektif bakıyorum meseleye ne kadar küçük ama başarılı bi iş çıkarıyosunuz aynı çerçevede devam edin zira çocuğum olunca ona pepe izlettirebileyim kadroyu daha da büyütmeyin ki olay kontrolünüzden çıkmasın biz bu halini çok seviyoruz tebrikler
  • Misafir
    14.02.2013 15:07
    pepe ve şuşu sizi çok seviyoruzzzzzzz
    kardeşim muhammed pepeyi çok seviyo.ben şuşuyu seviyom.
    izlerken şuşunun gülmesi bizi çok güldürüyo.pepe kültürümüze çok uygun.halk oyunlarını,halkoyunlarının türkülerini öğretiyo.her gün TRT ÇOCUK açık.ben şuşuyu çokk seviyorum.YAŞASIN PEPE VE ŞUŞU. SİZİ ÇOK SEVİYORUZZZZZZZ.
  • Misafir
    07.02.2013 19:05
    sana bayılıyoruz pepe
    32 yasındayım kızım 6 yasında kızımdan önce ben ekran basına geciyorum hergün kızımla izledigimiz bir cizgi filmmm başarılarınızın devamını dileriz
  • Misafir
    01.02.2013 12:05
    İYİKİ VARSIN PEPEE
    Pepee şu an 19 aylık olan kızım Elif'in ilk aşkı ve kahramanı. Pepeeden başka hiçbir çizgi filmi izlemiyo pepee bitince hemen oturduğu yerden kalkıyo başka şeylerle ilgilenmeye başlıyo. Zaten ev artık pepee oyuncak ve kitaplarıyla doldu. Ona ancak pepee izlerken yemek yedirebiliyoruz cd lerini satın aldık her yemek saati gelince açıyoruz, aksi takdirde onu mama sandalyesine oturtmamız mümkün değil. Kızım pepeeyi izlerken gözlerinin içi gülüyo. Şarkılarında ellerini çırpıp alkışlıyo ve dans ediyo. Henüz bebekken bile tv de tesadüfen pepeeyi görünce pür dikkat bakardı. Biz de öyle keşfettik zaten ilgisini. Karakterler çok yalın, renkler çok güzel, senaryo o kadar iyi yazılıyo ki. Yaşanılan mekan ve ortam çok sade, görüntülerde karmaşa yok, gözü yormuyo. Herşeyden önemlisi buram buram Türkiyem kokuyo. Pepeenin doğuş serüveninde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Hepinize sonsuz teşekkürler. Yüreğinize ve gönlünüze sağlık. Saygılarımla...
  • Misafir
    11.01.2013 08:00
    KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATMAK İÇİN
    ÖNCELİKLE EMEĞİ GEÇEN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜRLER.OĞLUM 21 AYLIK VE İZLEDİĞİ TEK TV PROGRAMI PEPE.EVDE HERŞEYİMİZ PEPELİ PEPEYİ ÇOK SEVİYORUZ.VERİLEN MESAJLAR BİR SINIF ÖĞRETMENİ OLARAK BENİ ÇOK DUYGULANDIRIYOR ÖĞRENCİLERİME DE İZLEMELERİNİ SÖYLÜYORUM.ILGAZ ANADOLU ŞARKISI İSE BENİ ÇOCUKLUĞUMA GÖTÜRÜYOR.OĞLUMUNDA BU ŞARKILARI ÖĞRENMESİ VE KÜLTÜRÜMÜZÜ TANIMASI BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ.EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜRLER.
  • Misafir
    01.01.2013 19:32
    Muhtesem bir eser
    Merhaba biz ailecek pepee yi cok seviyoruz 7 yasiinda ve 2 yasindaki iki tane oglum ile gun ici.de hic kacirmiyoruzbende cok sevverek izliyorum hemde Turk kulturunu cocuklarimiza ogretiyotsunuz tesekkurler Susuu ve Pepee
  • Misafir
    19.11.2012 10:08
    pepee lalalandı
    oğlumuz ahmet emir pepenin şarkılarını çok seviyor şu anda 19 aylık ama halk oyunlarını oynarken aynı pepee gibi oynuyor eşlik ediyor. geçenlerde evin içinde koşuyordu sonra bir yere takılıp düştü. daha yerden kalkmadan pepee lalala (pepee yaralandı ) şarkısını söylemeye başladı.ailece müptelayızz.(hüseyin & asiye )