Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün Birleşik Arap Emirlikleri'ne giderken çeşitli konularda açıklamalarda bulundu.
Gül, Halid Meşal’in Türkiye’ye yerleşmek istediği takdirde ülkesinin kapılarının açık olduğunu söyledi. Gül, “Türkiye, Filistin davasının en büyük destekçilerinden biridir. Hamas, demokratik bir seçimle geldi ve Filistin’in siyasi yapısının bir parçasıdır. Bizim onlarla başından beri ilişkilerimiz var fakat bu ilişkilerin nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz.” dedi.
Meşal’in Suriye’de kalışı ve orada memnuniyetle karşılanıp karşılanmadığına ilişkin olarak Gül, “Bu, şartlara bağlıdır. Bütün bunlar hep değerlendirmeye tabi şeylerdir. Şu ana kadar bana bu konuda hiçbir bilgi gelmedi.” diye konuştu.
Türkiye’nin Suriye’de savaş istediği yönündeki iddiaları yalanlayan Gül, “Suriye’de Cumhurbaşkanı Beşar Esad önderliğinde bir reform gerçekleşmesi için Türkiye her şeyi yaptı. Biz işlerin bu şekilde olacağı bir günün geleceğini ona söylemek de dâhil olmak üzere her şeyi yaptık. Bizim hiçbir gizli gündemimiz yok. Biz karşılık beklemeden her şeyi yaptık.” dedi.
Gül ayrıca, “Tabii durum yalnızca Cumhurbaşkanı ile alakalı değil. Orada maalesef Baas rejimi ve yapısı var. Suriye kaçınılmaz bir sürece girmiştir. Böyle bir sürece hangi ülke girerse girsin sonu bellidir. Bugün önemli olan, bu durumun uzamamasıdır. Türkiye, Suriye konusunda bölge dışından bir müdahaleyi değil bölge ülkelerinin konuyla ilgili olmasını tercih ediyor. Bu sebeple istişare halinde olduğumuz Arap Birliğinin hareketini destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
"Arap Baharı” konusunda ise Gül, Türkiye’nin, 2003 yılından beri, demokrasi ve adalet önündeki kapıların açılması ve rüşvet, yolsuzluk ve baskıyla mücadele çağrısında bulunduğunu ve artık diktatörlerin bu şekilde iktidarda kalmalarının mümkün olmadığını söyledi. Gül, “Biz ya bu reformlarla evimizi temizleriz ya da dış müdahaleler önündeki kapıları açarız. Dış müdahale de olduğunda, zücaciye dükkanına girmiş bir fil gibi, bu ülkelerin kültürünü bilmeden girerler. Irak’ta olduğu gibi. Bu yüzden kendi içimizde reform yaparak bunun karşısında durmalıyız.” dedi. Gül, “Ortada iki konu var: Halk ayaklanmaları ve dış müdahaleler.” diye belirtti.
Gül, Tunus’taki demokratik geçişi överek, Mısır’ın doğru yolda ilerlediğini söyledi. Gül, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na Mısır’da seçilmiş bir parlamentonun en son ne zaman toplandığı yönünde bir soru yönelttiğinde Davutoğlu, bunun bekli de “Osmanlı Meclisi Mebusanından” beri toplanan ilk parlamento olduğunu söyledi. Osmanlılar, bütün Osmanlı topraklarına oy sandığı koymuştu; Yemen’e bile. Şu anki Ürdün Kralı Abdullah’ın dedesi Emir Abdullah da Osmanlı Meclisi üyesiydi.
Gül’e göre Türkiye’nin İran ile olan ilişkileri iyi ve karşılıklı ziyaretlerin yapılmadığı bir gün bile geçmiyor. İki ülkenin Irak’taki durum hakkında istişare halinde olduğunu açıklayan Gül diğer yandan Fransa’nın, Ermeni konusundaki tutumuyla saygısını ve itibarını kaybettiğine inanıyor.
Gül, BAE’ye yaptığı üç günlük ziyaret esnasında, Dubai’de Türk ve Birleşik Arap Emirlikleri medyası önünde yaptığı konuşmada BAE ile ticaretin ve doğrudan yatırımın artırılması çağrısında bulundu. Gül, iki ülkenin ekonomik iş birliğinin potansiyelini tam olarak gerçekleştirmediğine inandığını söyleyerek iki ülke arasında şu an beş milyar dolar olan ticaret hacminin 2015 yılında 10 milyar dolara yükselerek iki katına çıkmasını beklediğini ifade etti.
BYEGM'den alıntı yapılmıştır...
Kaynak: El Safir