Haber365 Ana Sayfa » Magazin » Kutluğ Ataman'ı Şoke Eden Gezi Anısı: Ömer Koç Seni NTV'de İzlemiş...

Kutluğ Ataman'ı Şoke Eden Gezi Anısı: Ömer Koç Seni NTV'de İzlemiş...

Kutluğ Ataman'ı Şoke Eden Gezi Anısı: Ömer Koç Seni NTV'de İzlemiş...
13.08.2013 Salı 11:13
Bu Habere 9 Yorum Yapıldı
Bu Haber 4974 Defa Okunmuştur
"Ömer Koç dün gece seni NTV'de izlemiş ve konuşmanı hiç beğenmemiş, Melih bey, ben, Ömer Bey ve Arter küratörler ekibi; Kutluğ'un daha fazla AKP'yi eleştirmesini beklerdik, biz bütün sanatçılarımızın AKP'yi eleştirmesini bekliyoruz, bu yüzden eseri satın almayacağız." Kim mi bu sözlerin muhatabı?.. Ünlü sanatçı Kutluğ Ataman...
Dünyaca ünlü modern sanatçı Kutluğ Ataman, Gezi eylemlerinin ulusalcı heyecanları ortaya çıkardığını belirterek, "Beyaz Türkler faşist uygulamalarla düpedüz toplama kampı kurmaya hazırlanıyor" dedi.

Gezi Parkı'nın ‘özgür ruhu'nun sınırlarını görmek açısından artık olup bitene farklı bir mesafeden bakmak gerekiyor. Zira ‘Gezi Ruhu' diye güzellemeler yapılan yeni durumun etrafında konuşlanan kimi çevreler hiç de iddia edildiği gibi özgürlükçü davranmıyor, kendilerine yönelik eleştirel her tavrı ve durumu ‘aforoz' gerekçesi sayabiliyorlar. Yönetmen Kutluğ Ataman da gezi sürecinde mahalle despotizmine maruz kalanlardan. Biz de Ataman'a olup bitenleri ve Gezi'nin sanat piyasasındaki yansımalarını sorduk.

Son günlerde sanat çevrelerinde Gezi olaylarındaki duruşunuzdan dolayı size karşı uygulanan sosyal linç konuşuluyor. Söylenenlerin doğruluk payı var mı?

Gezi olayları sırasında yaşadıklarım bence her sosyolog, antropolog ve toplumsal psikoloğun imrenerek deneyimleyeceği olaylardı. Yöntem olarak yirmili yaşlarımdan beri hep kendimi olayların dışında tutarım. Dışarıdan bakınca insan bir olayı bütün boyutlarıyla görebiliyor.

Maalesef bu özgürlüğü kendime sağlamaya çalışırken son derece faşizan ve antientelektüel bir şekilde eleştirildim. Hatta Gezi Parkı'na sinemacı arkadaşlarımı dinlemeye gittiğimde Takva filminin senaristi Önder Çakar üzerime yürüdü. Mesele aslında Gezi'yle ilgili değildi.

Cumhuriyet'in alıştırageldiği üzere toplumda insanlar kendilerine bir takım roller biçtikten sonra, bu rolü benimsiyor ve sonunda "oldum" zannediyorlar. Ben bazılarının son zamanlarda çok abarttığı türden yeni bir gençlik antropolojisine kani olmadım. Bir kızgınlık patlamasıydı. Asosyal klavye gençliğinin sosyali keşfetmesiydi. "Gezi ruhu" diye aslında olmayan bir ruh hali üzerinden sivil bir eylem gelişti.

Ancak bu Türkiye'ye has değildi. Orijinal değildi. Hatta Türkiye'de bir ilk diyenlere de katılmıyorum: Beyaz Türklerin korku ve hezeyanları fazlasıyla ortaya çıktı. Küskün olduklarını, "memnun ve mes'ut" olamadıklarını gördük. Türkiye artık Nişantaşı ve Kadıköy değil. Haliyle birikmiş kızgınlıklar ve kendi özelimde bana yaşatılan profesyonel kıskançlıklar varmış. Gezi'nin getirmiş olduğu özgürlük illüzyonunda bunlar açığa çıktı. Bu acınası faşist uygulamalar sadece benim hayatımda değil hemen herkesin hayatında etkili oldu.

- Koç grubu serginizin sponsorluklarını da iptal etmiş bu süreçte. Gerekçesi neydi?

Sponsorluk değil aslında. Galeri Mana'yla Eylül ayında bir sergim vardı. Burada yapacağım bir video enstalasyonunu galeri direktörü Arzu Komili, Koç Vakfı'na ön satış için teklif ediyor. Olur, cevabı gelince de bana işin yapımını başlattılar.

Gezi olayları başladı. NTV'de bir programa davet edildim. Orada, özetle çözüm sürecinin zarar görmesinden ve yeni anayasa çalışmalarının sekteye uğramasından korktuğumu söyledim. Gezi'nin yeni bir dil olduğunu, kendine güveni olan yeni nesillerin yetişmesi için gençlerin kendilerini yenilmiş hissetmemeleri, devlet şiddeti görmemeleri gerektiğini söyledim.

Ertesi sabah galerime gittiğimde "Koç Vakfı'nın danışmanı Melih Fereli aradı, Ömer Koç dün gece seni NTV'de izlemiş ve konuşmanı hiç beğenmemiş, Melih bey ‘Ben, Ömer Bey ve Arter küratörler ekibi Kutluğ'un daha fazla AKP'yi eleştirmesini beklerdik, biz bütün sanatçılarımızın AKP'yi eleştirmesini bekliyoruz, bu yüzden eseri satın almayacağız' dediğini söylediler.

Şok oldum. Galerim de çok üzgün görünüyordu. Beraberce bunu kimseye duyurmayalım, en azından benim üzerimden genç sanatçılara bir oto sansür içgüdüsü yerleştirilmiş olmasın, dedik. Ancak bir kaç gün sonra beni Art Basel'den aradılar. Bizler bu konu duyulmasın derken kendileri böbürlenerek ‘Kutluğ'a ayar çektik' diye anlatıyorlarmış. Tabii ki yurtdışında çok ayıplandı ve ARTER'in saygınlığına ciddi zarar getirdi.

- Bütün konserler iptal edilirken Earth Wind and Fire grubu Taksim'e getirilmek istenmiş...

Önemli bir kolektörüm doğum günü vesileyle Earth, Wind and Fire grubunu İstanbul'a getirecekti. Gezi olaylarına denk geldi. Ben ‘getirme o grubu, Taksim Meydanı'nda Gezi'yi provoke eden gruplar var, içine çekilme' diye uyardım. Koç grubunun sanat danışmanı Melih Fereli Arter'den yazıp bana karşı çıktı ve konserin Gezi'de yapılmasını istedi. Ben karşı çıktım ve sonucunda konser Berlin'e taşındı. Akıllarınca bihaber insanlara hem eylemi, hem finansını yaptırtacaklar, hem de bizim haberimiz yoktu, başkaları yaptı diyecekler. Gezi sarhoşluğu böyle bir şey işte. Oysa bugün baktığınızda, ya Taksim'de o konser sırasında öyle bir ortamda onlarca insan ölseydi, bugün ne cevap vereceklerdi? Bizim haberimiz yoktu, her şey dedikodudan ibaret, o e-mailleri başkaları atmış mı diyeceklerdi? Düpedüz sorumsuzluk. Zaten bu süreci gözümle gördükten sonra gençlere ‘evinize dönün' çağrısı yaptım. Süreçle ilgili ciddi şüphelerim oluştu, bu öngörülerimde haklı çıktığımı da gördüm.

- Neydi bunlar?

The Times'da çıkan, bence bu coğrafyada yaşayan her onurlu insanın karşı durması gereken o cahil, o tahakkümkar, o oryantalist duyuru. Atatürkçü Düşünce Derneği'nin Gezi'deki gençliği utanmadan Silivri'ye çağırması. Eğer bunları hâlâ rastlantı sanıyorsanız o zaman Gezi zekası denilen şey de yoktur. Mısır'da, Tunus'da tezgâhlananlara rağmen Gezi kaçırılmaya, gasp edilmeye çalışılmadı diyorsanız zaten konuşmamın anlamı yok. Ben sadece bunları biraz evvelinden hissettim ve bu konuda uyarmak istedim.

Sol pozisyonu gaspetmiş bir takım karanlık tipler

Samimi insanlara, demokrat insanlara sözüm yok, olamaz. İnançları doğrultusunda hareket ederler, ettiler. Ancak şunu da unutmayalım, ki son iki yıldır sürekli uyarıyoruz hükümeti, ‘Sanat camiası içindeki Ergenekon uzantılarına artık uyanın' diye. Böyle bir aidiyet hissini taşıyan, genelde benim yaş üstüm bir jenerasyon var. Hükümete de kızgınım bu yüzden, çünkü yıllarca bunun araştırılmasını istedik. Sadece askerler mi? Ergenekon'un sivil uzantıları var. Sanat ve kültür dünyasında da yok mu? Sol olduklarını iddia eden, sol pozisyonu gaspetmiş, sol ideallerle uzaktan yakından alakası olmayan, üstüne üstlük sanatla da uzaktan yakından alakası olmayan, bir şekilde sanatçı sayılmış, Cumhuriyet müsameresinde sanatçı rolünü oynayagelmiş karanlık tipler bunlar.

Beyaz Türkler toplama kampı kurmaya hazırlanıyor

Sürekli ‘AK Parti baskı yapıyor' diyorlar. Ama ben bu baskıyı hissetmiyorum. Türkiye'ye geldiğimden beri tüm sindirmeleri sırtlarını derin devlet ideolojisine dayamış ulusalcı sözde sanatçılardan ve şimdi de burjuvazimizden çektim. Hükümet engellemesi olsa neden söylemeyeyim ki? Olmadı ama. Peruk Takan Kadınlar'ı İtalya'daki sefaretten Dışişleri Bakanlığı'na raporladılar 28 Şubat sonrasında, ‘din propagandası yapıyor' diye. ‘Ruhuma Asla' için ‘eşcinsel propagandası yapıyor' diye rapor yazıldı, Sydney'den. Tüm bu davalar ulusalcı, sözüm ona Atatürk hayranı, ama damarına kadar faşist kesimlerden geldi. Alev Alatlı ‘beyaz Türkler küstü' diyor. Bence beyaz Türkler düpedüz konsantrasyon kampı kurmaya hazırlanıyorlar. Bu da beni ürkütüyor.

Derdiniz üzüm yemek mi bağcı dövmek mi?


- Gezi'yi temsilen Başbakan'la görüşmeye giden ekipte olmanız Gezi'de çok öne çıkan bir isim olmadığınız için bazılarınca çok yadırgandı. O görüşmeye gitmenizin sebebi neydi?

Bakın size çok açık ve net söylemek isterim. Benim Gezi'deki tavrım, Pazar gününe kadar hükümeti eleştirmekti. Ancak Pazar günü sonrasında iş başka oldu. Gezi'deki barışçı ve demokratik protestonun paralelinde bugün artık daha da net görebildiğimiz kirli senaryolar tezgâhlanmaya başladı. Kişisel olarak yaşadığım bazı şeylerden dolayı, ciddi şüphelerim oluştu, ki devam eden süreçte bu öngörülerimde haklı çıktığımı da gördüm.

Biz demokratlar bu ülkede hep iyiyi ve güzeli isteyerek barışcı protestolarla yola çıktık. Ama arkasından hep başka oyunlar tezgâhlandı. Benim için Taksim meydanına ulusalcı ve terör destekçisi grupların çıkması sonucu olay zaten bitmişti. Gezi "kendimizi ayrıştırıyoruz" dedi ama bu doğru değil. Ben oradaydım. Atatürk'ün askerleriyiz diyenler, TGB, Kaldıraç, DHKP-C'den tutun da sabahlara kadar içki içip mavra yapan 50 yaş grubu eski-yenik-yeni-romantik solcu sanatçılarımıza kadar herkes oradaydı. Kürtleri dövmeye kalktılar. Küfür, seksizm, lümpen davranışlar gırla gidiyordu. Aralarında dolaşırken bazen çok genç kadınlar oğlanlar gelip sarılıyordu o başka. LGBT grupların her alanda boy göstermesi çok olumlu oldu
Kaynak: Gülcan Tezcan/Star Gazetesi
Advertorial
Anahtar Kelimeler
Bu Habere Oy Verin
Bu Haber Oylanmadı. İlk Siz Oy Kullanın.
Bu Habere Yorum Ekle
  • Misafir
    13.08.2013 23:50
    aslanlarım :)
    ilk o almazuk diyenler alır eminim adam üzel yazmış orda fransayıda boykotluyorsunuz ne oldu adamlara o sene ihracat rekoru kırdırdınız
  • Misafir
    13.08.2013 17:26
    KURTULUŞ...
    Türkiye tüm sıkıntılarından kurtulması;Amerika dan KURTULUP,Rusya ile anlaşmasına bağlıdır.Sonrasında Sünni, Şii,Türk,Kürt ve benzer sorunlar çözülür,tabi benim görüşüm...
  • Misafir
    13.08.2013 17:24
    koçum beee
    siz koçun mallarını almayın adamlar ihracaatının büyük bölümünü yunt dışına yapıyor yani çokda tınn diyor hadi almayında görüyüm tofaşın arabasını fordun kayonunu iveconun otobüsünü bırakın kardeşim bu işleri kişisel menfaatlerinize bakın fransayla ters düştük herkes boykot dedide ne oldu biraz hatırlayın
  • Misafir
    13.08.2013 15:20
    Ankaralı
    Benim de ev eşyalarımın çoğu koç grubuna ait. Ama bundan sonra görürler hanyayı konyayı. Hiçbir tandığıma bu grubun toplu iğnesini bile aldırmayacağım. Rabbime dua ediyorum, şu koç grubunun iflas haberini medyada duyayım, göreyim.
  • Misafir
    13.08.2013 15:13
    aynen
    koç nasıl akp yi eleştirmeyen yani kendi gibi düşünmeyenleri dışlıyorsa bizde aynı tepkiyi veriyoruz.bende vestel alıyorum yeni televizyonumu.gezi olaylarında rol alan sanatçıların dizilerini izlemiyorum eski olsun yeni dizi olsun farketmez.
  • Misafir
    13.08.2013 14:32
    muzo
    bende almıyorum zaten buzdolabından başka malzemesi işe yaramaz benim bacanak çalışıyo
  • Misafir
    13.08.2013 14:16
    yazık
    evimdeki beyaz eşyaların çoğu koç gurubuna ait, ama gezi olaylarından sonra aldığım klima ve termosifonu özellikle koçtan almadım bundan sonra onlardan bir cezve bile almam, son gözdem VESTEL umarım hayal kırıklığına uğramam, ürünlerinin kalitesi umrumda bile değil, yeterki vatanım zarar görmesin
  • Misafir
    13.08.2013 12:16
    haydi turkiye
    haydi vatan severler koç grubuna boykot mallarini almayin butun vatan sevenler koç grubunu boykot edelim ben basladim
  • Misafir
    13.08.2013 11:16
    koc
    haddını bıl